Sadaka nedir, nelerden verilir ve nasıl yapılır? Sadaka bela ve musibetleri yok eder, ömrü de uzatır, denilmektedir. Bununla ilgili rivayetler nelerdir? Sadaka ömrü uzatır, sözünü nasıl anlamak gerekir? Sadaka, Allah rızası için fakirlere, muhtaç kimselere, karşılıksız olarak verilen şey; yapılan yardım, her türlü iyilik; Allah yolunda yapılan harcamadır.(1) Yapılan herhangi bir yardım veya iyiliğin sadaka sayılabilmesi için şu üç özelliğin birlikte bulunması gerekmektedir. 1. Allah rızası için yapılmalıdır, 2. Özellikle fakir ve ihtiyacı olan kişilere yapılmalıdır, 3. Karşılıksız olarak yapılmalıdır. Bu üç şart birlikte gerçekleşmezse verilen şey sadaka olarak değer kazanmaz. Sadaka, Allah’ın buyruklarına uymanın açık bir işareti ve fiili bir şahididir. Yüce Rabbimiz; “Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar ertelesen de, sadaka verip iyilerden olsam! demeden önce, size verdiğimiz rızıktan harcayın.”(2) “Ey iman edenler! kazanlıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın…”(3) buyurarak inananlara sadaka vermeyi emretmekte, Gerçek müminleri ise; “Kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.”(4) “Onlar bollukta, darlıkta Allah yolunda harcarlar.”(5) diye tarif etmektedir. Sadaka, Allah’ın rızasını kazanmanın, dünya ve ahiret mutluluğunu elde etmenin yoludur. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim'de; Allah yolunda yapılan her iyi ve güzel davranışın karşılığını vereceğini belirterek şöyle buyurmaktadır: “Allah müminlerden mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) Cennet karşılığında satın almıştır.”(6) “Kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah katında bulursunuz.”(7) “Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kalkmayan ve gönül incitmeyenlerin Rabbleri katında mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.”(8) “Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilmez.”(9) “…Sadaka veren erkeklerle, sadaka veren kadınlar….var ya, işte onlar için Allah bağışlama ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.(10) “Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa salih amel işlesin ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.”(11) Sadaka, malı eksiltmez(12), malı çoğaltır ve bereketlendirir. Bir kutsi hadiste: “Ey Ademoğlu! İnfak et ki, Ben de sana infak edeyim.”(13) buyrulmaktadır. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v), Hz. Ebu Bekir’in kızı Esma’ya şu tavsiyede bulunmuştur. “Ey Esma! Cimri olma ki, Allah da sana eksik vermesin. Saymadan ver ki, Allah da sana saymadan versin. Kesenin ağzını bağlama ki, Allah da sana nimetini eksik etmesin, kesenin ağzını bağlamasın. İnfak et ki Allah da sana infak etsin.”(14) Sadaka, Allah’ın verdiği nimetlere şükrün ifadesidir. Yüce Rabbimiz; verdiği nimetlere şükretmemizi emretmekte, nankörlük etmememizi.(15) istemekte, “Verdiği nimetlere şükrettiğimiz takdirde bize nimetlerini artıracağını, (16); “Kıyamet gününde, bize verilen her türlü nimetten hesaba çekileceğimizi” bildirmektedir.”(17) Sadaka, dünyada yoksulun, ahirette verenin yüzünü güldüren ve insanı Rabbine yaklaştıran bir bağıştır. Sahabe-i Kiramın sevgili Peygamberimiz (sav)'e, "Ya Resulallah! Allah yolunda ne infak edelim?" Diye sormaları üzerine, Yüce Rabbimiz: “(Ya Muhammed!) Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: ihtiyaçtan arta kalanı.”(18) (harcayın) buyurmuştur. “Biz hayır olarak ne verirsek, şüphesiz Allah onu bilmektedir.”(19) “Allah harcadığımız her şeyin karşılığını verecektir.”(20) “Zerre ağırlınca bir hayır işleyen onun karşılığını görecektir.”(21) Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “(İyilik yapmak ve) iyiliği tavsiye etmek sadaka olduğu gibi kötülükten sakınmak ve başkalarını da sakındırmak sadakadır.”(22) "Sadaka vermede acele ediniz, zira bela sadakanın önüne geçemez.”(23) “Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde, Allah Teala yedi insanı Arşın gölgesinde barındıracaktır. (Bunlardan biri de), sağ elinin verdiğini, sol elinin bilmeyeceği kadar sadakayı gizli veren kimsedir.” buyurmuşlardır.(24) Ömer b. Abdülaziz: “Namaz seni yolun yarısına, oruç da Melik’in kapısına, sadaka ise Melik’in huzuruna iletir.” demiştir. Nitekim Yüce Rabbimiz “Kullarım, Beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki) gerçekten Ben (onlara) çok yakınım.”(25) buyurmaktadır. İki kutsi hadiste ise bu gerçek şöyle ifade edilmektedir. “Ben kulumun zannına (inancına) göreyim. Kulum Beni zikrettiğinde, Ben onunlayım. (Rahmetim, tevfik ve yardımım onunla beraberdir). O Beni kalbinde gizlice zikrederse, Ben de onu bu şekilde anarım. Beni bir toplum içinde zikrederse, Ben de kulumu o toplumdan daha hayırlı bir toplum içinde (Rahmetimle) anarım.”(26) “Kulum bana bir karış yaklaştığı zaman, Ben ona bir arşın yaklaşırım; O Bana bir arşın yaklaşınca, Ben ona bir kulaç yaklaşırım; O bana yürüyerek geldiği zaman, Ben ona koşarak varırım.”(27) “Sensin bize bizden yakın, / Görünmezsin hicap nedir?”(28) Dizeleriyle Yunusumuz bu gerçeği ne güzel ifade etmiştir. Sadaka, belayı önler, ömrü uzatır, hataları yok eder ve insanı cehennem ateşinden korur. Sevgili Peygamberimiz: “Az da olsa gücünüz yettiği kadar sadaka veriniz.” (29) “Yarım hurma ile de olsa; kendinizi cehennem ateşinden koruyunuz, o kadarını da bulamayanlar güzel bir sözle bile olsa kendilerini korusunlar.”(30) “güzel bir söz;(31) her meşru ve güzel bir iş sadakadır.(32) “Bir hurma da olsa sadaka verin, çünkü o bir hurma açlığı giderir. Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da hataları yok eder.”(33) “Sadaka Allah’ın öfkesini söndürür ve kötü ölümü bertaraf eder.”(34) “Sadaka, belayı önler ve ömrü uzatır.”(35); ”Suyun ateşi söndürdüğü gibi günahların azabını söndürür.”(36) buyurmuşlardır. İbni Ebi Ca’d: “Sadaka yetmiş kötülük kapısını kapatır.”diyor Hz. Lokman, oğluna: “Oğlum! Bir hata işlediğinde hemen arkasından sadaka ver.”(37) tavsiyesinde bulunmuştur.