Doğru
Doğru
Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Toplam 26 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Evrensel Çekim Yasalarına Bakış

  1. #11
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Doğru
    Birçok insan kendisini kurban gibi hissetmeyi sürdürmesinin nedeni, bu yolla kendilerini “özel” biri olarak görebilmeleridir. Bu acı sayesinde sıra dışı bir insan olduklarını hisseder, başkalarının sempatisini, acıma duygularını hak ettiklerine inanırlar. Bu sayede her şey dramatikleşir ve anlam kazanır. Bu da yalnız ve anlamsız bir hayattan iyidir. Bu durum kimi insanlara, çevrelerindeki insanların suçluluk duygusunu ve sempatisini kullanma ve manipüle etme gücü bile verir.
    Kurban gibi hissetme zihniyeti, kişinin gücünü tamamen tüketir. Bu zihniyetin temelinde, diğer insanların sizin yaşamınızı yönlendirmede sizden daha fazla söz sahibi olduğu varsayımı vardır. İnsanın elini kolunu bağlayan bu çıkarım, sizi daha başlamadan yenildiğinize ikna ederek pasif kalmaya zorlar. Bu da pozitif enerjinizi bloke ederek, güzel sonuçlara ulaşmanızı imkansız kılar. Hayatın kurbanı olduğunuz -ya da olmaya devam ettiğiniz- konusundaki ısrarınız, Evren’in size kendinizi kurban hissetmenizi sağlayacak yeni kanıtlar sunmasıyla sonuçlanır.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  2. #12
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Bu yolla, kurban gibi hissetme hissi ve başkalarını suçlama eğilimi, enerji havuzunuzun tıkanıp kalmasına neden olur. Acılarınıza ağlayıp sızlar, öfkenize odaklanır ve kronik bir gücenmişlik hissiyle yaşarsınız. Bu durum enerjiniz felç eder! Yıllarca ne tür saldırılarla karşılaşmış olursanız olun, hatta saldırı tehdidi sürüyor olsa bile, saldırganlar hakkındaki bu takıntılı tutumunuz, tüm gücünüzü tüketecektir. Tekrar güçlenmelisiniz! Hayatınızdan başka insanları sorumlu tutmaktan vazgeçin. İçinizde birikmiş öfke varsa boşaltın! Kendi kendinize “neler yapabilirim?” diye sorun. Bu sorunun yanıtını verin ve yanıtınızı hayata geçirin. Enerji enerjiyi çeker ve cesaret gerekiyorsa cesareti kendinize çekersiniz. Mutluluk mutluluğu çeker… Sorumluluk alarak arzuladığınız sonuçlara ulaşabilirsiniz.
    6. Ya Hep Ya Hiççiler
    Bu düşünce biçimine sahip insanlar hep uçlardadır. Orta yolu bir türlü göremezler. Bu kişileri, “her zaman”, “asla”, “herkes”, “hiç kimse” gibi sözcüklerden tanıyabilirsiniz. Değersizlik duygusu içinde, telaşlı yaşarlar. Onlardan sürekli “Bu kilolardan asla kurtulamayacağım” “herkes benim aptal olduğumu düşünüyor. Kimse beni sevmeyecek” gibi sözler duyarsınız.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  3. #13
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Ya hep ya hiç tavrının altında, korku ve kişinin kendisine karşı duyduğu öfke vardır. Bunlarda kişinin enerjisini en fazla tüketen en kötü şeylerdir! Neşeli bir yaşam sürdürmek istiyorsanız, kendinizi suçlamamalı, bundan her ne pahasına olursa olsun kaçınmalısınız. Korku ile dolu, kendinize yönelik eleştirel düşüncelere karşı tetikte olun. Her ne sebeple böyle düşünüyor olursanız olun, vazgeçin! hem de hemen! Gerçekten çekici bir frekansın kendisini asla kınamayacağını unutmayın!
    Ya hep ya hiç tavrını benimsediğinizi hissettiğiniz an, -kendi kendinize düşünürken bile- bu tutumun, enerji alanınızı karartacağınızı aklınıza getirin. Bu tutum, sadece kendinizden daha da nefret etmenize yol açar ki, bu da başkalarının nefretini körüklemekten başka bir işe yaramaz. Her şeye yeterince sahipsiniz. Evren sizi olduğunuz gibi kabullenir. Sizin de aynı şeyi yapmanızın zamanı geldi.
    “Her zaman” ve “asla” çok uzun zamanlardır. Olumsuz anlamda kullandığınız bu mutlak ifadeleri sözlüğünüzden çıkarın. Bolluk içerisinde yaşıyoruz: her şey mümkün, hem de her an! kendinize bu fırsatlara açın!
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  4. #14
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    7. Zamanı Çarpıtmak
    Bu düşünce kalıbı da telaşı andırıyor. Ancak sadece geleceği değil, geçmişi de kapsıyor. Tıpkı kurbanlar gibi, zamanı çarpıtanlar da geçmişteki deneyimleri ısıtıp ısıtıp gündeme getirirler. Ancak onlar başkalarının değil, kendilerini suçlamayı yeğlerler. Eski utançları tekrar tekrar yaşarlar, dünkü diyalogları kendi kendilerine yinelerler. Kendi kendilerine sürekli olarak “neden böyle bir şey yaptım” veya “keşke farklı konuşsaydım” deyip dururlar.
    Kendinizi geçmişinizden dolayı söylenirken bulursanız, ya da bir türlü kurtulamadığınız utançlarınız varsa, kendinizi affetmenin zamanı geldi. Kendinize sevgi dolu bir mektup yazın. O koşullarda daha farklı davranamayacağınızı bildiğinizi anlatın. Kendinizi hem savcısı hem de yargıcı olarak, kendinizi ömür boyu, bile bile sefalete mahkum etmeyin. Sizin dışınızda kimse geçmişinizi bu kadar delik deşik etmiyor.
    Geçmişteki seçimlerinizi yargıladığınızı hissettiğiniz an, olaya müdahale edin. Bunları bir kenara bırakarak kendinizi şu ana odaklamaya zorlayın. Geçmişteki utançlar gözünüzün önünde belirdiğinde, derin bir soluk alın. Soluğunuzu verdikçe, geçmişten ve geçmişteki o durumdan kurtulduğunuzu hissedin. Kendi kendinize “affedilmeyi hak ediyorum; kendimi affetmeyi seçiyorum” deyin. Anı tam anlamıyla yaşayabilmek için, geçmişten kurtulabilmeniz gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  5. #15
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    KAYBEDEN ZİHİNDEN KURTULUN
    Carol birkaç yıldır kimseyle çıkmamıştı olan bir müşterimdi. Bu yüzden mutsuzdu ve depresyona girmişti. Birçok kadın gibi, mutsuzluğunun nedeninin, yalnızlığı olduğu fikrindeydi. Hiçbir erkeği etkileyemediğine göre tam bir “kaybeden” olduğuna inanıyordu. Oysa durum tam tersiydi: Carol’ın erkekleri etkileyememesinin nedeni kaybeden olduğunu düşünmesiydi. Kişisel enerji alanı, kendisine yönelik eleştirilerle dolu olduğu için, tanıştığı erkekler de kendisine aynı şekilde davranıyordu.
    Carol ile yaptığımız çalışmalarımızda, kendisi hakkında ürettiği bu olumsuz enerjiden kurtulmanın tek yolunun, geliştirdiği zehirli düşüncelere savaş açmak olduğuna karar verdik. Bunu gerçekleştirebilmek amacıyla “düşüncenin yeniden yapılandırılması” yöntemini kullandık. Bu yazılı egzersiz, düşünce kalıplarınız hakkında yazdıklarınızı kullanarak, kendinizi kötü hissetmenizi ve olumsuz enerji üretmenizi sağlayan çıkarımları değiştirme amacını taşıyor.
    Sürecin ilk aşamasında, dikkatinizi duygularınıza vermeniz gerekiyor
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  6. #16
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Rahatsızlık hissi, olumsuz düşünce ve inançların varlığını gösteren “tehlike işaretleri” olarak değerlendiriliyor. Ardından yaşadığınız durumlar karşısındaki, öfke, korku, gerginlik, depresyon benzeri duygularınızı sıralamanız gerekiyor. Aşağı Carol’un günlüğünden bir örnek var:
    Durum: Tek başına partiye gitmek.
    Duygular: Birlikte geldiğim biri olmadığı için utandım ve depresyona girdim. Tanıştığım erkeklerle konuşurken kendimi gergin ve rahatsız hissettim.
    Duyguları belirledikten sonra yapmanız gereken, bunları düşüncelerle ve o duyguların kaynağı ile eşleştirmek. Kendi kendinize neden bu şekilde hissettiğinizi sorun. Ne düşünüyorsunuz? Aradığınız yanıtı defterinize çıkardığınız listeyi inceleyerek bulabilirsiniz. Rahatsızlık verici duyguların ardındaki düşünceleri keşfettiyseniz, sıra bu düşüncelere savaş açmaya geldi.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  7. #17
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    FİKRİNİZİ DEĞİŞTİRİN
    Durumları ve duyguları belirledikten sonraki aşamada, düşünce kalıplarınızı gözden geçirmelisiniz. Defterinizi iki sütuna bölün. Sol tarafa olumsuz düşüncelerinizi, kaygılarınızı, korkularınızı ve kendinize getirdiğiniz eleştirileri sıralayın. Ardından bunların dahil olduğu zehirli düşünce kalıplarını belirleyin:
    1. Kendini değersizleştirmek
    2. En kötüyü düşünmek
    3. Telaş
    4. Karşılaştırmak, yarıştırmak
    5. Kurban gibi hissetmek
    6. Ya hep, ya hiççilik
    7. Zamanı çarpıtmak
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  8. #18
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Her bir olumsuz düşüncenin yanına denk düşen rakamı not edin. Ardından sağdaki sütunda her bir düşüncenizi farklı, daha olumlu, kendinize verdiğiniz değeri gösteren cümlelerle ifade edin. Sağ sütundaki olumlu çıkarımlar, başta size ikna edici gelmezse bile yazmaya devam edin ve bunların mümkün olduğuna inanın. Zaman içerisinde asıl gerçeği görmeye ve şu andan itibaren tek sağlıklı düşünce biçiminin, bu olduğunu anlamaya başlayacaksınız. Bu düşünceler, kişisel enerji alanınıza çekim katacak, bu da sizi mutlu kılacak ve aradığınız aşkı bulmanızı sağlayacaktır.
    Aşağıda Carol’ı mutsuz eden düşüncelerin bazılarını ve Carol’ın bunların yerine koymayı seçtiği ifadeleri bulacaksınız. İncelediğinizde sizin düşünce kalıplarınızın da benzer özellikler sergilediğini görebilirsiniz. Bu örnekten hareketle kendi tablonuzu çıkarın.
    Düşünceler ve Kaygılar
    Ya insanlar yalnız olduğum için, bir kaybeden olduğumu düşünürse? (2. ve 7. kalıp)
    Herkesin bir sevgilisi olduğuna göre, sorun bende olmalı. (1. ve 6. kalıp)
    Ya çıkma teklif ederse? Ne diyeceğimi bilemem. (2. ve 6. kalıp)
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  9. #19
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Ya çıkma teklif etmezse? Ona layık değilim. Beni çekici bulmayacak. Ben değersiz biriyim. (1. 2. 4. 6. ve 7. kalıp)
    Olumlu Seçenekler
    İnsanların ne düşündüğü umurumda değil. Kaybeden değilim. Olduğum gibi iyiyim. Tek ihtiyacım olan kendim. Harikayım!
    Ben de herkes kadar değerli ve önemliyim. Değerime inanıyorum. Rahatlayabilirim, durumun keyfini çıkarabilir ve eğlenebilirim.
    Sorun değil. Mükemmel olmayabilirim. Ama kendimi olduğum gibi kabul etmeliyim. Olduğumdan önemli görünmek durumunda değilim.
    Çıkma teklif etmemesi, çekici olmadığım, yeterince iyi olmadığım anlamına gelmez. Doğru zamanda doğru insanı bulacağım ve kendime her koşulda değer vereceğim. Değerli ve arzulanan bir insanım. Yaşamım kendi eserim.
    Olumluyu Seçenler Lütfen Ayağa Kalkabilir Mi?
    Yukarıdaki seçeneklerde, iki seçenek grubunun enerjisi arasındaki fark ortada… Öncelikle üsttekileri tekrar okuyun. Eminim Carol’ın yaydığı umutsuzluk ve karamsarlık enerjisini hissedeceksiniz. Ardından alttakileri tekrar okuyun. Bambaşka bir enerji ile karşılaşacaksınız.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  10. #20
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Carol bu iki farklı seçenek grubunu ayrı ayrı okuduğunda aradaki enerji farkına inanamamıştı. Kendi kendine “ilk gruptaki gibi birisiyle birlikte olmayı kesinlikle istemem” demişti. İşte o an diğer kişi olmaya karar vermişti. Bu yazılı düşünceyi yeniden yapılandırma işlemini, ister aşk ilişkileri olsun, ister başka bir şey, karşılaştığı her türlü zorlu durum için kullandı. Tüm zehirli düşünce kalıplarını teker teker belirleyerek, kendisinden şüpheye düşmesine, depresyona girmesine neden olan düşünceleri ortaya çıkardı. Bunlardan kurtularak, yerlerine daha sağlıklı daha doyurucu tepkiler alacağı seçenekler koydu.
    Carol’ın fark ettiği şeylerden biri, her şeye çok fazla anlam yüklediği idi. “Ya hep ya hiç” düşüncesine adeta bağımlı hale gelmişti. Yaşadığı en ufak deneyimi bile ya hayatını kurtaracak mucize ya da sefaletine yol açacak bir facia olarak niteliyordu. Tanıştığı her erkek kendisini cennette hissetmesini sağlıyor, ilk yanlış bakışında cehennem azabı çekiyordu. Öğrenmesi gereken şeylerden birisi de, sorunlarının kaynağını ve çözümlerini kendi dışındaki insanlarda ve koşullarda aramaktan vazgeçmekti. Sorunlarının enerjisini taşıyan da kendisiydi, çözümleri de. Mutluluğunun da, sefaletinin de kaynağı kendi aldığı kararlar ve tutumlarıydı.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


Benzer Konular

  1. İlişkilerde Çekim Yasasına Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Çekim Yasası
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 05.Şubat.2013, 19:22
  2. Çekim Yasası Sırlarına Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Çekim Yasası
    Cevap: 9
    Son Mesaj : 05.Şubat.2013, 19:12
  3. Çekim Yasası Püf Noktalarına Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Çekim Yasası
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 05.Şubat.2013, 18:48
  4. Bolluk Çekim Yasasına Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Çekim Yasası
    Cevap: 20
    Son Mesaj : 03.Şubat.2013, 18:59
  5. Çekim Yasası Sendromuna Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Çekim Yasası
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 03.Şubat.2013, 18:28

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •