Doğru
Doğru
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Rızık Ayetleri

  1. #1
    camuro - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.Eylül.2012
    Nereden
    Sakarya
    Mesajlar
    110
    Konular
    90
    Tecrübe Puanı
    6

    Standart Rızık Ayetleri

    Doğru
    Rızık Ayetleri

    Rızkın geniş, kazancının kolay, insanların kendisine saygı ve sevgisini arzu eden kimse, bu rızk Ayetlerini bir kağıt üzerine safran mürekkebi ile arapça yazsın. Bu yazılı duayı üzerinde taşır ve kendine vird edinip hergün okursa, Allah Teala onu ümit etmediği yerden rızıklandırır. O kişiyi herkes sever, sayar ve hürmet eder.

    Eddürrün nazım isimli eserin müellifi Ebu Muhammed el Yafi (radıyallahu anh)

    Rızk Ayetleri için şöyle der; Şeyh ebul Abbas el Mürsi nin bizzat kendi eliyle yazmış olduğu bir yazısında gördüm ve şöyle diyordu. Bu Rızk Ayetleri ister yazılmış olsun, ister okunmuş olsun, isterse üzerinde bulundurulmuş olsun, bu yollardan herhangi birisiyle, bu Ayeti kerimeleri beraberinde bulunduran kimse bir ay süre içerisinde, istemiş olduğu maksadına çok seri olarak kuvvetli bir şekilde ulaşır.


    بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ
    Bismillâhirrahmânirrahîm. Ve mimmâ razaknâhüm yünfikûn.
    وَاللَّهُ يَرْزُقُ مَن يَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ
    Vallâhü yerzüku men yeşâü bi ğayri hisâb.

    فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزْقاً قَالَ يَا مَرْيَمُ أَنَّى لَكِ هَذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِندِ اللّهِ إنَّ اللّهَ يَرْزُقُ مَن يَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ
    Fetekabbeleha rabbühâ bi kabûlin hasenin ve enbetehâ nebâten hasenen ve
    keffelehâ zekeriyyâ küllemâ dehale aleyhâ zekeriyyal mihrâbe vecede ındehâ rizkan
    kâle yâ meryemü innî leke hâzâ kâlet hüve min ındillâhi innallâhe yerzüku men yeşâü bi ğayri hisâb

    وَارْزُقْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ
    Varzüknâ ve ente hayrur râzikîn.
    قُلْ أَغَيْرَ اللّهِ أَتَّخِذُ وَلِيًّا فَاطِرِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَهُوَ يُطْعِمُ وَلاَ يُطْعَمُ
    Kul eğayrallâhi ettehızü veliyyen fâtris semâvâti vel ardı ve hüve yütımü ve lâ yutamm.


    وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِي الأَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَايِشَ قَلِيلاً مَّا تَشْكُرُونَ
    Ve le kad mekkennâ küm fil ardı ve cealnâ leküm fîhâ
    meîyişe kalâlen mâ teşkürûn.

    وَأَوْرَثْنَا الْقَوْمَ الَّذِينَ كَانُوا يُسْتَضْعَفُونَ مَشَارِقَ الْأَرْضِ وَمَغَارِبَهَا الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا ۖ وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ الْحُسْنَىٰ عَلَىٰ بَنِي إِسْرَائِيلَ بِمَا صَبَرُوا ۖ وَدَمَّرْنَا مَا كَانَ
    يَصْنَعُ فِرْعَوْنُ وَقَوْمُهُ وَمَا كَانُوا يَعْرِشُونَ
    Ve evrasnâl kavmellezîne kânû yestadafûne meşârikal ardı ve meğâribehâlletî bâreknâ fîhâ ve
    temmet kelimetü rabbikel Hüsnâ alâ benî isrâîle bimâ sabarû ve demmernâ mâkâne yasneu firavne ve kavmühü ve mâ kânû yu'rişûn.

    َآوَاكُمْ وَأَيَّدَكُم بِنَصْرِهِ وَرَزَقَكُم مِّنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
    Feâvâküm ve eyyedeküm bi nasrihi ve razakaküm minet tayyibâti lealleküm teşkurûn.
    minet tayyibâti lealleküm teşkurûn.

    رَبَّنَا لِيُقِيمُواْ الصَّلاَةَ فَاجْعَلْ أَفْئِدَةً مِّنَ النَّاسِ تَهْوِي إِلَيْهِمْ وَارْزُقْهُم مِّنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ
    وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا عِنْدَنَا خَزَائِنُهُ وَمَا نُنَزِّلُهُ إِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ
    Rabbenâ liyekîmûs salâte fecal efideten minen nâsi tehvi ileyhim varzukhüm mines
    semerâti leallehüm yeşkurûn. Ve inne min şeyin illâ ındenâ hazâinühü ve mâ nünezzilü illâ bi kaderin ma'lûm.

    عِندَكُمْ يَنفَدُ وَمَا عِندَ اللّهِ بَاقٍ
    Mâ ındeküm yenfedü ve mâ ındallâhi bâk.

    كُلاًّ نُّمِدُّ هَؤُلاء وَهَؤُلاء مِنْ عَطَاء رَبِّكَ وَمَا كَانَ عَطَاء رَبِّكَ مَحْظُورًا
    Küllen nümiddühâlâi ve hâûlâi min atâi rabbike ve mâ kâne atâü rabbike mahzûrâ.

    اِنَّا مَكَّنَّا لَهُ فِى الْاَرْضِ وَاتَيْنَاهُ مِنْ كُلِّ شَىْءٍ سَبَبًا فَأَتْبَعَ سَبَبًا
    İnnâ mekkennâ lehü fil ardı ve âteynâ min külli şeyin sebebâ.Feetbea sebebâ.

    وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ فِيهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا
    Ve lehüm rızkıhüm fîhâ bükraten ve aşiyyâ.

    وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَأَبْقَى
    Ve rizku rabbike hayrun ve ebkâ.

    وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِن بَعْدِ الذِّكْرِ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ
    Ve lekad ketebnâ fiz zebûri min ba'diz zikri innel arda yerisühâ ıbâdiyes sâlihûn.

    فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ
    Feharâcü rabbike hayrun ve hüve hayrur râzikîn.

    لِيَجْزِيَهُمُ اللَّهُ أَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَيَزِيدَهُم مِّن فَضْلِهِ وَاللَّهُ يَرْزُقُ مَن يَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ
    Liyecziye hümullâhü ahsene mâ amilû ve yezîdehüm min fadlihi vallâhü
    yerziku men yeşâü bi ğayri hisâb.

    قَالَ أَتُمِدُّونَنِ بِمَالٍ فَمَا آتَانِيَ اللَّهُ خَيْرٌ مِّمَّا آتَاكُم بَلْ أَنتُم بِهَدِيَّتِكُمْ تَفْرَحُونَ
    Kâle etümiddû neni bi mâlin femâ âtânî yallâhü hayrun mimmâ âtâküm bel entüm bi
    hediyyetiküm tefrahûn.

    أَمَّن يُجِيبُ الْمُضْطَرَّ إِذَا دَعَاهُ وَيَكْشِفُ السُّوءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَفَاء الْأَرْضِ أَإِلَهٌ مَّعَ اللَّهِ
    Emmen yücîbül muztara izâ deâhü ve yekşifs sûe ve yecaleküm hulefâ el ardıe ilâhün meallâh.

    أَمَّن يُجِيبُ الْمُضْطَرَّ إِذَا دَعَاهُ وَيَكْشِفُ السُّوءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَفَاء الْأَرْضِ أَإِلَهٌ مَّعَ اللَّهِ
    Emmen yebdeül halka sümme yüîdühü ve men yerzukuküm mines semâi vel ardıe ilahün meallâh.

    وَنُرِيدُ أَن نَّمُنَّ عَلَى الَّذِينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْأَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ أَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِثِينَ
    Ve nürîdü en temenne alellezînes tudıfû fil ardı ve necalehüm eimmeten ve necalehümül vârisîn

    رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ
    Rabbi innî limâ enzelet ileyye min hayrin fakir.

    أَوَلَمْ نُمَكِّن لَّهُمْ حَرَمًا آمِنًا يُجْبَى إِلَيْهِ ثَمَرَاتُ كُلِّ شَيْءٍ رِزْقًا مِن لَّدُنَّا وَلَكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
    Evelem nümekkin lehüm haramen âminen yücbâ ileyhi semarâtü külli şeyin rizkan
    semarâtü külli şeyin rizkan min le dünnâ ve lâkin ekserahüm lâ ya'lemûn.

    فَابْتَغُوا عِندَ اللَّهِ الرِّزْقَ وَاعْبُدُوهُ وَاشْكُرُوا لَهُ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
    Febteğû ındallâhir rizka va'büdûhü veşkurû lehü ileyhi turceûn.

    وَكَأَيِّن مِن دَابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اللَّهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
    Ve keeyyin min dâbbetin lâ tecmilü rizkahallâhü yerzikuhâ ve eyyâküm ve hüves semîul alîm.

    اللَّهُ الَّذِي خَلَقَكُمْ ثُمَّ رَزَقَكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ هَلْ مِن شُرَكَائِكُم مَّن يَفْعَلُ مِن ذَلِكُم مِّن شَيْءٍ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ
    Allâhüllezî halakaküm sümme razakaküm sümme yümîtüküm sümme yuhyîküm
    hel min şürakâiküm men yefalü min zâliküm min şeyin sübhânehü ve teâlâ ammâyüşrikûn.

    أَلَمْ تَرَوْا أَنَّ اللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَأَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُ ظَاهِرَةً وَبَاطِنَةً
    Elem terav ennallâhe sehhara leküm mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı ve esbeğa aleyküm
    niamehü zâhiraten ve bâtineh.

    كُلُوا مِن رِّزْقِ رَبِّكُمْ وَاشْكُرُوا لَهُ بَلْدَةٌ طَيِّبَةٌ وَرَبٌّ غَفُورٌ
    Külû min rizki rabbiküm veş kürû lehü beldetün tayyibetün ve rabbün ğafûr.

    قُلْ مَن يَرْزُقُكُم مِّنَ السَّمَاء وَالأَرْضِ قُلِ اللّهُ
    Kul men yerzükuküm mines semâvâti vel ardı kulillâh.

    وَمَا أَنفَقْتُم مِّن شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ
    Ve mâ enfaktüm min şeyin fe hüve yuhlifühü ve hüve hayrur râzikîn.

    مَا يَفْتَحِ اللَّهُ لِلنَّاسِ مِن رَّحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِن بَعْدِهِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
    Mâ yeftehıllâhe lin nâsi min rahmetin felâ mümsike lehâ ve mâ yümsik felâ mürsile lehü min ba'dihi ve hüvel
    azîzül hakîm.

    هَذَا عَطَاؤُنَا فَامْنُنْ أَوْ أَمْسِكْ بِغَيْرِ حِسَابٍ
    Hâzâ atâûnâ femnün ev emsik bi ğayri hisâb.

    إِنَّ هَذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِن نَّفَادٍ
    İnne hâzâ le rizkunâ mâ lehü min nifâd.

    وَمَن يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَل لَّهُ مَخْرَجًا
    Ve men yettekıllâhe yecal lehü mahracâ.

    وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ قَدْ جَعَلَ اللَّهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا
    Ve yerzukhü min haysü lâ yahtesibü ve men yetevekkel alallâhi fe hüve hasbühü
    innallâhe bâliğu emrihi kad cealallâhü li külli şeyin gadrâ.

  2. #2

    Üyelik tarihi
    08.Şubat.2015
    Mesajlar
    26
    Konular
    9
    Tecrübe Puanı
    3

    Standart

    Allah razı olsun kardeş.nerden aktardınız? Arapçaları eksiksiz doğru değilmi?. yazmayı düşünüyorumda Allahın izniyle..

Benzer Konular

  1. Kur'an da Dua Örnekleri Ve Ayetleri
    Konu Sahibi wind Forum Dualar Hakkında Konular
    Cevap: 10
    Son Mesaj : 22.Eylül.2014, 02:56
  2. Rızık Ayetleri
    Konu Sahibi RaidenRozz Forum Bereket İş Rızık Duaları
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 06.Temmuz.2013, 00:25
  3. Kur'ân'da Dua Ayetleri
    Konu Sahibi RaidenRozz Forum Kuran-ı Kerim
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Nisan.2013, 19:42
  4. Lahutii İçin Rızık Ayetleri
    Konu Sahibi Fırtına Forum Bereket İş Rızık Duaları
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 26.Aralık.2012, 21:39
  5. Hıfz Ayetleri
    Konu Sahibi üstünkural Forum Havas Duaları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Ağustos.2012, 17:31

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •