Doğru
Doğru
Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Kabir Ziyareti

  1. #1

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart Kabir Ziyareti

    Doğru
    Uğraşmakta olduğumuz dünyevî konular bizi iyice ablukasına alıp kendisinde fâni kılmakta, bu yüzden de ne geçmişimizi, ne de geleceğimizi düşünme fırsatı bulamamaktayız.
    Kabir ziyaretleri ise, ölümü hâtıra getirmesi cihetiyle, bu kalın gaflet perdesini yırtmakta, geçmişimize bakıp geleceğimizi düşünme fırsatı vermektedir.
    Nitekim Resûlüllah Efendimiz:
    “Kabirleri ziyaret ediniz. Zira kabir ziyareti, ölümü hatırlatır, düşünme fırsatı verir...” buyurmuşlardır.
    İslâm âlimleri, ihlâsı kazanmanın ve devamını sağlamanın en etkili bir sebebinin, râbıta-i mevt olduğunu söylemişlerdir. Gerçekten de ihlâsı zedeleyen ve insanı riyakarlığa sevkeden; ölüm gerçeğini tamamen unutmak olduğu gibi, riyadan nefret veren ve ihlâsı kazandıran da ölümü hatırlamaktır. Yani, bir gün öleceğini düşünüp, dünyanın fâni olduğunu kavrayıp nefsin kandırmalarından kurtulmaktır. Ölüm düşüncesinin faydaları pek çoktur. İnsan ancak o sâyede uzun emellerinden bir derece vazgeçebilir. Hadîs i şerifte: “Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikredin...” buyurulmak suretiyle, ölümün düşünülmesi ders verilmektedir.
    İşte kabir ziyaretlerinin en büyük faydası, insana ölümü hatırlatmasıdır.
    Kabir ziyareti, denize düşmüş boğulmak üzere olan bir dostuna el uzatma yardımı gibidir. Boğulmak üzere olan bir dostuna, yakınına el uzatmanın değeri ne ise, mezardakileri ziyaret edip onlara dualar okumak, hayır ve iyilikler yaparak yardımlarına koşmak da odur.
    Bu benzetmeyi bizzat Resûl-i Ekrem Efendimiz yapmışlardır.
    Ne gariptir ki bâzı kimseler her türlü hayır ve hasenattan kesilmiş ölüleri ziyaret ederken, onlara yardım niyetiyle değil, onlardan yardım görme maksadıyla ziyarete gider, ölüden fayda ve medet bekler.
    Gerçi evliya kabirlerini ziyaret ve hürmet, İslâmî bir gelenek hâlini almıştır. Ancak bu ziyaret, sırf Allah hesabına, o kabir sahibi Allah’ın sevgili bir kulu olduğu düşüncesiyle âhirette şefâ- atçı olması dileğiyle yapılmalıdır. Ancak böyle olursa türbe ziyareti câiz ve meşrû olur. Yoksa o kabir ve türbe sahibini kendi kendine medet verecek bir kudret ve yetki sahibi olarak düşünüp câhilce takdis etmek, mezar ve türbelerine çul çaput bağlamak, mum yakmak, taşına toprağına yüz sürmek, sadece mânâsız ve lüzumsuz değil, aynı zamanda şirke benzeyen haram bir tutum ve yasaktır.
    Hadîslerde bu cahilce anlayışlar yasaklanmıştır.
    Bilhassa kadınların bu gibi hatâlı, İslâm’a uymayan âdetleri devam ettirip kabirlerde saçlarını yolup başlarını taşlara vurdukları, niyetlerindeki dünyevî maksadları yoluna koydurmak için ölüden yardım ummak gibi fitnelere sebeb oldukları içindir ki, Peygamber Efendimiz:
    - Allah kabirleri ziyaret eden kadınlara lânet etmiştir... buyurmuştur.
    Bu lânete hak kazanan kadınlar, kabir ziyaretinde gereken saygı kurallarını bilmeyip fitnelere sebeb olan kadınlardır.
    Yoksa usûl ve kurallarına uygun hareket eden kadın - erkek herkes için, kabir ziyareti yapmak müstehaptır.
    Ziyaret için kabristana giden kimse, önce mezarlığın girişinde kabir halkına gizlice selâm verir:

  2. #2

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    “Es-selâmü aleyküm ehle’d-diyâri mine’l-mü’minîne ve’l-müslimîn. Ve innâ inşâallahu biküm le lâhîkûn.” der.

    Bu şekilde selâm verildikten sonra, ziyaret edilecek kabre doğru İlerlenir. Ziyaret edilecek merhumun kabrine ayak ucu tarafından yaklaşılır. Yüzüne veya kıbleye müteveccihen ayakta durulur veya oturulur.
    Kabrin başında, Yâsîn-i şerîfi, 10 defa ihlâs sûresini, yahut da bildiği âyet ve sûreleri okumak müstehaptır.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Okunan âyetler, yapılan tevbe ve istiğfarlar hem ziyaret edilen merhuma, hem de kabir komşusu diğer mü’mlnlere hediye edilir. Bu şekilde hediye etmekle sevab azalmaz. Bu, tıpkı yüksek bir yerden çağırırken, sesi bir kişi ile bin kişinin duyması arasında fark olmayışı gibidir. Bir kişiye hediye etmekle bin kişiye hediye etmek arasında sevabın azalması diye bir şey söz konusu değildir. Nuranî şeyler güneş ışığı gibidir. Çok kimselerin aynı anda ışıktan İstifade etmeleri tek tek kişilerin istifadesini noksanlaştırmaz.

  4. #4

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Ziyaret esnasında dikkat edilecek bir husus da, mezarları çiğnememektir. Mezar çiğnemek mekruhtur. Mecbur kalınmadıkça mezarların üstüne basılmaz, toprakları çiğnenmez. Şayet geçip gitmek İçin başka yol yoksa, merhuma Kur’an ve duâlar okunarak basılıp geçilir.
    Hadîs-i şerifte ateş üzerine basmanın, mezar üzerine basmaktan hayırlı olacağına işaret olunmuştur.
    Kabir üzerindeki yeşillikler hiçbir surette yolunmaz, aksine çiçekler dikilir, ağaçların kurumaması sağlanır. Kuruyan ağaçlar ise kesilebilir.
    Yeşil ağaçları kesmek kesin olarak mekruhtur.
    Kabirleri perşembe, yahut cuma, yahut da haftanın veya ayın belli günlerinde ziyaret etmelidir. Hele bayramlarda ziyaret, asla İhmâl edilmemelidir

  5. #5

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Kabir ziyaretine gitmeye uygun zamanı bulamayan kimse, bu hediyeyi bulunduğu yerden de yapabilir. Geçmişleri için Yâ- sinler okur, hayırlar yapar, bulunduğu her yerden de mânevî hediyeler ve dualar gönderebilir. Yeter ki dünyevî meşguliyete iyice dalıp geçmişini unutup geleceğini de hatırlamaz hâle gel*mesin, günün birinde kendisinin de aynı âkıbete uğrayacağı gerçeğini unutmasın...

  6. #6

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Ölü namına iyilik yapmak, sadakalar dağıtmak da caizdir. Ölü kendi adına yapılan iyiliklerden memnun olur ve faydasını görür.
    Ashab bir gün Resülüllah Efendimize şöyle bir soru sordu*lar:
    - Yâ Resûlâllah, biz ölülerimiz için sadaka veriyoruz, dua ediyoruz. Bu ona erişir mi?
    Resülüllah Efendimiz şu müjdeli cevabı verdiler:
    - Evet, erişir. Onlar onunla sevinirler. Tıpkı birinizin kendisine hediye edilen bir tabak yemeğe sevinmesi gibi...

Benzer Konular

  1. Kabir Alemi ve Sualleri
    Konu Sahibi kısmet Forum Cenaze-Kabir Konuları
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 26.Ekim.2014, 23:56
  2. Bayram Günü Kabir Ziyareti
    Konu Sahibi kısmet Forum Bayramlar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Temmuz.2014, 04:21
  3. Kabir Azabı
    Konu Sahibi kısmet Forum Kıyamet Ve Ahiret
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 21.Temmuz.2014, 03:45
  4. Taziye Ziyareti
    Konu Sahibi kısmet Forum Cenaze-Kabir Konuları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Temmuz.2014, 04:05
  5. Kabir Ziyareti
    Konu Sahibi RaidenRozz Forum Lahuti Dini Bilgiler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 24.Aralık.2012, 22:21

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •