Doğru
Doğru
Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
Toplam 25 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Zikir Usulü-Halkası-Zamanı

  1. #1

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart Zikir Usulü-Halkası-Zamanı

    Doğru
    Zikir Usulü-Halkası-Zamanı,zikir hakkında birçok önemli başlık bu konuda..Faziletli Olan Amelleri İşlemek

    Bu ki, kendisine faziletli amellerden herhangi bir şey tebliğ edildiği zaman, o şeyin ehli olmak için, bir defa dahi olsa onunla insanın amel etmesi uygundur. Mutlak surette onu terk etmesi uygun değil; ondan mümkün olanı yapmak gereklidir. Çünkü sıhhatında ittifak olan Peygamberin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şu hadîsi vardır.

    "Size bir şey emrettiğim zaman, gücünüz yettiği kadar o şeyden yapın."[1]


    Teşvik Ve Korkutma Ve Faziletler Hakkında Zayıf Hadislerle Amel Etmek


    Hadîs âlimleri, fıkıh âlimleri ve diğer âlimler şöyle demişlerdir: Faziletlerle terğıb ve terhib (teşvik ve korkutma) konularında, hadîs uydurma olmadıkça zayıf hadîslerle amel etmek caizdir vemüstahabdır. Fakat haram, helâl, alış-veriş, nikâh, talak ve bunlardan başka konularda zayıf hadislerle amel edilmez; ancak sahîh yahud hasen hadîslerle amel edilir. O kadar var ki, ihtiyatı gerektiren bir yerde zayıf hadîsle amel edilebilir. Nitekim bazı şeylerin satışına yahud nikâha dair keraheti ifade eden zayıf hadîsle ihtiyad bakımından amel edilir. Çünkü müstahab olan kerahetten korunmaktır: fakat bu vacib değildir.

    Bu bülümü şu sebebden konu edindim: Çünkü bu kitabda hadîsler gelecektir. Onların sahîh, hasen yahud zayıf olduğuna işaret edeceğim yahud zühul veya başka bir sebebden sükût edeceğim. İstedim ki, bu kural, bu kitabın başlarında yerleşsin.

    Zikir Halkasında Oturmak

    Bil ki, zikir müstahab olduğu gibi, zikir ehlinin halkasında oturmak da müstahabdir. Bu husustaki deliller birbirini takviye etmektedir. Bu deliller, inşa-Allah yeri geldikçe gösterilecektir. Buna dair, İbni Ömer´in (Radıyallahu Anhüma) naklettiği şu hadîs kâfi gelir:

    2- Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

    "Cennet bahçelerine uğradığınız zaman, otiaym (nasibinizi akn)" As-hab sordu: Yâ Resûlallah, cennet bahçeleri nedir Hazreti Peygamber buyurdu:

    "(Onlar) zikir halkalarıdır; çünkü Allah´ın gezip dolaşan melekleri vardır, onlar zikir halkalarını ararlar. Bu zikir halkalarına geldikleri zaman, onları kuşatırlar.

    3- Muaviye´den (Radiyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, Resûlül-lah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabından halka (çember) bir cemaat karşısında durup şöyle dedi:

    "Niçin oturuyorsunuz " Ashab: Oturduk Allah´ı zikrediyoruz, bizi İslâm´a ilettiğinden ve İslâm´la bize ihsan buyurduğundan O´na hamd ediyoruz, dediler. Peygamber Salîallahu Aleyhi ve Sellem de şöyle buyurdu: "Ancak bu iş için oturduğunuza Allah´a yemin eder misiniz Dikkat edin, ben sizi suçlamak için size yemin verdirmiyorum; fakat bana Cibrîl gelip haber verdi ki, Allah sizinle beraber meleklere karşı övünüyor,"[2]

    Ebû Saîd El-Hudrî ve Ebû Hureyre (Radıyallahu Anhüma) rivayet edildiğine göre her ikisi Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in şöyle buyurduğuna şahid olmuşlardır:

    "Allah´ı zikretmek için oturan bir toplumu muhakkak ki, melekler çevreler ve rahmet onları kaplar; üzerlerine huzur iner ve Allah Teâlâ bunları, kendi katında olanlara (meleklere) anlatıp över."[3]

    Kalb Ve Dil İle Zikir Etmek

    Zikir, hem kalb ve hem de dil ile olur. Zikrin en faziletlisi, her ikisiyle birlikte yapılanıdır. Kalb ve dilden birisiyle yapıldığı takdirde, kalb ile yapılan zikir, yalnız dil ile yapılandan daha faziletlidir. Sonra riya olur zannından korkarak kalb ve dil ile birlikte zikri terk etmek uygun düşmez. Doğrusu zikirle Allah rızasını gözeterek onu hem dil ve hem de kalb ile birlikte yapmaktır. Biz, Allah kendisine rahmet etsin, kitabın başlarından Fudayl´-dan anlattık ki, "insanlar için (görürler diye) ameli terk etmek riyâdir."

    Eğer kişi, insanların kendisini murakabe etmesine bir kapı açarsa ve onların batıl zanlarının gelişinden kaçınırsa, o takdirde hayır kapılarının çoğunu kendisine kapamış ve dinin önemli işlerinden büyük bir kısmım aleyhine olarak kaybetmiş olur. Ariflerin yolu bu değildir.

    5- Hazreti Aişe´den (Radıyalîamı Anha) rivayet edildiğine göre demiştir

    "Namazdaki (yahud duadaki okuyuşunda) sesini yükseltme ve onda gizli de (okuyuş yapma, ikisi ortası olsun)." (Isrâ: 110) ayeti kerimesi, dua hakkında nazil olmuştur.[4]

    Zikrin Fazileti Hangi Amellerle Kazanılır

    Bil ki, zikrin fazileti tesbîh, tehlil, tahmîd, tekbîr ve [5] ve bunların benzerlerine bağlı değildir. Bunun doğrusu, Allah için iş yapan her itaatkâr, Allah Tealâ Hazretlerini zikredicidir. Saîd ibni Cübeyr (Radıyallahu Anh) ve diğer alimler böyle söylemişlerdir.

    Atâ (Allah rahmet etsin) şöyle demiştir:

    "Zikir meclisleri (toplantıları), helâl ve haramdan ibarettir: Nasıl satın alırsın, nasıl satarsın, nasıl namaz kılarsın, nasıl oruç tutarsın, nasıl evlenirsin, nasıl boşarsm, nasıl hac yaparsın ve bunların benzeri şeylerdir."

    devamı var..

  2. #2

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    Çok Zikredenler Kimlerdir


    Allah Tealâ Hazretleri şöyle buyurmuştur:

    "Bütün müslim erkekler ve müslim kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, ibâdete devamlı erkekler ve kadınlar, sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazı erkekler ve mütevâzi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ka*dınlar, Allah´ı zikreden erkekler ve kadınlar... (işte) Allah bunlara büyük bir mağfiret ve mükafat hazırlamıştır."[6]

    6- Ebû Hüreyre´den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre Resûlüllah (Sallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

    "Müferridûn (her hallerinde Allah´ı zikredenler), öne geçmişlerdir."

    Sahabîler dediler ki, müferridûn kimlerdir ya Resûlallah Resûlüllah: "Al*lah´ı çok zikreden erkekler ve kadınlardır." buyurdu.[7]

    Bil ki, yukarda geçen Ahzab sûresinin 35. ayeti kerimesinin anlamı üzerinde, bu kitab sahibinin önemle durması gerekir. Bunun manasının tefsirinde ihtilâfa düşülmüştür. İmam Ebu´l-Hasen, İbni Abbas´dan (Radı*yallahu Anhüma) rivayetinde der ki, Allah´ı zikirden murad, namazlar sonunda, sabah ve akşam, yataklarda, uykudan her uyarımca, evden sabah çıkıp akşam dönüşte Allah´ı zikredenlerdir.

    Mücahid de şöyle demiştir: Bir kimse, ayakta iken, otururken ve ya*tarken Allah´ı anmadıkça "Allah´ı çok zikreden erkeklerden ve kadınlardan" olmaz.

    Atâ´ demiştir ki, beş vakit namazların haklarını gözeterek onları kılan kimse, "Allah´ı çok zikreden erkekler ve kadınlar" hükmüne girer.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    7- Ebû Saîd El-Hudrî (Radıyallahu Anh) hadîsinde, Resûlüllah Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem´in şöyle buyurduğu varid olmuştur:

    "Bir adam, geceleyin hanımını uyandırıpta beraber iki rekât namaz kılsalar (yahud herbiri iki rekât namaz kilsa şeklinde ravinin şekki var*dır), Allah´ı çok zikreden erkekler ve kadınlar arasına yazılırlar."Bu, meş*hur bir hadîstir. [8]

    Büyük İmam Ebû Amr ibni´s-Salah´dan (Allah ona rahmet etsin) sorul*du ki, Allah´ı çok zikreden erkekler ve kadınlardan olmanın miktarı nedir Dedi ki:

    "Peygamberden sabit olan zikirleri, sabah-akşam, gece-gündüz, değişik .durumlarda ve bütün vakitlerde devam etmektir. Bu zikirler de, hadîs kitab-Iarının özel bölümlerinde "Gece ve gündüz yapılacak zikir ve dualar" baş*lıkları altında toplanmıştır. Bunlara devam edenler, "Allah´ı çok zikreden erkekler ve kadınlar" dan olurlar; daha doğrusunu Allah bilir.

  4. #4

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    Abdestsız Zikir Yapılması

    Âlimler, abdestsiz, cünüb, hayız ve nifas halinde olanların hem dil ile, hem de kalb ile zikir yapmalarının cevazında ittifak etmişlerdir. Bu zikirler de, tesbîh (sübhânellah), tehlîl (lâilâhe illallah), tahmîd (Elhamdü lillâh), tekbîr (Allahu Ekber), Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem´e salât (Al-lahümme Salli Alâ Muhammed), dualar ve bunların benzerleridir. Ancak Kur´an okumak, cünüb olanlara, hayiz ve nifas halinde bulunan kadınlara haramdır. Bunlar, isterse az veya çok okusun, isterse âyetin bîr kısmını okusunlar, hüküm aynıdır. Bu kimselerin, telâffuz etmeksizin Kur´ân´i kalbden geçirmeleri caiz olduğu gibi, mushafa bakmak caizdir.

    İmamlarımız şöyle demişlerdir.: Musibet ve felâket anlarında, cünüb ve hayız olanların

    "înnâ lillâhi ve inna ileyhi râciûn

    "Biz, Allah´dan geldik ve O´na döneceğiz."[9] demeleri ve vasıtaya binme zamanında:

    "Sübhânellezî sahhara lenâ hazâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn"

    "Bu vasıtayı bizim hizmetimize veren, noksanlıklardan münezzehtir; biz buna güç yetirenler değiliz."[10] ve dua yerinde:

    "Rabbena Âtinâ fiddünyâ haseneten ve fil-âhireti haseneten ve kmâ azâbennâr

  5. #5

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    Rabbimiz, bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru,"[11] demeleri caizdir; bu okuyuşlarla Kur´am kasdetme-dikleri takdirde... Yine cünüb ve hayız olanlar, Kur´am kasdetmedikleri zaman, "Bismillah" ve "Elhamdü lillah" diyebilirler; zikri kasdetseler de, hiç bir kasıdları olmasa da eşittir, Kur´ân´ı kasdetmedikçe günahkâr olmazlar. Okunuşu neshedilen (kaldırılan) âyeti okumaları caizdir. Meselâ: "Eşşeyhu veşşeyhatü izâ zeneyâ fercümûhümâ

    Yaşlı erkek ve yaşlı kadın zina yaparsa, onları recmediniz." gibi...

    Bunlar, Kur´am kasdetmiyerek bir insana: "Huzi´lkitâbe bikuvvetin"

    Kitabı kuvvetle al."[12]

    Yahud:

    "Udhulûhâ biselâmin âminin´´

    Girin oraya selâmet ve güven içinde oiarak."[13] demeleri haram olmaz.

    Cünüb ve hayız olanlar, su bulamadıkları zaman teyemmüm ederler ve böylece Kur´an okumaları caiz olur. Bu teyemmümden sonra abdesti bozan hal olursa, onların kur´an okumaları haram olmaz. Nitekim gusül yaptıktan sonra abdesti bozulan kimsenin Kur´an okuyabilmesi de böyledir. (Ancak bu durumlarda Kur´ana yapışılmaz. Kur´ana tutmak için taharet (abdestli) üzere bulunmak şarttır.) sonra, ister yolculuk halinde ve ister ikâmet halinde olsun, suyun yokluğundan dolayı teyemmüm olmasında bir fark yoktur; teyemmümden sonra (cünüb ve hayız) Kur´an okuyabi*lir, teyemmüm arkasından abdesti bozulsa bile...

  6. #6

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    İmamlarımızdan biri demiştir ki, (Cünüb veya hayız) eğer ikâmet ha*linde ise (seferi durumda değilse), bu teyemmümle namaz kılar ve ancak onunla namazda kur´an okuyabilir; namaz dışında Kur´an okuması caiz değildir. Fakat bunun doğrusu, yukarda söylediğimiz gibi her iki halde de Kur´an okumanın caiz olmasıdır; çünkü teyemmüm gusül yerindedir.

    Eğer cünüb olan kimse teyemmüm etse ve sonra su görse, o suyu kullan*ması (onunla gusletmesi) gerekir. Çünkü gusletmedikçe ona Kur´an okuma haram olduğu gibi, cünub olana haram olan her şey buna da haram olur.

    Eğer bu kimse teyemmüm edip namaz kılsa ve Kur´an okusa, sonra abdestsizlikten yahud başka bir farzdan dolayı yahud bunlardan başka bir iş için teyemmüm etse, Kur´an okumak ona haram olmaz.

    Sahîh ve muhtar olan mezheb budur; fakat bir kısım âlimlerimizin bu*rada ayrı bir görüşü vardır ki, o da Kur´an okumasının haram oluşudur. Bu görüş zayıftır. Ancak bir cünüb su bulamadığı gibi, teyemmüm ede*cek toprak cinsi bulamazsa, bulunduğu hal üzere, vakte hürmet için na*maz kılar; fakat namaz dışında Kur´an okumak ona haram olur, namaz İçinde de, Fatiha sûresinden ziyade okuması da haramdır.

    Bu durumda olan kimsenin Fatiha okumasının haram olup olmadığı hususunda iki görüş vardır. Bu iki görüşten sahîh olanı Fatiha sûresinin okunması haram değil, vacibdir. İkinci görüşe göre, Fatiha´yı okumak haramdır; ancak Kur´an okuyamayan bir kimsenin söyleyebildiği zikirler yapılır.

  7. #7

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    Konumla ilgili olduğu için bu fıkıh meselelerim burada Özet olarak anlattım; yoksa fıkıh kitablarında delillere dayalı daha bir çok tamamla*yıcı bilgiler vardır, daha iyisini Allah bilir.

    Zikir Yapanın Takınacağı Tavır

    Zikir yapanın en mükemmel vasıfları takınması gerekir: Bir yerde otu-ruyorsa, kıbleye yönelir. Başını eğerek sükûnet ve vakarla, huzur ve huşu ile oturur. Eğer bu hallere riayet etmeyerek zikir yapılırsa caizdir ve bunu yapan hakkında bir kerahet olmaz. Fakat özürsüz olarak böyle bir dav*ranışla en faziletli hal terk edilmiş olur. Bu hususta kerahet olmadığına delil, Allah Tealâ Hazretlerinin şu âyetidir:

    "Gerçekten göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün değişip durmasında, akıl sahibleri için (Allah´ın kudret ve azametine delâlet eden büyük nişanlar ve) alâmetler vardır. Ayakta iken, otururken, yatarlar*ken Allah´ı zikredenler ve göklerle yerin yaratılışı üzerinde düşünen*ler.. . [14]

  8. #8

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    8- Hazreti Aişe (Radıyallahu Anha) şöyle demiştir:

    "Ben hayız halde iken, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kucağı*ma yaslanıp Kur´an okurdu."[15] Bir rivayette de: "Ben hayız iken, Pey*gamberin başı kucağımda idi." şeklindedir.[16]

    Yine Hazreti Aîşe´den (Radıyallahu Anha) şöyle dediği nakledilmiştir: "Ben divan üzerine yaslanırken (yatarken) hizbimi [17]adet edindiğim ez-kârımi) okurum."

    Zikir Yeri Nasıl Olmalıdır

    Zikir yapılan yerin, insanı meşgul edecek şeylerden boş olması ve te*miz bulunması gerekir. Çünkü bu, anılana (Allah´a) ve zikre hürmet ba*kımından daha büyük saygı, ifâde eder. Bunun için, mescidlerde ve şe*refli yerlerde zikir övülmüştür.

    Büyük İmam Ebû Meysere´den (Radıyallahu Anh) nakledildiğine gö*re şöyle demiştir: "Allah Teâlâ, ancak pâk yerde zikredilir"

    Zikir yapanın ağzının da temiz olması uygundur; eğer ağzında deği*şiklik varsa, onu misvak (fırça) ile temizler. Bedeninde veya ağzında pis sayılan bir şey varsa, onu su ile yıkayarak giderir. Böyle bir halde zikir yapmak mekruh ise de haram değildir.

    Ağzında (İçki gibi) pislik varken Kur´an okumak mekruhtur. Haram olduğu hususunda iki görüş var; sahîh olanı haram olmayıştır.

  9. #9

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    Zikir Yapılmayan Yerler


    Bil ki, zikir, şeriatın istisna ettiği haller dışında bütün ahvalde iyidir. Zikirlerin bablarında geleceklere bir işaret olmak üzere biz burada bir kıs*mını anlatacağız. Zikrin yapılmaması gereken yerler:

    Büyük-küçük abdest bozarken, cinsî münâsebet halinde iken, hatibin sesini duyan kimse için hutbe okunurken, namaza durulduğu zaman an*cak Kur´anla meşgul olunur; meşru olan dualardan başkası namazlarda yapılmaz (yalnız rükû ve secdesi olmayan cenaze namazında yapılabilir), uyku bastırmışken zikir yapmak mekruhtur. Yolda ve hamamda mekruh olmaz. Daha doğrusunu Allah bilir...


    Zikirden Maksad Kalbin Huzurudur


    Zikirden maksad, kalbin huzurudur (kimin huzurunda ne yaptığını bil-mesidir). O halde zikir yapanın maksadı bu olmalı ve bunu elde etmeye düşkün bulunması gerekir. Zikir sözlerinin mânâ ve lafızları üzerinde dü*şünmeli ve mânâsını anlamalıdır. Kur´an okumakta mânâyi anlamak ge*rekli olduğu gibi, zikirde de bu gereklidir; çünkü ikisi de maksud olan ibâdet manasında müşterektirler. Bundan dolayı sahîh olan muhtar mez-hebde, zikir yapan kimsenin "Lâ İlahe İllallah "daki "Lâ" yi uzatması müstahab kabul edilmiştir; çünkü burada mânâyı düşünmek vardır. (Hayır, hayır, asla... Allah´dan başka ibâdet edilecek bir ilâh yoktur, şeklinde dü*şünülüp bilinmelidir.) Allah daha iyisini bilir.

  10. #10

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    Belirli Vakitlerde Yapılan Zikirler


    Bir kimsenin gece yahud gündüz vaktinde yahud namaz sonunda ya hud herhangi bir halde zikirden bir vazifesi var da, onu yapmaya imkân bulamayıp kaçırmış olursa, onu ihmal etmeksizin imkân bulduğu zaman yerine getirmelidir. Çünkü o zikre devamı âdet edindiği zaman, onu ka*çırmak için bir sebeb çıkarmaz. Fakat onu kaza etmekte gevşeklik yapar*sa vaktinde de o zikri kaçırması kolaylaşmış olur.

    9- Ömer İbni´l-Hattab (Radıyallahu Anh) Hazretlerinden rivayet edil*gine göre demiştir ki, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle bu*yurmuştur:

    "Kim okumasını âdet edindiği zikrini yahud ondan bir kısmını (gece*leyin yerine getirmeyip) uyur da sonra onu, sabah namazı ile öğle namazı arasında okursa, geceleyin onu okumuş gibi kendisine sevab yazılır."´[18]

Benzer Konular

  1. Fıkra Zamanı :))
    Konu Sahibi SOLAK Forum Lahutii Fıkraları
    Cevap: 29
    Son Mesaj : 31.Ağustos.2016, 13:08
  2. Niyet Bakma Usulü
    Konu Sahibi wind Forum Lahuti Dilek Duaları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Ağustos.2014, 03:17
  3. Kadir Gecesinin Zamanı
    Konu Sahibi kısmet Forum Mübarek Günler-Geceler
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 24.Temmuz.2014, 00:47
  4. Niyet Bakma Usulü
    Konu Sahibi wind Forum Lahuti Dilek Duaları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 07.Ocak.2014, 17:31
  5. Köy Usulü Keçi Peynirli tart
    Konu Sahibi Elif Forum Lahutii Mutfağı (Yemek Tarifleri)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Ekim.2012, 23:58

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •