Nûrâni ve ruhânî varlıklardan olan meleklerden başka, Allah’ın yaratmış olduğu, gözle görünmeyen bazı canlılar daha vardır ki, bunlara Cin adı verilir. Şeytan da melek ve cinlerden ayrı üçüncü bir sınıftır.
Cinler ve şeytanlar, saf ateşten, yani dumansız ateş alevinden yaratılmış varlıklardır.
Cinler de melekler gibi görünmeyen gizli varlıklar olup çeşitli sûret ve şekle girmeye ve zor işler başarmaya kabiliyetli, fakat cins ve özellik bakımından meleklerden ayrı yaratıklardır. Onlar da insanlar gibi Allah’a iman ve ibadetle mükelleftirler. Bazıları isyankâr olup kâfir, bazıları da itaatli mü’mindirler.
İbn-i Mes’udun rivayetine göre, Hz. Peygamber cinlerin davetine icabet etmiş, onları bizzat müşahede etmiş ve irşadda bulunmuştur. (Müslim, Salat 149)
Ancak şeytanların hepsi isyankâr ve inkarcıdırlar. Sırf şer işleyen, insanları yoldan çıkarmakla meşgul olan varlıklardır. Şeytanların inananı ve itaatlisi yoktur.
Şeytanlar, meleklerin zıddı varlıklardır. Melekler insana sadece iyiliği telkin ederken, şeytanlar kötülüğü, günahı ve inkarı çekici hale getirmeye çalışırlar, insan üzerinde zorlayıcı, karşı durulmaz bir güçleri yoktur, insanlara kurdukları tuzaklar, aslın da zayıf, fakat sinsicedir.
Günümüzde şeytana tapınmayı ilke haline getiren bazı satanist akımlar, inancı zayıf gençler üzerinde büyük ölçüde etkili olmaktadırlar.