Peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed’e indirilmiş son ilahi kitaptır. Kur’an, toplamak, okunan şey, bir araya gelmek gibi anlamlara gelir. Kur’an-ı Kerim’in en önemli özelliklerinden biri bozulmadan, değiştirilmeden günümüze kadar gelmesi ve kıyamete kadar geçerli olmasıdır. Kur’an, her devirde yalan üzere birleşmeleri imkansız denecek sayıda insan topluluğu tarafından nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar gelmiştir. Ayrıca Kur’an-ı Kerim’in korunması Allah’ın garantisi altındadır. “Kur’anı kesinlikle biz indirdik ve elbet onu yine biz koruyacağız” (Hicr, 15/9)
Kur’an bir mucizedir. Peygamberimiz döneminde edebiyat ve şiir çok gelişmiş olmasına rağmen Kur’an’ın bir cümlesinin benzeri bile meydana getirilememiştir. Bu yönde girişimler olmuş, ama dil açısından ölçüsüz, saçma sapan ve anlamsız cümlelerden öteye geçememişlerdir. Bu konuda Cenab-ı Hak inanmayanlara şöyle meydan okumuştur: “De ki, Andolsurı bu Kur'an’m bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar onun benzerini ortaya getiremezler. ” (İsra, 17/88) “Eğer kulumuza indirdiklerimizden şüpheye düşüyorsanız, haydi onun bir benzeri sûre meydana getirin. Eğer iddianızda doğru iseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi de (yardımcılarınızı) çağırın. Bunu yapamazsınız (ki elbette yapamayacaksınız), yakıtı insan ve taş olan cehen nem ateşinden sakının....”(Bakara, 2/23-24)
Kur’an manası yönüyle de mucizedir. Kur’an kendinden asırlar sonra ulaşılan bilimsel bazı buluş ve gerçekleri asırlar önce haber vermiştir. Hiçbir buluş onun getirdiklerinin aksini or taya koyamamıştır.