Doğru
Doğru
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 16 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Peygamberimizin Mucizeleri

  1. #1

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart Peygamberimizin Mucizeleri

    Doğru
    Hazreti Allah’ın açıklamasına göre:Hazreti Muhammed (s.a.v.), Allah’ın kulu ve Resulüdür. Beşerden başka bir şey değildir.
    Allah müsaade buyurmadıkça hiç kimseye iyilik edemez, şefaatçi olamaz.
    Elçiliği Kur’an diliyle “Rahmet Müjdecisi - Azâb Habercisi” temellerine dayanır.
    Şahsi sıkıntı ve acısını kendiliğinden gideremez. Arzularını, hayallediğini istediği anda gerçekleştiremez.
    Kısacası O da hepimiz gibi, Allah’ın takdir ve iradesine tâbidir.
    Ancak, Cahiliyyet çağının çocuğu iken, Allah Onu hidayete erdirmiş, insani zaaflardan koruyarak peygamber olarak yetiştirmiş, Hak dinin aydın yolunu göstermiş, en üstün ahlâk ve faziletlerle bezemiştir.

    Fakat insan, öteden beri, kendisini Allah yoluna götürmeye çırpınan her peygamberden mucize göstermesini istemiştir.
    Yerler ve gökler Allah’ın varlığını apaçık ilân eden bin bir imkânla doluyken, küfrün karanlık kalbi ve mil çekilmiş gözleri bu imkânlardan hiçbir zaman nasibini almamıştır. Allah’ı aramak değil, elle tutulur - gözle görülür bir şekilde bağışladığı mucizeleri yaşamak istemiştir.
    Halbuki Hazreti Allah, Hazreti Muhammed (s.a.v.) için pek çok alâmet göndermiştir insanlarına...
    Yalnız bunları düşünmek, üzerlerinde durmak yeter ve artardı bile..
    Mucizelere lüzum kalmazdı.
    Böyle olmasına rağmen Allah, Hazreti Muhammed (s.a.v.) bir kulken, zaman zaman, yalnız Hak yolu uğrunda, ona mucizeler imkânını nasip etmiştir.
    Bu mucizeler pek çokturlar.
    Değil hepsi, birkaç tanesi bile insana uyarıcı tesiri derhal yapar.
    Onun inançla beslenmesine yeter.
    Hazreti Allah tarafından kendilerine müsaade buyurulan mucizeleri iki kısma ayırmak faydalıdır:
    1. Varlığında zuhur edenler,
    2. Bizzat yaptıkları.

    Varlığında Zuhur Edenler
    Daha önce anlatılan hakkındaki müjdeler dışında, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) varlığında zuhur edenler vardır. Bunlar ne keramet, ne de tesadüftürler. Apaçık mucizedirler.
    a. Doğumunda Olanlar:
    Hazreti Muhammed (s.a.v.), doğacağına yakın ve doğumunda, ilk günlerinde pek çok yeryüzü düzeni dışı hâdiseler olmuştur. Bunların sayısını tam olarak hiç kimse bilemez. Çünkü Cahiliyyet çağının karanlık insanı, o esnada bunları yaşadığı halde pek önem' vermemiştir. Fakat sonradan hatırlayabildiklerini düşünmek uyanıklığını göstermiştir.
    Hazreti Muhammed (s.a.v.), dünyayı şereflendirdiği anda Kabe’deki dört yüze yakın put ve taşlar yere kapanmışlardır. Ateşe tapanların ateşleri sönmüştür.
    O saatlerde, yeryüzü görmediği ve asla göremeyeceği bir rahatlık ve saadete ulaşmıştır. Bütün yaratıklar, kısa da olsa, iç ve dışlarıyla aydınlanmışlardır. Sevinç ve neşeye boğulmuşlardır. Elbette bunun sebebini bilmiyorlardı.
    Mekke dolaylarındaki kabilelerde bir refah ve bolluk, bereket devri başlamıştır. .

  2. #2

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    b. Peygamberlik Mührü:
    Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) geleceği zaman, adı ve kabilesiyle daha öncelerden müjdelenmişti. Peygamberlik mührü de açıklanmıştı.
    Birçok din adamları bu mührü taşıyan insanı arayıp durmuşlardır.
    Bir çeşit Hanif olan Aryüs mezhebi rahiplerinden Bahira, Hazreti Muhammed (s.a.v.) küçükken bu mührü görmüş ve hakkında kesin hükmü vererek çevresindekileri uyarmıştır.
    Ayrıca Bahira’dan sonra aynı manastıra rahip olan Nastura da bu mühürle şereflendirilmiş, o da eşit kanaata varmıştır.
    Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) peygamberlik mührü arka kaburgalarının aşağısında elma şeklindeydi.
    c. Gördüğü Hürmet:
    Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) daha küçükten beri ağaç, kaya, tepe, dağ, taş gibilerden daima hürmet gördüğü bir hakikattir.
    O kadar ki, bunlar Hazreti Muhammed (s.a.v.) geçerken sevinirlerdi. Sevinçlerini canlanarak ifade ederlerdi. Secdeye kapanırlardı.
    Bir bulut daima Onu gölgelerdi. Bir yere otursa yakındaki ağaç dallarını üzerine eğer, Onu güneşten korurdu.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Bizzat Yaptıkları
    Hazreti Muhammed (s.a.v.) Allah’ın yüce müsaa*deleriyle birçok insanüstü imkânlara sahipti. İşte bun*lardan birkaçı:
    1. Rüyaları daima çıkardı.
    2. İnsan veya diğer yaratık olsun, herhangi bir hastaya dua etse, elini sürse o hasta derhal iyileşirdi.
    3. Olacakları önceden bilirdi.
    4. Hazreti Hatice’nin kervanını Şam’a götürdüğü zaman, bir Yahudi Onu öldürmeye yeltenince, o Yahu*di’nin karısının kör gözü açılmıştır. Böylelikle Hazreti Muhammed (s.a.v.) kurtulmuştur.
    5. Mekke’den Medine’ye hicreti esnasında sak*landığı mağara kapısını örümceklerin örmesi ve güver*cinlerin yuva kurmaları hayatının korunması içindi.
    6. Birkaç kere zehirlenerek veya başka bir şekilde öldürülmesine çalışılmış, fakat her seferinde bunlardan haberli olmuş ve Allah’ın müsaadesiyle kurtulmuştur.
    7. Hayatının son günlerinde Yemen’de Esved adlı bir yalancı peygamber türemişti. Hazreti Muhammed (s.a.v.) son gecesinde hasta yatarken bu sihirbazın öl*dürüldüğünü çevresinde bekleşenlere haber vermiştir. Nitekim ertesi gün Esved’in ölüm müjdesi gelmiştir.

  4. #4

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    8. Allah, arzularını derhal yapardı. Ganimet malı kalkanlarının birisi üzerinde Koçkar resmi vardı. Bu kal*kanı sevmişti, fakat resme üzülüyordu. Kalkana sahip olduğu günün ertesi sabahında bu resmin kalkandan kendiliğinden silindiği görülmüştür.
    9. Vahiy geldiği zamanki durumu mucizeden baş*ka hiçbir şekilde ifade ve izah olunamaz.
    Hazreti Muhammed (s.a.v.) vahiy geldiği zaman normal dışı ağırlaşırdı. İbn Sa’d’da (Cild 1, Kısım 1, Sahife: 131) anlatıldığına göre, Hazreti Muhammed (s.a.v.) vahiy geldiği zaman deve üzerindeyse öyle ağır- laşırdı ki, devenin bacakları gerilir ve kırılacak gibi olur*du. Derhal çökerdi.
    Bir sahabe de şunu söyler:
    — Onun yanında bulunuyordum. Odadaki kala*balık dolayısıyla dizi dizimin üzerindeydi.
    Birden Onu vahiy hali yakaladı ve baldır kemiği*mi kıracak kadar bir ağırlık hissettim. Vallahi yanımdaki Allah’ın Resulü olmasaydı acıdan çığlıkla haykırır, ba*cağımı çekerdim.
    (Sahihi Buhari ve Tirmizi)
    Başka bir sahabe de şöyle rivayet etmiştir:
    — Hazreti Peygamber (s.a.v.) vahiy gelirken en soğuk günde bile terlerdi.
    (Sahihi Buhari)

  5. #5

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    10. Sürâka’nm Başına Gelenler:
    Ebu Cehil, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) Mek*ke’den çıktığını duyunca, Onu ve yanındakileri bulanla*ra yüz deve mükâfat vereceğini ilân etmişti.
    Müdliç oğlu aşiretinden Sürâka, birkaç gün önce, iki deveyle dört kişinin sahil yolundan geçtiklerini işit- mişti. Mükâfat uğruna derhal yola çıktı. Onları buldu. Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) bir ok atımı mesafeye sokuldu. Hazreti Ebu Bekir (r.a.) korktu.
    Hazreti Muhammed (s.a.v.) Onu teselli etti:
    “Mahzun olma, Allah bizimle beraberdir.”
    Hazreti Muhammed (s.a.v.) bunu söyledikten son*ra dua etti. Derhal mucize vuku buldu.
    Sürâka’nın atı dizlerine kadar kuma gömüldü. Kendisi de yere düştü.
    Sürâka, Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) söz vermek*le kurtuldu. Hakikaten de sözünde durdu. Geriye dön*dü ve gelenleri başka istikamete çevirdi.
    11. Hudeybiye’de Çöken Deve:
    Hicretin altıncı yılıydı (627-628).
    Hazreti Muhammed (s.a.v.) bir rüya gördü. Ka*be’yi tavaf ve Sây için sahabelerinin hazırlanmasını söy*ledi. Bin beş yüz müslim Medine’den Mekke’ye hareket ettiler.

  6. #6

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Maksat Mekkelilerle savaş değildi. Yolcuların üze*rinde yalnız yakın savunma silâhlarından kılıçları vardı. Hazreti Ümmü Seleme annemiz de kafiledeydi.
    Mekke’nin iki kilometre kadar yakınına bir kuyu başına kadar gelindi. Bu kuyunun adı Hudeybiye kuyu- suydu. Yakınındaki bir köy de aynı adı taşıyordu.
    Müşrikler durumu öğrenince savaşa hazırlandılar.
    Müslümanlar hiçbir şeyden haberli değildiler. Yol*larına devam etselerdi, Mekkelilerin ihanetine uğraya*caklardı. Fakat o anda yine bir mucize vuku buldu. Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) bindikleri Kasva adlı de*ve ansızın çöktü. Kaldırmaya uğraşıldı, kalkmadı.
    Hazreti Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Fil’i Mekke’ye sokmayan onu da durdurdu.”
    Hatırlanacağı gibi, henüz Hazreti Muhammed (s.a.v.) doğmadan, Yemenli Ebrehe Mekke’ye gelip şehri talan etmek ve Kabe’de olan kıymetli emanetleri Sana’ya taşımak, Sana’daki kiliseyi Kabe yapmak iste*mişti. Ordusunda bir de fil vardı. Fakat Hazreti Allah, bu orduyu Mekke’ye yaklaştığı sırada perişan etmişti.
    Hazreti Muhammed (s.a.v.), devesi Kasva’nın çö*küşünün Allah emri olduğunu açıklamasından üç yıl sonra bir hâdise daha oldu. Fakat Hazreti Muhammed (s.a.v.) bu hâdisede mucize görmedi. Hakikati gizleme*di.

  7. #7

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Bu bakımdan hâdise düşündürücü ve hakikate yönelticidir.
    Hicret’in dokuzuncu yılında (630), Hazreti Mu- hammed’in (s.a.v.) Mısırlı cariye Hz. Mariye’den doğan son evlâdı İbrahim, bir buçuk yaşındayken Ümmü Seyf in evinde vefat etti.
    Hazreti Muhammed (s.a.v.), İbrahim’in hastalı*ğında çok üzülmüş ve ölümünde ağlamıştı.
    O gün güneş tutuldu. Ashab güneşin tutulmasını Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) matemine katıldığı kana*atine bağladılar.
    Hazreti Muhammed (s.a.v.) onlara şu cevabı ver*di:
    “Güneş ile ay Cenabı Hakk’ın kudretini ifade eden alâmetlerdir. Binaenaleyh hiçbir kimsenin doğu*mu ueya ölümü dolayısıyla güneş tutulmaz.”
    12. Kendileri Bir Mucizedirler:
    Bir insan elbette ki bazı üstün vasıflara sahip ola*bilir. Ona dahi diyoruz. Fakat hiçbir insan Hazreti Mu*hammed’in (s.a.v.) kudretinde doğmamıştır, doğmaya*caktır da.
    Yetim ve yoksul bir halde çobanlık yaparken en basit bilgiden habersizken, muallimi bulunmadığı bir hakikatken böylesine ilmi ve ahlakıyla donanması mu*cizeden başka ne ile izah edilebilir?..

  8. #8

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Onun muallimi Hazreti Allah’dı. Yalnız Ona her sırrı açıkladı. Ümmi iken bu kadar aydınlanması ancak Allah’ın müsaadesiyle olacak bir imkândır.
    Nitekim Endülüs’te yapılan açık oturumda bu ha*kikati Ebu Velid, meclistekilere kabul ettirmiş ve şöyle konuşmuştur: “Hazreti Muhammedi’m (s.a.u.) bir mual*limden ders almadan okuyup yazması ve bütün ilimleri, hikmetleri bilmesi bir mucizedir. ”
    13. Son Peygamber Oluşu:
    Kur’an’dan ayrı olarak kendisi birçok defalar son peygamber olduğunu haber vermiştir. Nitekim aradan bin beş yüz sene geçtiği halde aksi çıkmamıştır. Ebedi*yete kadar da çıkmayacağı şüphesizdir. O halde bunu söyleyen bir insan elbette ki, peygamberdir ve insanlara ulaştırdıklarının hepsi birer mucizedirler. İnanmalarını sağlayacak kuvvetlerdir. Lâkin Allah’a teslim olmak her kula müyesser değildir.
    14. Yirmi Yıldaki Başarılan:
    İslâmiyet’in doğuşundan yirmi yıl sonra yapılan Veda Haccı’na yüz elli bin müslüman katılmıştır. O za*manki şartlar ve dünya nüfusunun azlığı düşünülecek olursa, Allah’ın izni ve müsaadesi olmadan böyle bir sonuç nasıl alınabilir? Veda Haccı’ndaki durum, Al*lah’ın eşsizliğini, Peygamber’in O’nun Resulü olduğunu bildiren en büyük bir mucizedir.

  9. #9

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    15. Ayın Parçalanması Mucizesi:
    Bu mucize Kur’an’da yer almıştır:
    « Saat yaklaştı, Ay (ikiye) ayrıldı. Onlar bir mucize görürlerse yüz çevirirler ue “Büyük bir büyüdür” derler. (Peygamberi) tekzib ettiler. Heua (ve heves)lerine uydu*lar, halbuki (hayr-ü şer) her iş bir gayeye bağlıdır. And olsun ki onlara (kendilerini küfür ue inaddan şiddetle) vazgeçirecek nice haberler gelmiştir ki (her biri) gayesi*ne ermiş bir hikmet (ve ibret)dir. Fakat (onları) tehdit eden (bütün bu hadise)ler fâide vermiyor. »
    (El-Kamer: 1-5)
    Âyetlerde de açıkça görüleceği gibi Allah, Ay’ın ikiye ayrıldığını haber vermekle beraber, müşriklere hidayete ermeleri için, insan yaratıldığından beri nice nice mucizeler gösterildiğini buyurmaktadır.
    Ay’ın parçalanması mucizesi Kur’an muvacehe*sinde kesindir.
    Münakaşa edilecek hiçbir tarafı yoktur. Ancak bu*rada hikâyesini özetlemekle yetineceğiz:
    Enes, İbni Mes’ud, İbni Umer, Cübeyr bin Mut’im, Abdullah bin Mes’ud, Aliyyül Mürtaza, Hüzeyfetül Yemânî, Abdullah bin Abbas’ların (r.a.) ve diğer riva- yetçilerin sözleri bir araya toplanırsa Ay’ın ikiye ayrıl*ması olayı yakın bir ihtimalle şöyle ceryan etmiştir:

  10. #10

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Hazreti Muhammed (s.a.v.) Hicret'ten önce, Mek*ke’de halkı dine davet ederken, karşılaştığı eziyetlerden başka, bir de sık sık onlar kendisinden elle tutulur, gözle görülür mucizeler istiyorlardı.
    Zaman zaman şöyle konuşuyorlardı:
    “Sen peygamberim diyorsun.. Hani delillerin?.. Yaşadığımız Mekke vadisi dardır, bize yetmiyor. Al*lah’ından dile de şu dağ açılsın. Böylelikle ovalarımız, akarsularımız bollaşsın... Zenginleşelim.. Develerimiz artsın!” Veya:
    “Seninle ne farkımız var?.. Sen de bizler gibi yiyip içiyorsun. Allah’ına dua et de sana altından köşkler ver*sin. Merdiven kur da göğe çık, melekleri getir. Onlar peygamberliğine tanıklık etsinler. Bunu yapmazsan biz sana inanmayız. O halde Allah’ına yalvar gökten bize azab göndersin!” diyorlardı.
    Hazreti Muhammed (s.a.v.), gözleri ve kalbleri kör olan bu zavallılara ne gösterirse göstersin yine imana gelmeyeceklerini, vâdesi dolmadan hiçbir şey olmaya*cağını biliyordu.
    Nihayet Bis’et yılının sekizincisi geldi çattı. Mehtablı bir gecede Hıra Dağı’nda (şimdiki Nur Dağı), Hazreti Muhammed (s.a.v.), sahabeleriyle otururken müşrikler geldiler. Onunla tekrar tartıştılar. İçlerinden birisi elini semaya kaldırdı ve:

Benzer Konular

  1. Peygamberimizin Kızları
    Konu Sahibi kısmet Forum Hz Muhammedin Hayatı
    Cevap: 10
    Son Mesaj : 25.Temmuz.2014, 03:37
  2. Peygamberimizin Şeceresi
    Konu Sahibi kısmet Forum Hz Muhammedin Hayatı
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 25.Temmuz.2014, 02:20
  3. Peygamberimizin Salavatı
    Konu Sahibi wind Forum Salavatlar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 17.Mart.2014, 01:17
  4. 7 Ayetler ve Mucizeleri
    Konu Sahibi sabrina Forum Nazar Duaları Burada
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28.Mart.2013, 10:39
  5. Karbonatın Mucizeleri
    Konu Sahibi Elif Forum Lahutii Pratik Bilgiler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 21.Ocak.2013, 13:55

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •