♦ Cenazeyi Taşımak:
Cenazeyi mezara kadar taşımak (teşyi’ etmek) de sünnettir. Hattâ, ölü, akrabadan, komşulardan veya iyi hal sahibi kimselerden biri ise, teşyi’ etmek nâfile ibadetten daha faziletlidir.
Hazırlanmış cenazeleri bir an evvel defnetmek gerekir. Hattâ Cuma sabahı hazırlanan cenazenin, cemaat çok olsun diye Cuma namazı sonrasına bırakılması bile mekruh görülmüştür.
Cenazeleri omuzlar üzerine yüklenerek kabirlerine kadar taşımak, onların haklarında gösterilen en büyük hürmet ve saygı nişanesidir. Böyle bir hareket, insaniyetin şeref ve onuruna uygun bir davranış olur.
Cenaze 4 kişi tarafından taşınmalıdır. Zaruret olmadıkça sadece iki kişinin taşıması mekruhtur. Sırtta da taşıması mekruhtur. Cenazeyi omuzda taşımak gerekir. Küçük çocukların cenazesini ise, iki kişi, kollar arasında taşır.
Kabristan uzakta ise, cenazenin arabada taşınmasında sakınca yoktur.
Cenazeyi tâkib edenler, arkada yürürler. Cemaatın bir kısmının önde yürümesi câiz ise de, cemaatın bütününün birden önde gitmesi câiz olmaz. Cenazenin sağında solunda değil, arkasında yürüyüp onu kabre kadar götürmekte, büyük sevab ve fazilet vardır.
Cenaze taşınırken veya henüz evde bulunurken feryâd edip ağlamak, çırpınmak, döğünmek ve yaka paça yırtmak gibi aşırı hareketler mekruhtur. Bunların ölüye zararı yoksa da, eğer ölü böyle yapılmasını vasiyet etmişse bu halden eziyet ve azab duyar. Sessizce ağlamakta ise, bir sakınca yoktur. Her hâl ve durumda sabretmek, metanetli davranmak, sevablı ve faziletlidir.
Kadınların cenaze için çıkıp onu tâkibetmeleri câiz değildir.
Cenaze geçerken ayağa kalkıp saygıda bulunmaya gerek görülmemiştir. Bunun yerine ölüye dua edilmesi daha uygundur.
Cenazeyi teşyi’ edenler, dünyevi söz konuşmazlar, sesli olarak zikir ve teşbih etmezler. Ölümü düşünüp üzüntülü bir vaziyet alırlar. İçinden teşbih ve dualarda bulunmak ise câizdir.
Cenazeyi para karşılığı taşıtmak da câizdir.