Doğru
Doğru
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 16 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Peygamberimizin Azatlıları

  1. #1

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart Peygamberimizin Azatlıları

    Doğru
    Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) kendisine herhangi bir sebeple verilip azat ettiği köleleri pek çoktur.
    Bunların hayat hikâyeleri üzerine eğilmeden önce kölelik hakkında bazı hatırlatmalar yapmak yerinde olacaktır.
    Çünkü Hazreti Muhammed (s.a.v.) ile ve bilhassa İslâmiyet ile kölelik müessesesi arasında bir gece- gündüz farkı vardır. Birisi sıhhat, diğeri illettir. Birisi uçurum, diğeri dikmendir. Birisi tasma, diğeri hürriyettir.

    Kölelik Müessesesi
    Sanılır ki köle ve cariye kullanmak, alıp satmak metodunu müslümanlık icat etmiş ve geliştirmiştir. Bu, İslamiyet’in kölelik müessesesiyle mücadelesinden doğan bir yanlış anlamadır. Ayrıca dinsizlerin ve bilhassa müslüman düşmanlarının yakıştırması, iftirasıdır.

    Kölelik müessesesi, Cahiliyet devrinde ve ondan önceki zamanlarda yeryüzünün her tarafında vardı. Çok tabiî karşılanıyordu.
    Bu müesseseye köle iki kanaldan akıyordu:
    1. Savaşta esir düşen erkek ve kadınlar ebedi esarete mahkûmdular.
    2. Sefalet dolayısıyla ana babalar evlâtlarını satarlardı.
    Bunlara sahip olanlar, kadınları cariye, odalık adı altında evlerinde çalıştırır, istifraş ederlerdi. Erkek köleleri her işte çalıştırırlar ve düşmana karşı kullanılırlardı. Hayatları, sahiplerinin dudakları arasındaydı.
    Kölelik müessesesi o kadar yaygındı ki, bunun fenalığını düşünecek herhangi bir yürek çıkmamıştı. Vicdan sızlanamamıştı henüz.
    İslâmiyet işte böyle bir ortamda zuhur etti.
    Köle, sahibi için evi, tarlası, hayvanı, eşyası kadar kendisinindi ve üzerine titrerdi.
    İslâmiyet’in ilk intişarı anında müslüman olmak için kölelerin ve cariyelerin azat edilmesi şart koşulsay- dı, bu şart yalnız başına İslâmiyet’in yayılışını aksatırdı.
    Bu bakımdan Cahiliyet devri insanının bütün kötü tarafları sırayla yoklanmış ve kirinden temizlenmiştir. Nihayet köleliğe de el atılmış, ortadan kaldırılmıştır.
    Bugün yeryüzüne göz attığımız zaman, ancak kölelik müessesesinin yalnız İslâmiyet’i kabul etmiş topluluklarda olmadığını, ne kadar medeni olurlarsa olsunlar diğerlerinde için için işlediğini görüyoruz.
    Hindistan’daki paryalar nedir?.. Ve niçin insanlıklarına kavuşmak amacıyla her yıl milyonlarcası müslü- man devletlere sığınırlar?.. Tek sebep köleliğini İslâmiyet’te gidereceğini bilmesindendir.
    Siyah-beyaz ırk ayırımı, aşağı-yukarı aynı müesse- senin için için işleyen başka bir şeklidir. Afrika içlerinde, Amerika’da hâlâ vardır.
    Hele Allah tanımayan ülkelerde, komünizmi uygulayan milletlerde en had şekline varmıştır.
    Üç-beş açıkgöz insan, silâh zoruyla milyon ve milyonları esaret altında inletmektedirler. Onların acıklı durumları eski kölelik müessesesini çok geride bırakmıştır.
    İşte Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) bir hadisi; bunda asıl olan zihniyetin köleleri esirlikten kurtarmak olduğu hakikatini açıkça anlatır.
    “Taaccüp ederim o kimseye ki, sevap kazanmak için para ile köle ve cariye alıp azat eder de (hür kılar da) hür olanların iyilikle kalbini kazanmaz.”
    Bu muhteşem Hadis-i Şerif karşısında artık başka bir söz söylemeye lüzum var mıdır?..

  2. #2

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Allah Elçisinin Azatlıları
    Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) özel hayatına giren kölelerden azat ettikleri şüphesiz hepsidir.
    Fakat çeşitli sebeplerle tarihe mal olmuş bazıları mevcuttur. Bunların tetkikiyle de Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) özel bir yönüne daha vakıf oluruz.
    1. Harise oğlu Zeyd (r.a.):
    Bunun hikâyesini anlatmıştık. Önce köleydi, azat edildi ve Hazreti Muhammed (s.a.v.) kendisini evlât yaptı. Müslüman olanların ilklerindendir. Büyüklerden Hazreti Ebubekir, kadınlardan Hazreti Hatice, çocuklardan Hazreti Ali, kölelerden ise Hazreti Zeyd en önce ihtida etmişlerdir. Hz. Zeyd çok yararlıklar göstermiş ve sonunda şehid düşmüştür.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    2. Sevban (r.a.):
    Azat edilmiş, fakat vefatına kadar Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) yanından ayrılmamıştır. Sonra Hıms’ta yerleşmiştir. Orada vakfiye bir evi vardır. Hz. Muaviye devrinde, hicretin elli dördüncü yılında ölmüştür. Bazı rivayetler ise Remle’de yerleştiğini haber verirler. Evlât bırakmamıştır.
    3. Şükran (r.a.):
    Asıl adı Adi oğlu Salih’tir. Habeştir.

  4. #4

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Hakkında türlü fikirler vardır:
    Bir gurup Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) babasından miras kaldığını söylerler. Diğer bir gurup Farslı olduğunu, Havi oğlu Salih adını taşıdığını savunurlar. Soyu Rey ili ağalarındanmış. Üçüncü bir rivayette, Şükran’ın Avf oğlu Abdurrahman’ın (r.a.) kölesi iken Peygambere bağışladığı anlatılır.
    Evlât bırakmamıştır. Soyundan gelenlerin biri Meuba olup Medine’de yaşardı. Bir diğer soylusu da Basra’da otururdu.
    4. Ebû Rafi (r.a.):
    Adı Eşlem veya İbrahim’dir. Ebû Rafi lâkabiyle anılırdı.

  5. #5

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) mal oluşu söylentileri değişiktir:
    1. Hazreti Abbas’ın kölesiyken Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) hediye edilmiştir.
    2. Ebu Uhayda’nın kölesidir. Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) bağışlanmıştır ki hikâyesi şudur:
    Ebu Uhayda ölünce Ebû Râfi üç oğluna kalmıştır. Oğullar ve köle Bedir Savaşında bulunmuşlar, oğullar ölmüş, köle Ebû Râfi esir alınmış ve Said oğlu Halid’in hissesine düşmüştür.
    O da Ebû Râfi’yi Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) hediye etmiştir. Böylelikle azat olmuştur.

  6. #6

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    5. El-Behiyye ve Kardeşi (r.a.):
    Ebû Râfi’nin oğludur. Kardeşi Ubeydullah da Allah Elçisi tarafından azat edilmiştir.
    Hazreti Ali’ye kâtiplik ederdi. Amr bin Said Medine valisi olunca El-Behiyye’yi çağırtmış ve: “Seni azat eden kimdir?” diye sormuştur. Behiyye de: “Allah Elçisidir.” cevabını vermiştir. Aırır, Behiyye’ye yüz kamçı vurdurmuştur. Aynı sualini tekrarlamıştır. Bu tekrarlayış üç kere yapılmış ve her seferinde Behiyye aynı cevabı vererek yüzer kamçı yemiştir. Nihayet dördüncüde: “Sizin âzatlınızım” diyerek canını kurtarmıştır.
    Abdülmelik, Amr bin Said’i öldürdükten sonra El- Behiyye şu şiiri okumuştur:
    Soid’irı kanını akıtan,
    Düşmanına zarar veren Sağ el çolak olmasın.
    O, Ebu El-Âs’dır.
    Nisbeti kendisi için hoş olan soyunu,
    Aile ue atalarına kadar kesmeden uzatmıştır.

  7. #7

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    6. Selman-ı Farisi (r.a.):
    Künyesi Ebû Abdullah’tır. Esfahan halkındandır. Diğer bir söylentiye göre de Râmahürmüz köyündendir.
    Kelb kabilesinde esir edilmiş, Vadi el-Kura tarafından bir Yahudi’ye satılmıştır. Kendi değerini Yahudi’ye taksitle ödemek istemiş ve Yahudi kabul etmişti.
    Selman-ı Farisi’ye (r.a.) Allah Elçisi ve Müslüman- lar yardımda bulundular. Bedeli ödendi ve azat edildi.
    Soy ilmi bilginlerinden bazıları onun Sabur ilinden Buzehoşan oğlu Mabe olduğunu iddia ederler.

  8. #8

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    7. Sefine (r.a.):
    Ümm-i Seleme’nin (r.a.) kölesiydi.
    Yaşadığı müddetçe Allah Elçisinin hizmetinde bulunmak şartıyla azat edilmiştir.
    Bazıları siyahlardan olduğunu söylerler.
    Adı üzerinde ihtilâf vardır. Mihran veya Ruman derler.
    Fars’lardan Sebye’dir kanaatinde olanlar da çıkmıştır.

  9. #9

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    8. Enceşe (r.a.):
    Lâkabı Ebu Müserrah’dır. Serat’ta doğdu.
    Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) gelenler onun aracılığıyla görüştürülürdü. Bütün kutsal savaşlarda bulunmuştur.
    Soyunu şöyle anlatanlar çıkmıştır:
    Annesi Habeşidir. Babası Acemdir. Baba adı Mihrader oğlu Gerdevay’dır. Mehcevar bin Yumast evlâtlarındandır.

  10. #10

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    9. Ebu Kebşe (r.a.):
    Asıl adı Süleym’dir. Mekke veya Revsler ilinde doğdu.
    Bütün kutsal savaşlarda bulundu.
    Vazifesi Allah Elçisine gelen ziyaretçilere izin vermekti.
    Hazreti Ömer’in (r.a.) halifeliğinin ilk günlerinde vefat etti.

Benzer Konular

  1. Peygamberimizin Oğulları
    Konu Sahibi kısmet Forum Hz Muhammedin Hayatı
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 25.Temmuz.2014, 02:27
  2. Peygamberimizin Şeceresi
    Konu Sahibi kısmet Forum Hz Muhammedin Hayatı
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 25.Temmuz.2014, 02:20
  3. Peygamberimizin Salavatı
    Konu Sahibi wind Forum Salavatlar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 17.Mart.2014, 01:17
  4. Peygamberimizin Hanımları
    Konu Sahibi SOLAK Forum Hz Muhammedin Hayatı
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 20.Kasım.2012, 22:31
  5. Peygamberimizin Yaşamında Dua
    Konu Sahibi Fırtına Forum Dualar Hakkında Konular
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 17.Kasım.2012, 20:09

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •