Doğru
Doğru
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Mahşerde Şefaat

  1. #1

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart Mahşerde Şefaat

    Doğru
    Mahşerde Şefaat kimlere olacak ve ayrıca şefaat nasıl olacak?buyrun buradan öğrenelim değerli üyelerimiz.
    Mahşer alemi, herkesin mezarlarından çıkıp hesaba çekileceği álemin adıdır. Buna ahiret álemi diyoruz. Orada hesap vardır. Herkes dünyada yaptığının bedelini ödeyecek. Hiçbir şey gizli kalmayacak. Mahşer yerinin büyüklüğünü, ihtişamını, dehşetini, zorluğunu ve oradaki insanların çaresizliğini anlatmak çok zordur.

    Mahşer günü, dünyamızın günleriyle kıyaslanamaz. Saatlerle ifade edilemez. Nitelik ve niceliğini ancak yüce Allah bilir. Söylenecek her söz, yapılacak her tanımlama yetersiz kalacaktır. Dehşeti tarif etmekten uzak olacaktır.

    Orada sorgu var. Sorgu esnasında diller kilitlenecek, organlar konuşacak. Zalim zulmünden pişman olacak. Ama bu faydasız bir pişmanlık olacak.

    Orayı hasret kapsayacak. Dostlar birbirinden kaçacaklar. Allah için kurulan dostluklar hariç, dostlukların, arkadaşlıkların hiçbir faydası olmayacak o gün.



    Orada terazi kurulacak. Sevap ve günahların tartılacağı terazi. Bu dünyanın terazilerine benzemeyen bir terazi. "Teraziden maksat adalet midir?" Belki tartışılır ama orada bir terazinin olacağı kesindir. Orada sırat köprüsü kurulacak. Altından cehennem kaynayan sırat.

    Amel defterleri dağıtılacak o gün. Defterler, iyilik ve günahların sicilini anlatır. Hafıza kaybına uğrayanlar o gün hatırladıklarında mutlu olmayacaklar. Dönmek isteseler dönemeyecekler. Bağırsalar duyulmayacak. Çaresizlik ve pişmanlık kasıp kavuracak.

    İşte o dehşetli günün ümit parıltısı, Hz. Peygamber’in şefaati olacaktır. Sevgili Peygamberimiz, mahşer áleminin ateşini dindiren bir rahmet olacaktır o gün.

    Bütün müminlerin yöneldiği bir pusula olacaktır. Yüce Rabb’imizin müsaade ettiği noktaya kadar şefaat yetkisini kullanacak ve insanların kademe kademe kurtuluşunda aracı olacaktır. Aslında kendisi, "Umulur ki Rabb’in seni makam-ı mahmuda (övülmüş makama) yükseltir" (İsra, 73) ayetinin kendisine verilecek şefaate işaret olduğunu şefaatle bildirmişti.

    Her peygambere dünya hayatında reddedilmez bir dua imkánı verilmiştir. Ve her peygamber bunu dünyada kullanmıştır. O ise bunu ahirete saklamıştır. İnananlara şefaat olarak.

    İşte size peygamberimizin şefaatini anlatan o salih hadislerden birisi: "Kıyamet günü olunca insanlar birbirlerine karışırlar. Hz. Adem’e (AS) gelirler. Ona, ’Bize Rabb’inin katında şefaatçi ol’ derler. Adem, ’Ben bu konumda biri değilim, siz İbrahim’e gidin. O Rahman’ın yakın dostudur’ der.

    İbrahim’e (AS) gelirler. O da, ’Ben bu konumda biri değilim, siz Musa’ya gidin, o Allah’la konuşandır’ der.

    Musa’ya (AS) gelirler. O da, ’Ben bu konumda biri değilim, siz İsa’ya gidin. O Allah’ın ruhu ve kelimesidir’ der.

    İsa’ya (AS) gelirler. O da, ’Ben bu konumda biri değilim, siz Muhammed’e (SAV) gidin’ der.

    Bana gelirler. Ben, ’Ben bu konumdayım’ derim. Ve Rabb’imin huzuruna çıkmak üzere izin isterim. İzin verilir. Bu esnada bana şu anda bilmediğim bazı hamd sözleri ilham olunur. Bunlarla Rabb’ime hamd ederim. O’na secdeye varırım.

    ’Kalk ey Muhammed! Konuş, dinleneceksin; istediğin verilecektir; şefaatçi ol, şefaatin kabul edilecektir’ denilir. Ben de, ’Ey Rabb’im! Ümmetim, ümmetimi istiyorum!’ derim.

    devamı alt mesajda..

  2. #2

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    Allahu Azze ve Celle, Haydi git, kalbinde bir arpa tanesi ağırlığınca iman olan herkesi ateşten çıkar buyurur. Ben de bunun üzerine giderim ve bildirileni yaparım. Sonra tekrar döner, aynı övgü sözleriyle Ona hamd ederim. Sonra secdeye kapanırım.

    Kalk ey Muhammed! Konuş, dinleneceksin; iste, istediğin verilecektir; şefaatçi ol, şefaatin kabul edilecektirâ denilir. Ben de,Ey Rabbâim! Ümmetim, ümmetim! derim.

    Allahu Teala, Haydi git, kalbinde zerre miktarınca ya da hardal tanesi büyüklüğünce iman bulunan herkesi ateşten çıkar buyurur. Ben de bunun üzerine giderim ve bildirileni yaparım. Sonra tekrar döner, aynı övgü sözleriyle Ona hamd ederim, sonra secdeye kapanırım.

    Allahu Azze ve Celle, Kalk ey Muhammed! Konuş, dinleneceksin; iste, verilecektir; şefaatçi ol, şefaatin kabul edilecektir buyurur. Ben,Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetimi istiyorum derim.

    Allah (CC), Haydi git, kalbinde hardal tanesinden çok az miktarda iman olan herkesi çıkar, onları ateşten çıkar buyurur. Ben de gider bunu yaparım."

    Yüce Rabbimizden bu şefaati hak etmeyi temenni edelim.

Benzer Konular

  1. Şefaat nedir
    Konu Sahibi kısmet Forum Kıyamet Ve Ahiret
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 21.Temmuz.2014, 03:41
  2. Şefaat Salavatı
    Konu Sahibi wind Forum Salavatlar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 17.Mart.2014, 01:19
  3. Şefaat İçin Salavat
    Konu Sahibi wind Forum Salavatlar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 17.Mart.2014, 01:18

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •