Doğru
Doğru
Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
Toplam 26 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Evrensel Çekim Yasalarına Bakış

  1. #1
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart Evrensel Çekim Yasalarına Bakış

    Doğru
    Evrensel Çekim Yasalarına Bakış hakkında birşeyler öğreneyim diyorsanız bu konuyu sizler için sunuyorum sevgili lahuti forum ailesi arkadaşlar,buyrun okuyun faydalanırsınız umarım;;
    “İnsanı oluşturan inançlarıdır. İnsan neye inanıyorsa odur”- The Bhagavad Gita Zihniniz aralıksız çalışan bir jeneratör gibidir. Sürekli olarak, yaşam gücünüzü enerji demetleri halinde çevrenize aktarır duru. Yaşamınızı değiştirmek istiyorsanız, yaşam gücünüzü değiştirmeniz gerekir. Yaşam gücünü değiştirmenin yolu ise, zihninizi değiştirmenizdir.
    Düşünce biçiminin değiştirilmesi, kişisel enerjinin değiştirilmesi sürecinin en hayati parçalarından birisidir. Bu işlemi yok saymak ya da “sonra yaparım” demek mümkün değildir. İnsanoğlu, en güçlü ve en etkili enerjisini inançları ve düşünceleri sayesinde üretir. Tüm duyguların kökeninde bilinç vardır. Dolayısıyla düşünce biçimini değiştirilmesi sadece enerji değişimi açısından bir gereklilik değil, aynı zamanda size güç katacak bir seçimdir. Geçmişte hedeflerinizi gerçekleştirmek için farklı yollar denemiş olabilirsiniz. Bu defa işe kaynağından başlayacağız. Kaderinizi belirleyen o güçlü enerji üreticinin -yani zihninizin- kontrolünü tamamen ele geçirme zamanı geldi.
    ZİHİNSEL KARMAŞA
    Birçok insan özellikle kendilerine dair düşüncelerinin ve inançlarının içine ne kadar fazla pislik, çöp biriktiğinin farkında değildir. Kimileri belli belirsiz bir huzursuzluk hissediyor, kimileri ise kronik bir şekilde kendisini suçlayıp duruyor. Bazılarımız arada bir kendine kızıyor, bazılarımız ellerinde kendilerine dair uzun suçlama listeleriyle, en ufak bir kışkırtmada kendisini sanık kürsüsüne oturtuveriyor.
    Siz ne durumdasınız?
    Kendinizi ne kadar sıklıkla eleştirirsiniz?
    Kendi kendinize yaptığınız konuşmalara kulak kabartın ve ardından kendinize bu konuşmaların nedenini sorun. Kendinizi belki de iyi niyetle eleştiriyorsunuz ve bu yapıcı eleştirilerin, varmak istediğiniz hedefe ulaşmanızı kolaylaştıracağını düşünüyorsunuz. Örneğin; aşırı kilolarınızdan dolayı kendinizi eleştirerek zayıflama sürecini hızlandıracağınıza inanıyor olabilirsiniz. Oysa kendinizi eleştirmenizde, ulaşmak istediğiniz sonuçları değil, sizi eşit oranda eleştirecek birilerini kendinize çekmenizden öte bir işe yaramayacaktır.
    Kişinin kendisini kabullenmesi, elbette her şeyi olduğu gibi kabul etmek zorunda olması anlamına gelmiyor. Kendinizi yargılamaktan vazgeçerseniz, kendinize dair değiştirmek istediğiniz şeyleri, kendinizi utandırmadan anlatabilirsiniz
    konu bilgileri mesajlarda devam edecek arkadaşlar
    iyi forumlar lahui ailesi arkadaşlar...
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  2. #2
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Aynı şey enerji değişimi içinde geçerlidir. Geçmişte ürettiğiniz enerjiden, kendinize çektiğiniz insanlardan dolayı, kendinizi suçlamayın. Bu tutum, daha iyi şeyler çekme niyetinizi sabote etmekten öte bir işe yaramaz. Eski alışkanlıklarınızdan ötürü kendinizi dövmeniz, bu alışkanlıkları sürdürmenize yol açar.
    Kendi kendinize yaptığınız olumsuz eleştiriler, acı verici gerçeklerle yüzleşmenizi sağlamaz. İşin aslı, gerçeklere genellikle şekilde düşünerek de ulaşamazsınız. En temel gerçeğinizi, yani değerinizi, ancak korkudan ve kendinizi suçlamaktan kurtulduğunuzda anlayabilirsiniz. Yaşamınıza aşkı sokmanın, büyütmenin en iyi yolu da, değerinizi anlamanız ve benimsemenizdir.
    Aşkın enerjisinin beslenip büyütüldüğü bir ortamda, kişinin kendisini eleştirmesine, suçlamasına izin verilmemelidir. Sevilmek istiyorsanız, öncelikle kendinizden nefret etmekten vazgeçmelisiniz
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  3. #3
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    İster bilerek yapıyor olun, ister farkında olmadan, bu huyunuzu değiştirmelisiniz. Bu çabayı, bir öncelik ve alışkanlık haline getirmelisiniz. Unutmayın, yasa çok açıktır; enerji mutlaktır. Kendinizle farklı yollardan ilişki kurmanın yollarını öğrenmediğiniz sürece, başkalarının sizinle ilişki kurma biçiminin değişmeyeceği de kesindir.
    Kendinizi algılama biçiminiz, bir enerjidir. En az yaydığınız koku kadar etkili bir enerji hem de. Ortalıkta bir çöp bidonu gibi dolaşarak, doğru insanı bulmanız ve etkilemeniz mümkün değildir. Aynı şekilde zihninizi ve kalbinizi, kendinize dair pis, kötü kokulu düşüncelerle doldurduğunuzda da, doğru insanı etkileyemez, birlikte olduğunuz insandan da güzel muamele bekleyemezsiniz. Böyle bir şey kesinlikle mümkün değildir.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  4. #4
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    ZİHİN OYUNLARI
    Neler düşündüğünüzün farkına varmanızın zamanı geldi. Bir defter alınız elinize. Bu deftere kendiniz hakkında olumsuz düşünceleri saymakla yetinmeyip, neler olduklarını da not edin. Bir sonraki bölümde vereceğimiz zehirli düşünceler listesiyle karşılaştırarak, hangi ifadenin hangi alışkanlığı işaret ettiğini belirleyin.
    Bu işlemi birkaç gün boyunca sürdürürseniz, aynı meselelerin sürekli karşınıza çıkıp durduğunu fark edeceksiniz. Tutumlarınızın da, bu düşünce kalıplarını yansıttığını şaşırarak fark edeceksiniz. Kendiniz hakkında ne kadar çok olumsuz düşünceniz olursa olsun, üşenmeyin, teker teker yazın. Bu bilgiler, gelecekteki değişimizin temelini oluşturacak. Hem enerjiniz, hem düşünceleriniz, hem de bu düşüncelerin yarattığı duygularınız, bu liste sayesinde değişecek. Şimdi insanların kendileri hakkında olumsuz düşüncelerin en yaygın 7 tanesini anlatacağız. Bakın bakalım, sizde kaç tanesi var?
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  5. #5
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    1. Kendini Değersizleştirme
    Kendi değerinizi, olayların ya da diğer insanların değerini yok saymanız, en yaygın ve en yıkıcı iki olumsuz düşünce kalıbından biridir. Örneğin; “Yeterince iyi değilim” dediğinizde, kendi değerinizi yok sayarsınız. “Kaybetmeye mahkumlar” diyerek ise, başka insanları gözünüzde değersizleştirirsiniz.
    İnsanlar gün içerisinde sürekli olarak yaşadıkları deneyimleri küçümser durur. Heyecan verici bir şey yapmıyorsanız, hava iyi değilse, göreviniz çok “özel” değilse, çalıştığınız şirket size heyecan vermiyorsa, tüm deneyimlerinizi boş ve değersiz olarak niteler, angarya olarak görmeye başlarsınız. Kendinizi “özel” olarak görmezseniz, er geç kendinizi değersiz görmeye başlarsınız.
    Kişinin kendisini değersizleştirmesi, mutluluk potansiyelini azaltmasını en garantili yollarından biridir. Sürekli bir huzursuzluk hissi içinde, kendinizdeki ve hayatınızdaki yanlışlardan dolayı kendinizi azarlar durursunuz. Bu tür bir enerji, sadece daha fazla sefalet yaşamanızı sağlar
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  6. #6
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Dolayısıyla tek şansınız, değerinizin farkına varmanızdır.
    Gerçek ve ebedi değerinizi kabullenmenizin zamanı geldi. Siz değerlisiniz…Hiçbir eleştiri, hiçbir çaba bunu değiştiremez. Ancak kendinizi tamamen kabullenmenizin enerjisi, dış dünyanın da sizi kabullenmesini sağlayacaktır.
    Aynı şekilde, yaşamınıza da değer vermeye başlamalısınız. Her gün heyecan verici insanlarla karşılaşmıyor, proaktif, zorlu işler yapmıyor olabilirsiniz. Ama yine de yaşantınıza minnetle bakabilirsiniz. Yaşadıklarınıza minnet duyabilirsiniz. Bu da, kendinizi ve yaşantınızı herhangi bir şekilde değersizleştirmeyi reddetmenizi gerektirir. Gündelik yaşantınızın, olumlu yönlerine bakmaya karar verir ve bu kararınızda azimli olursanız, arzuladığınız değerleri kendi gerçeğiniz haline getirebilirsiniz. Yaşadıklarınıza değer verdiğinizde, değerli şeyleri de kendinize çekebilirsiniz.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  7. #7
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    2. En Kötüyü Düşünmek
    Bu da olumsuz düşüncelerin en yaygın iki biçiminden biridir. Zaten diğer tüm olumsuz düşünce kalıpları, bu ilk iki düşünce kalıbının türevleridir.
    En kötüyü düşünenler, olası bir işin, olası bir olayın, hep olası en kötü şekilde sonuçlanacağına inanır. Bu düşünce kalıbı, “berbat bir gün olacak” gibi sıradan şeylerden, “ya bu evlilik yürümezse” gibi önemli konulara dek yayılabilir. Bu tür düşünceler, kendilerini sözel olarak gösterebileceği gibi, felaket sahnelerinin zihinde canlandırılması gibi, görsel bir şekilde de ifade edilebilir.
    Bu tür kaygılar -dile getirilmese bile- yoğun bir korku enerjisi taşır ve korkunç duygusal sonuçlar doğurur. Korku titreşiminizi harekete geçirerek itici güçler oluşturur. Duygusal enerjinize korkunun hakim olması durumunda, rahatlamanız mümkün değildir. Huzur ve rahatlık olmadığı sürece de, olumlu bir çekim yaratamazsınız. Felaket senaryolarını ve bilincinizdeki bu tür kaygıları tamamen silip atın. Yapmanız gereken tek şey, kaygıların yerine güveni koymaktır.”Ya kötü olursa” yerine “ya harika olursa, ya hayallerim gerçekleşirse” cümlesini deneyin
    Geleceği kontrol edemezsiniz. Hele bugünden kaygılanırsanız, yaratacağınız enerjiyle geleceği güzelleştirmeniz mümkün olmaz. Sürekli olumsuz yayınlar yaptığınız sürece, mutlu sonuçların frekansınızı yakalamasını nasıl bekleyebilirsiniz ki?
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  8. #8
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    3. Telaş
    Bu olumsuzluk türü, düşüncelerle de sınırlı değildir. Bir yaşam biçimine dönüşebilir. Telaşlı insanlar, her şey bitmeden rahat edemeyecekleri hissiyle, uzun uzun yapılacaklar listesi çıkarırlar. Her şeye koşturarak giderler. Ancak hep yapılacak yeni bir şey çıkar. Liste asla tamamlanmaz ve bu tutum, kalıcı bir fiziksel ve zihinsel huzursuzluk yaratır. Bu sinir bozucu enerji, diğer insanların da koşmaya başlamasını sağlar. Ama size doğru değil, ters yöne doğru.
    Sizde böyle telaşlı bir insansanız, kendi kendinize neden her şeyin sizi çılgına döndürdüğünü sorun. Telaşsız bir tempo yakalamanız, hoş bir enerji yaratacaktır. Daha sakin konuşmaya, arabanızı yavaş kullanmaya, daha ağır yemek yemeye çalışın. Koşturmak yerine, yaşadığınız anın tadını çıkarın. Unutmayın ki; Evren huzurlu enerjiyi sever.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  9. #9
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    4. Karşılaştırmak, Yarıştırmak
    Modern, rekabetçi dünyamızda, insanların kendilerini genellikle olumsuz anlamda karşılaştırması sık rastladığımız bir duruma haline geldi. Artık insanlar iş arkadaşlarına baktıklarında “benden daha fazla kazanıyor” diye düşünüyor. Televizyondaki insanları izlediklerinde “benden çok daha güzel” diyor. Bu “ya kazanırsın ya da kaybedersin mantığı” sürekli bir rekabet ve kalıcı bir baskı ortamının oluşmasına yol açıyor. Trafikte ilerlemek de, terfi etmek de kendinizi ölçüp biçmenizi, neleri daha iyi yapmanız gerektiğini belirlemenizi sağlayan araçlara dönüşüyor. Hal böyle olunca da, çevrenizdeki herkes potansiyel birer tehdide, nelerin eksik olduğunu -nelere sahip olamayacağınızı- belirlemenize yarayan birer ölçüte dönüşüyor.
    Bu tür bir yaklaşım, yaşam sevincinizi yiyip bitirir. Kendinizi sürekli ölçtüğünüz sürece, asla rahatlayamazsınız. Başkalarından daha fazla yapma, daha fazla elde etme, daha fazla olma baskısını hissettiğiniz sürece, kendinizi koşulsuz sevmeniz pek mümkün olmayacaktır.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  10. #10
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Her şey bir sınava dönüşürse, hayatın eğlencesi kalmaz. Her an rekabet içinde olursanız, asla mutlu olamazsınız. Kendinizi tehdit altında hissettiğinizde, kıskançlık içinde olduğunuzda da, elinizden korku dolu, sevgisiz enerji yaymaktan başka bir şey gelmez. Kıskançlık hissi, çevrenizdekilerle uyumlu bir bağlantı kurmanıza engel olur.
    Gerçek mutluluk, kendinizi başkalarıyla karşılaştırmadan, olduğunuz gibi kabul etmenizle mümkündür. Evren’in arzularınızı karşılama konusunda çok daha istekli olduğunu göreceksiniz. Bitmek bilmez çabaların yerini, hedeflerinizi gerçekleştirmeniz açısından olmazsa olmaz unsurlar olan, güvenli ve huzurlu eylemler alacaktır.
    5. Kurban Gibi Hissetmek
    İnsanın kendisini kurban gibi hissetmesinin kökeninde, genellikle geçmişte yatan travmalar yatar. Ancak bu sarsıntı, etkisini sonraki dönemlerde de sürdürerek, kişinin herkes tarafından kullanıldığı hissine yol açar. Sonuçta hayattaki sorunlarınızdan, geçmişinizi ya da başkalarını sorumlu tutan, zamanının büyük bölümünü yakınarak geçiren, yaşadığı hayattan şikayet eden ve gelecekte de işlerin neden düzelmeyeceği konusunda, bahaneler üreten biri haline gelirsiniz.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


Benzer Konular

  1. İlişkilerde Çekim Yasasına Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Çekim Yasası
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 05.Şubat.2013, 19:22
  2. Çekim Yasası Sırlarına Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Çekim Yasası
    Cevap: 9
    Son Mesaj : 05.Şubat.2013, 19:12
  3. Çekim Yasası Püf Noktalarına Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Çekim Yasası
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 05.Şubat.2013, 18:48
  4. Bolluk Çekim Yasasına Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Çekim Yasası
    Cevap: 20
    Son Mesaj : 03.Şubat.2013, 18:59
  5. Çekim Yasası Sendromuna Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Çekim Yasası
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 03.Şubat.2013, 18:28

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •