İsa Aleyhisselamın Kendisiyle Ölüleri Dirilttiği, Hacetlerin Usulü İçin Okunacak Dua

Ebul Hüzeyl (radıyallahu anha) dan rivayet edildiğine göre, Meryem oğlu İsa (Aleyhisselam) ölüleri diriltmek isteyince iki rekat namaz kılar birinci rekatta Mülk suresini ikinci rekatta Secde suresini okur namazı bitirince şu yedi isimle dua ederdi

يَا قَدِيمُ ، يَا خَفِيُّ ، يَا دَائِمُ ، يَا فَرْدُ ، يَا وِتْرُ ، يَا أَحَدُ ، يَا صَمَدُ
ya gadimu ya hafiyyu ya daimu ya ferdu ya vitru ya ehadu ya samedu

Ey gadim (varlığının başlangıcı olmayan) Ey hafi (gözlerden gizli olan) Ey Daim (ebediyyen var olacak) Ey ferd (tek olan) Ey vitr (bir olan) Ey Ehad Ey Samed (her şey kendisine muhtaç olan,kendisi ise hiç bir şeye ihtiyaç duymayan)

İsa Aleyhisselama bir şiddet isabet edince, şu diğer 7 isimle dua ederdi

يَا حَيُّ ، يَا قَيُّومُ ، يَا اللَّهُ ، يَا ، يَا ذَا الْجَلالِ وَالإِكْرَامِ ، يَا نُورَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَارَحْمَنُ ، وَرَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ ، يَا رَبُّ

ya hayyu ya gayyum ya allahu ya rahmanu ya zel celali vel ikram ya nuras semavati velardı ve ma beynehuma ve rabbel arşil azim ya rabbu

Ey hayy (diri olan) Ey gayyum (her varlığı ayakta tutan) Ey Allah Ey rahman Ey celal ve ikram sahibi Ey göklerin ve yerin ve bu ikisinin arasındakilerin nuru (aydınlatıcısı) Ey yüce olan arşın rabbi ya rabbi

Ancak şunu ifade edelim ki günümüzde bu rivayetle amel etmek isteyenler birinci rekatta secde suresi ikinci rekatta Mülk suresini okumaları uygun olur Zira Kuranı Kerimde Secde suresi önce geçmektedir. İsa Aleyhisselamın şeriatında ise buna riayet şart olmayabilir

Allah Dostlarının Geçimlerini Kendisiyle Temin Ettikleri Bol Rızık Duası

"Esmaus sahabe" isimli eserde zikredildiğine göre Davud İbni Ebi Hind şöyle anlatmıştır " Bir keresinde Mekke'ye doğru yola çıkmıştık yol esnasında bir yerde konakladık Bir A'rabi yanımıza gelip bizden yiyecek bir şeyler istedi Biz ise ona bir şey veremedik Ne zaman ki yola çıkacaktık, o kişi ellerini açıp:

يَا اللَّهُ يَا اللَّهُ يَا اللَّهُ يَا أَحَدُ يَا أَحَدُ يَا أَحَدُ يَا وَاحِدُ يَا وَاحِدُ يَا وَاحِدُ ارْزُقْنِي مِنْهُمْ شَيْئًا وَإِنَّ هَمَّ
أَبَوْا

Ya Allahû Ya Allahû Ya Allah Ya Ahedû Ya Ahedû Ya Ahed
Ya Vahidû Ya Vahidû Ya Vahid Ûrzûgni minhüm şey'en ve inne hemme ebev

Ey Allah Ey Allah Ey Allah Ey (hiçbir vasfında hiçbir varlıkla ortaklığı olmayan) Ehad! Ey Ehad! Ey Ehad! Ey (ortağı ve misli bulunmayan) Vahid Ey Vahid! Ey Vahid! Ey Vahid! Onlar her ne kadar (bana bir şey vermekten) yüz çevirseler de Sen (yine de bir şeyi vesile ederek) beni onlardan rızıklandır" diye dua etti.

Çok az bir zaman geçmişti ki develerimizden biri gelip önümüzde (Beni kurban edin dercesine)boynunu uzattı Hepimiz adamın duasının kabul edildiğini anladık ve deveyi boğazlayarak etlerinden biraz alıp kalanını ona bıraktık Bu acayip vaka üzerine kendisine bu durumdan sual ettik O da " Benim dedem Rasûlüllâh (sallallahu Aleyhi ve Sellem) in yanına gittiğinde, dedeme bu duayı öğretmişti Biz hep bu dua nın bereketi ile yaşarız. diye anlattı.

Bu hadiseyi Süleyman el-Alevi (Rahimehullah) da "el-Erbain" isimli eserinde nakletmiştir.

İsteklere Kesinlikle Nail Olmak İçin Okunacak Dua

Bu duayı Ali Haydar Efendi (Kuddise Sırruhu) Hazretleri kendi Mushaf-ı Şerifinde Hadid suresinin bulunduğu sayfanın kenarına mübarek hattı desti (el yazısı) ile yazmıştır ki bu rivayette Berâ İbni Azib (r.a) şöyle anlatmıştır


عن البراء بن عازب، قال‏:‏ قلت لعلي يا أمير المؤمنين أسألك بالله ورسوله إلا خصصتني بأعظم ما خصك به رسول الله صلى الله عليه وسلم واختصه به جبريل وأرسله به الرحمن فضحك، ثم قال له يا براء إذا أردت أن تدعو الله عز وجل باسمه الأعظم، فاقرأ من أول سورة الحديد إلى آخر ست آيات منها، إلى ‏{‏عليم بذات الصدور‏}‏ وآخر سورة الحشر يعني أربع آيات، ثم ارفع يديك، فقل‏:‏ يا من هو هكذا أسألك بحق هذه الأسماء أن تصلي على محمد وآل محمد، وأن تفعل بي كذا وكذا مما تريد فو الذي لا إله غيره لتقبلن بحاجتك إن شاء الله

Bir kere ben Ali (radiyallahu anha) Ey müminlerin emiri! Allah ve Rasulü nun hatırı için senden şunu istiyorum ki; Rasulüllah (s.a.v) in kendisi ile seni seçkin kıldığı şeylerin en büyüğü ile beni ayrıcalıklı kılmazmısın ki onunla Cibril (Aleyhisselam) Rasulüllah (s.a.v) i seçkin kılmış Rahman Teala da o şeyle Cibril (Aleyhisselam)ı Rasulüllah (s.a.v) e göndermiştir dedim

Bunun üzerine Ali (r.a) şöyle buyurdu Allahu Tealaya İsmi Azam ile dua etmek istediğinde hemen Hadid suresinin başından başlayarak o sureden altı ayeti kerimenin sonuna kadar yani

{‏عليم بذات الصدور‏}‏
"alîmun bi zâtis sudûr "

ayeti kerimesine kadar oku, sonra Haşr suresi'nin sonunu yani dört ayeti kerimesini oku sonra da iki elini kaldır ve:

Ey Allah Ey O Vahid ve Ehad olan, bu şekilde daim olan ve bu sıfatlara sahip başka bir kimse bulunmayan Zat! Bu ayeti kerimelerde zikredilen isimlerin hürmetine Senden diliyorum ki; Efendimiz Muhammed (Aleyhisselam)a ve onun aline salat edesin ve benim şu isteğimi yapasın. de

Kendisinden başka hiç bir ilah olmayan Allah'a yemin ederim ki İnşââllah elbette muhakkak hacetin (isteğin) ile dönersin.


Ayeti Kerimelerin Dua İle Birlikte Okunuşu

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
هُوَ الْأَوَّلُ وَالْآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
هُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْأَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنزِلُ مِنَ السَّمَاء وَمَا يَعْرُجُ فِيهَا وَهُوَ مَعَكُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَإِلَى اللَّهِ تُرْجَعُ الأمُورُ
يُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَهُوَ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
لَوْ أَنزَلْنَا هَذَا الْقُرْآنَ عَلَى جَبَلٍ لَّرَأَيْتَهُ خَاشِعًا مُّتَصَدِّعًا مِّنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَتِلْكَ الْأَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ
هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ هُوَ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ
هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ
هُوَ اللَّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاء الْحُسْنَى يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
اَللَّهُمَّ مِنْ هُوَ وَاحِدٌ أَحَدٍ وَلَا يَزَالُ كَذَلِكَ، وَلَا يَكُونُ كَذَلِكَ أَحَدُ غَيْرُهُ، أَسْأَلُكَ بِحَقِّ هَذِهِ الْأَسْمَاءِ أَنْ تُصَلِّيَ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّد وَعَلَى آلِهِ وَأَنْ تَقْضِيَ حَاجَتِي هَذِهِ آمِينَ


Bismillâhir rahmânir rahîm.

Sebbeha lillâhi mâ fîs semâvâti vel ard(ardı), ve huvel azîzul hakîm
Lehu mulkus semâvâti vel ard(ardı), yuhyî ve yumîtu, ve huve alâ kulli şey’in kadîr Huvel evvelu vel âhiru vez zâhiru vel bâtın(bâtınu), ve huve bi kulli şey’in alîm. Huvellezî halakas semâvâti vel arda fi sitteti eyyâmin summestevâ alâl arş(arşi), ya’lemu mâ yelicu fîl ardı ve mâ yahrucu minhâ ve mâ yenzilu mines semâi ve mâ ya’rucu fîhâ, ve huve meakum eyne mâ kuntum, vallâhu bi mâ ta’melûne basîr Lehu mulkus semâvâti vel ard(ardı), ve ilâllâhi turceul umûr Yûlicul leyle fîn nehâri ve yûlicun nehâre fîl leyl(leyli) ve huve alîmun bi zâtis sudûr.Lev enzelnâ hâzâl kur’âne alâ cebelin le raeytehu hâşian mutesaddian min haşyetillâh, ve tilkel emsâlu nadribuhâ lin nâsi leallehum yetefekkerûnHuvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve, âlimul gaybi veş şehâdeti, huver rahmânur rahîm Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve, el melikul kuddûsus selâmul mu’minul muheyminul azîzul cebbârul mutekebbir(mutekebbiru), subhânallâhi ammâ yuşrikûn Huvallâhul hâlikul bâriul musavviru lehul esmâul husnâ, yusebbihu lehu mâ fîs semâvâti vel ard(ardı) ve huvel azîzul hakîm. Allahumme men huve vahidun ehad ve la yezalu kezalik, ve la yekunue kezalik ehadu ğayruh es'elüke bi haggı hazihil esmai en tusalliye ala seyyidina muhammedin ve ala alihi ve en tagdi haceti hazihi amin


Eşrarın (Kötülük Edenlerin) Şerrinden Korunmak İçin Okunacak
Bir Dua


Ebu Nu'ayn (Radıyallahu Anh) dan rivayet ediliğine göre Ma'ruf el-Kerhi (Kuddise Sırrıhu) şöyle anlatmıştır: Yahudiler İsa (Aleyhisselamı) öldürmek için toplandıklarında, Allah-u Teala ona Cibril (Aleyhisselamı) gönderdiğinde onun kanadının içinde şöyle yazıyordu

اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِاسْمِكَ الْأَحَدِّ الْأَعَزِّ, وَأَدْعُوكَ اللَّهُمَّ بِاسْمِكَ الْكَبِيرِالمتعال الَّذِي مَلَأَ الْأَرْكَانُ كُلّهَا أَنْ تَكْشِفَ عَنِّي ضرما أَمْسَيْتُ وَأَصْبَحْتُ فِيهِ

Allahumme inni euzü bi esmaike ehadil eazzi, ve eduke Allahumme bismikel kebiril müteali ellezi melee erkane kulleha en tekşife anni durrama emseytu ve esbahtu fih.

Ey Allahım hiç şüphesiz ki ben eşrarın (köِtülük edenlerin) şerrinden senin tek olan en yüce ismi şeriflerine sığınıyorum Ey Allahım arşın bütün direklerini dolduran,senin çok büyük ve pek yüce ismi şeriflerinle sana dua ediyorum ki içersinde akşamladığım ve sabahladığım şeylerin zararını benden alasın

Bunun üzerine İsa (Aleyhisselam) bu dua ile Allahu Teala ya yalvarınca, Allahu Teala Cibril (Aleyhisselam)a, İsa (Aleyhisselam)ı semaya yükseltmesini vahyetti ve böylece onun kapısını saran on ki bin Yahudi'den kurtardı.


Kaynak: Arifan yayınları