Doğru
Doğru
Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Şirk Nedemektir ve Anlamı

  1. #1

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart Şirk Nedemektir ve Anlamı

    Doğru
    Şirk Nedemektir ve Anlamını öğreneceğiz ayrıca şirk çeşitleri burada..Şirk kelimesi, ortak koşmak (ortaklık) demek, «tevhîd» kelimesinin zıddıdır.
    Şerik ise, ortak demektir. Çoğulu «Şüreka»'dır.
    Kur'an-ı Kerîm'de insanlar, tevhide, yani Allah'ı birlemeye davet edilmişler, O'na gerek Zâtında, gerek Sıfat ve Fiillerinde başkalarını şerik, yani ortak kılmaktan, yalnız Allah'a mahsus olan ibâdette başkalarını O'na ortak etmekten şiddetle menedilmiştir.

    Bu sebeple Kur'an-ı Kerîm'de;
    «Şirkin pek büyük bir günâh ve zulüm olduğu»(1) Hak Teâlâ'nın «Kendisine şerik koşulmasını asla affetmiyeceği, bundan başka olan günahları dileyeceği kimseler için affedeceği bildirilmektedir.»(2) Çünkü insan, Allah'ın yeryüzündeki halîfesi (vekili)'dir. Zira yeryüzündeki herşey onun emrine ve hizmetine verilmiş, onun idaresine terkedilmiştir.(3) Öyle ise nasıl olur da, kâinatı idare etmek için yaratılan insan, kendisi gibi veya kendi hizmetinde olan şeylerin bazısını ilâh olarak kabul ederek Allah'ı bırakıp, ona ibâdet eder veya onları Allah'a şerik koşar?

    İşte şirk insanı bu şekilde alçaltacağı ve Allah'ın onun için takdir ettiği yüksek ve şerefli mevkii idrak ederek O'na ulaşmasına engel olacağı içindir ki, günahların en ağın olduğu ve Allahu Teâlâ'nın, kendisine şirk koşan bu gibi insanları asla affetmiyeceği bildirilmiştir.

    Şirkin Nev'ileri :
    Şirkin birçok nev'ileri vardır :

    1- Şirk-i İstiklâlî:
    Şirk nev'ilerinin en açığı; güneş, ay, yıldızlar gibi semavî varlıklara, tabiat kuvvetlerine, yan veya tam ilâh zannedilen insanlara, hülâsa, Allah'tan başka canlı veya cansız varlıklara tapınmak ve onlara ibâdet etmektir. Şirkin bu şekilde; Allah'ı bırakarak; veya bir veya daha çok varlıkları ilâh veya ilâhlar olarak kabul edip onlara tapınıldığından, bu türlü şirke, «Şirk-i İstiklâli» denmiştir.

    Hayır kaynağı olarak bir «hayır ilâhı», şer kaynağı olarak da bir «şer ilâhı» olduğuna inanan ve bu iki ilâha tapan «Seneviyye ve «Mecûsiler»'in şirki, bu şirke dahildir. «Zerdüşt» dininde olduğu gibi...

    2- Şirk-i Teb'iz :
    «Şirk-i Teb'iz» denilen bu şirk nev'inde ise; Allah'a inanmakla beraber, O'na başka şeyleri şerik (ortak), koşmak, yâni, ilâh olduğuna inanılan diğer varlıklarınıda Yüce Allah gibi ulûhiyet sıfatıyla muttasıl olduğuna inanmaktır. Hıristiyanlıkta sonradan uydurulup icad edilen «Teslis» akidesi, bu nev'i bir şirktir.
    Çünkü onlaz Hz. îsa'ya oğul, Hz. Meryem'e Ruhu'l - Kudüs adını vererek Oğul veya Ruhu'l - Kudüs'ün de bizzat Allah gibi kâdir-i mutlak ve âlim-i mutlak olduğunu sanmakta ve böylece Baba, Oğul ve Ruhu'l - Kudüs gibi üç başlı bir ulûhiyete inanmaktadırlar.

    3- Şirk-i Takrîb :
    «Şîrk-i Takrîb», adı verilen üçüncü nev'i şirkte ise; bu âlemin yaratıcısının bir olduğu kabul edilmekle beraber, «O'na yakınlığı temin etmek ve O'nun katında şefaatçi olmak üzere Allahu Teâlâ'yı bırakarak O'ndan başkasına, yani putlara ve heykellere tapmak, hiçbir fayda veya zarar veremiyecek olan bu cansız ve kıymetsiz eşyaya ibâdet etmektir. «Veseniyye», yani «Putperestlik» denilen bu şekil, en âdi, kötü ve gülünç şirk şekli olması Ve İslâmiyetin zuhuru sırasında bütün dünyada salgın halinde bulunması sebebiyle, Kur'an-ı Kerîm'de en ağır kelimelerle sık sık zikredilmiş ve bu sapık inanç şiddetle yasaklanmıştır.

    devamı varr...

  2. #2

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    — Şirkin diğer bir şekli de; bir kısım insanların kendi aralarından bazılarını «Rabb» olarak kabul etmeleri, onlara körü körüne inanarak Allah'ın emir ve nehiyleri yerine, onların emrettiklerini yapmaları, yasak kıldıklarını da yapmamalarıdır. Nitekim Kur'an-ı Kerîm'de, Yahudilerin Hahamlarını (yani kendi din adamlarım), Hıristiyanların da Rahiplerini Allah'dan başka birer Rabb edindikleri, yani emir ve yasaklarını bırakarak, kendi din adamla*rının emir ve yasaklarını tuttukları, halbuki bir tek Allah'a ibadetle emredilmiş oldukları beyan edilmektedir.

    Yukarıda zikredilen bu şirk nev'ileri, şu âyet-i kerimede gayet açık olarak şöylece özetlenmiştir.

    «... Hiçbirimiz Allah'dan başkasına tapmıyalım. O'na hiçbir şerik (ortak) koşmayalım. Allah'ı bırakıp içimizden bir kısmını kendimize Rab edinmiyelim.»

    Şirkin en kapalı görülen bir seldi de, yine Kur'an-ı Kerîm'de bildirilen, insanın kendi heves ve süflî arzularına körü körüne uymasidır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de

    «Kendi heves ve arzularım mâbûd edinen kimseyi gördün mü?.. buyurulmak suretiyle bu gibiler kötülenmişlerdir.

    O halde, açık veya kapalı olan her türlü şirkten dikkatle kaçınmak lâzımdır. Hakîkî Tevhîd'e ancak bu şekilde ulaşılır.

    Allah'a şirk koşmanın bütün bu nev'ileri, bilhassa putperestlik, güneş, ay ve yıldızlara ve tabiat kuvvetlerine, iki veya daha çok ilâha tapmak ve hıristiyanların teslis akidesi, Kur'an-ı Kerîm'-de şiddetle reddedilmiş, hakîkî tevhîd inancı bütün beşeriyete telkin edilmiştir. Böylece gerçek itaat ve ibâdetin ancak Allah'a yapılacağı, Allah'ın emirlerini terk ederek, başka bir kimsenin emirlerine veya süflî arzularına itaat etmenin bir nevi şirk hükmünde olduğu, birçok âyetlerde beyan buyurulmuştur.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    ŞİRK ALLAHA ORTAK KOŞMAK ORTAKLIK DEMEKTİR...TEVHİD..KELİMESİNİN ZIDDIDIR.
    KURAN,I KERİM,DE İNSANLAR TEVHİDE YaNİ ALLAH,I BİRLEMEYE DAVET EDİLMİŞTİR O,NA GEREK ZATINDA GEREK SIFAT VE FİİLLERİNDE BAŞKALARINA ŞERİK YaNİ ORTAK KILMAKTAN YALNIZ ALLAH,A MAHSUS OLAN İBADETTE
    BAŞKALaRINI ONA ORTAK ETMEKTEN ŞİDDETLE MEN EDİLMİŞTİR.
    BU SEBEPLE KURAN,I KERİMDE ŞİRKİN PEK BÜYÜK BİR GÜNAH VE ZULÜM OLDUĞUNU HAK TEALA,NIN KENDİSİNE ŞİRK KOŞULMANIN ASLA AFFEDİLMEYECEĞİNİ BUNDAN BAŞKA GÜNAHLARINI DİLEYECEĞİ KİMSELER İÇİN EFFEDECEĞİ BİLDİRİLMEKTEDİR. ÇÜNKÜ İNSAN aLLaH,IN YERYÜZÜNDEKİ VEKİLİDİR YERYÜZÜNDEKİ HER ŞEY ONUN EMRİNE VE HİZMETİNE VERİLMİŞ ONUN İDARESİNE TERK EDİLMİŞTİR.ÖYLEYSE NASIL OLURDa KAİNATI İDARE ETMEK İÇİN YARATILMIŞ İNSAN KENDİSİ GİBİ YADA KENDİ HİZMETİNDE OLAN BAZI ŞEYLERİ İLAH OLARaK KABUL EDEREK ALLAH,I BIRAKIP ONa İBADET EDER VEYA ONLARI ALLAH,A ŞİRK KOŞAR
    ALLAH,U TEALA KENDİSİNE ŞİRK KOŞAN BU GİBİ İNSaNLARI ASLA AFFETMEYECEĞİ BİLDİRİLMİŞTİR
    ..HİÇ ŞÜPHESİZ ALLAH KENDİSİNE ŞİRK KOŞANLARI BAĞIŞLAMAZ.BUNUN DIŞINDA KaLANLAR İSE ONLARDAN DİLEDİĞİNİ BAĞIŞLAR KİM aLLAH,A ŞİRK KOŞARSA ELBETTE O UZAK BİR SAPIKLIKLA SAPMIŞTIR
    NİSA SURESİ 116

  4. #4

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Şirke Düşmekten korkmak
    Allah celle celalehu şöyle buyuruyor:

    "Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz. Bundan başkasını dilediğine bağışlar." Nisa, 48

    "(İbrahim) Rabbim! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut." İbrahim, 35

    Rasululla h sallallah u aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

    "Sizin için en çok korktuğum şey küçük şirktir." Sahabeler:

    "Küçük şirk nedir?" diye sordular. Rasululla h sallallah u aleyhi ve sellem: "Riyadır" buyurdu. (Ahmed, İmam Elbani Sahih demiştir)

    İbni Mes'ud radıyallahu anh'dan, Rasululla h sallallah u aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Kim Allah'a şirk koşarak ölürse cehenneme girer." (Buhari ve Ahmed)

    Cabir radıyallahu anh'den, Rasululla h sallallah u aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Kim, hiçbir şeyi şirk koşmadığı halde Allah'a kavuşursa cennete girer. Kim de O'na bir şeyi şirk koşmuş olarak kavuşursa cehenneme girer." (Buhari, Müslim, Tirmizi ve İbn Mace)



    İstifadeler:

    1- Bütün müslümanların şirke düşmekten korkmaları gerekir.

    2- Riya küçük şirktir.

    3- Riya, bilhassa salih kimseler için en çok korkulaca k şeydir.

    4- Cennet ve cehennemi n her iksi de kişiyi çok yakındır. Cennetlik bir kimse son anda işlediği bir tek ameli sebebiyle cehenneme gidebilir .

    5- Cennet ve cehennemi n aynı hadiste birarada zikredilm esi, bu ikisinin birbirler ine yakın olduğunu gösterir. Bu yakınlık sebebiyle Cennettek iler ve Cehennemd ekiler birbirler ini görürler.

    6- Allah'a şirk koşmadan ölen kişi sonuçta muhakkak Cennete girecekti r. Şirk koşan kimse ise -insanların Allah'a en çok ibadet edeni bile olsa- muhakkak Cehenneme girecekti r. Cennet ona haram kılınmıştır.

    7- İbrahim aleyhisse lam, Allah'ın dostu, sevgili rasulü ve muvahhidl erin önderi olduğu halde, kendisini ve oğullarının şirke düşmesinden korkup Allah'a yalvarmıştır. Bu da bize bir müslümanın şirke düşmekten son derece korkması gerektiğini göstermektedir.

    8- İbrahim aleyhisse lam'in: "Rabbim çünkü onlar insanların çoğunu saptırdılar." ifadesi onun, insanların düştükleri durumlard an ibret aldığını göstermektedir.

    9- Buhari'nin de belirttiği gibi bu ayetler; şirke düşmekten korkup sakınmayı telkin etmek suretiyle "La ilahe illallah" ı açıklamaktadır.

    10- Müslümanlar, şirkten sakındıkları için kurtuluşa erecekler dir. Bunların Allah katında üstün ve değerli bir mevkileri vardır.

  5. #5

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    7

    Standart

    Şirkin İlk Olarak Ortaya Çıkışı


    Şirk, ilk olarak Nuh'un (a.s.) kavminde başlamıştır. Bunun üzerine Allahu Teala Nuh'u (a.s.) elçi olarak göndermiş, o da kavmini tek olan Allah'a (c.c.) ibadete davet etmiş, Allah'tan (c.c.) başka tapınılan putların terkedilm esini istemiştir. Kavminin Nuh'a (a.s.) cevabı, şirklerinde ısrar etmek ve onu küfürle karşılamak olmuştur.

    Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:

    "Dediler ki: "İlahlarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nasrı terketmey in." (Nuh: 71/23)

    İbni Abbas (r.a.) bu ayetin tefsirind e şöyle demiştir:

    "Bu isimler Nuh'un (a.s.) kavminden birtakım salih kişilerin isimleri idi. Onlar ölünce, şeytan onların kavimleri ne bunların oturduğu yerlere heykeller ini yapmalarını ve bu heykeller e o salih kişilerin isimlerin i vermeleri ni telkin etti. Onlar da böyle yaptılar. İnsanlar ilk başta bunlara tapmıyorlardı. Fakat bu heykeller i yapanlar öldükten sonra, yapılış gayesini unuttular ve daha sonra gelenler heykeller e ibadet etmeye başladılar."

    İbni Kayyım (r.a.) dedi ki:

    "Seleften bir çoğu şöyle buyurdula r:

    "Bu salih kişiler ölünce insanlar onların kabirleri ni ibadet yeri yaptılar, sonra heykeller ini diktiler aradan zaman geçince de, heykeller ine taptılar."

Benzer Konular

  1. Amin Nedemektir Niçin Amin Deriz
    Konu Sahibi wind Forum Dualar Hakkında Konular
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Şubat.2015, 20:51
  2. Nüşre Nedir Nedemektir?
    Konu Sahibi wind Forum Sihir Büyü Bozma Duaları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Ocak.2015, 20:12
  3. Şirk Koşmak Nedir
    Konu Sahibi wind Forum Lahuti Dini Bilgiler
    Cevap: 8
    Son Mesaj : 14.Ocak.2013, 21:10
  4. Tasavvufta İhsan Nedemektir
    Konu Sahibi RaidenRozz Forum Tasavvuf Lahuti
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 02.Kasım.2012, 17:20
  5. Mubin Duası ve Anlamı
    Konu Sahibi wind Forum Lahuti Dilek Duaları
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 10.Eylül.2012, 17:13

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •