Ruh hastalıkları; insan beyninin en önemli özelliklerinden biri basit bir alıcı- verici makine şeklinde işlemesi ve alınan izlenimlerin önce bir gözden geçirilip ondan sonra en uygun hareket şekline, karar verme yeteneğine sahip elmasıdır. Buna düşünme, karar verme ya da yargı adını veriyoruz. Düşünme ancak konuşma ve kelimeler sayesinde olur. Bu bakımdan insan diğer varlıklardan ayrılmaktadır. Beş duyu; yani görme, işitme, koklama, tatma ve dokunma ile gelen izlenimler beyinde toplanır. Bu sayede insan çevresinde olup bitenlerden her an haberdar olur ve hareketlerini ona göre ayarlar. Geçmişte edinilmiş tecrübeler «hafıza» adı altında beyinde saklanır. Duygular, yani neşe, keder, korku, heyecan v.s. düşünme işlemini geniş ölçüde etki
ler. Avusturyalı bilgin Frend'a göre, bir kısım hatıralar şuuraltındadır ve kişi onlat'ı unutmağa çalışır. Bunlar bazı ruh hestalıklarında önem kazanır. İnsan bütün arzu heves ve ihtiraslarını gerçekleştiremez; bu da iç dünyamızda çelişkilere sebep olur. Ruh beden arasında sıkı bir ilgi olmakla beraber, hiçbir bedenî değişme olmaksızın ruhsal şikâyetler ve hastalıklar ortaya çıkabilir. Bunda şuur., altında birikmiş eski yaşantılara ait hatıraların çevresel baskıların, aile ^bağlarının, bedenî ihtiyaçların roli. leri vardır.