Aşûra Gecesinin ve Gününün Amelleri Aşûrâ Gecesi Yapılacaklar

Rivâyete göre: “Her kim âşûrâ gecesi abdest tazeleyip iki rek’at namaz kıldıktan sonra, diz üstü çökmüş halde kıbleye yönelik vaziyette her birinin başında besmele çekerek 360 (üç yüz altmış) Âyete’l-Kürsî okuduktan sonra 48 (kırk sekiz) kere:

﴿ قُلْ بِفَضْلِ اللّٰهِ وَبِرَحْمَتِه۪ فَبِذٰلِكَ فَلْيَفْرَحُواۜ هُوَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ ﴾ [سورة يونس:١٠/٥٨]


Gul bi fadlillâhi ve bi rahmetihî fe bi zâlike felyefrehû, huve hayrun mimmâ yecmeûn (Yunus 58.ayet)

De ki: “Ancak Allah’ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır.”

Âyet-i Kerîmesi’ni okur da, sonra on iki kere:

"أَللّٰهُمَّ إِنَّ هٰذِه۪ لَيْلَةٌ جَد۪يدَةٌ وَشَهْرٌ جَد۪يدٌ وَسَنَةٌ جَد۪يدَةٌ، فَأَعْطِنِىَ اللّٰهُمَّ خَيْرَهَا وَخَيْرَ مَاف۪يهَا، وَاصْرِفْ عَنّ۪ى شَرَّهَا وَشَرَّ مَاف۪يهَا وَشَرَّ فِتْنَتِهَا وَمُحْدَثَاتِهَا وَشَرَّ النَّفْسِ وَالْهَوٰى وَالشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ."


Allahumme inne hazihil leyletun cedidetun ve şehretun ve senetun cedide,Fea'tıni Allahumme hayraha ma fiha vasrif anni şerreha ve şerre ma fiha ve şerre fitnetiha ve muhdesatiha ve şerren nefsi vel heva veş şeytanirracim

“Ey Allâh-ım! İşte bu, yeni gecedir, yeni aydır ve yeni yıldır. Öyleyse ey Allâh-ım! Bana onun hayrını da, onda bulunanların hayrını da nasîb et. Onun şerrini de, onda bulunanların şerrini de, onun fitnesinin şerrini de, onda meydâna gelecek olan şeylerin şerrini de, nefsin ve kötü arzusunun şerrini de, kovulmuş şeytanın şerrini de benden çevir.” derse, peşine de:

﴿ ... رَبَّنَآ اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ ﴾ [سورة البقرة:٢/٢٠١]

Rabbenâ âtinâ fîd dunyâ haseneten ve fîl âhirati haseneten ve gınâ azâben nâr (Bakara 201.ayet)

“Ey Rabbimiz! Bize dünyada da âhirette de güzel olan şeyler ver ve bizi ateşin azabından muhafaza et.”

Gibi, Kur’ân-ı Kerim’den iktibas edilen duâlardan dilediğiyle bitirir, defaat ile teşbih, tehlil ve salevattan yani:

"سُبْحَانَ اللّٰهِ، وَلٰٓا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ، وَصَلَّى اللّٰهُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ وَسَلَّمَ."

Sübhanallahu, vela ilahe ilallahu, ve sallallahu ala seyyidina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim

Dedikten sonra:

"أَللّٰهُمَّ اغْفِرْل۪ى وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ."
Allahummağfirli velil mu'minine vel mu'minat

“Ey Allâh-ım! Beni de, inanan erkekleri de, kadınları da bağışla!”

Diyerek Müslüman erkek ve kadınların tümü için duâ yaparsa, o sene bütün kötülüklerden korunmuş olur.”[10]

Aşura Gecesi Namazı

Her rek’atta Fâtiha Sûresi’nden sonra üç kere İhlâs Sûresi okunarak 100 (yüz) rek’at kılınır. Namazdan sonra yetmiş kere:

"سُبْحَانَ اللّٰهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلٰٓا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَاللّٰهُ أَكْبَرُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِا للّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظ۪يمِ."

'Sübhânallâhi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber velâ havle velâ guvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azim

“Bütün tenzihler Allâh’a âittir. Bütün hamdler Allâh’a mahsûstur. Allâh’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Allâh her şeyden büyüktür. O en büyük ve en yûce olan Allâh’ın yardımı olmadan hiçbir ibâdete kuvvet ve hiçbir günahtan dönüş imkânı yoktur”

Teşbîhi zikredilir. Sonra 70 (yetmiş) kere istiğfâr edilir, daha sonra da yetmiş kere salevât okunur.

“Ravzatü’l-Ulem┠isimli eserde zikrolunduğu veçhile Ümmü’l-Mü’minîn Hz.Âişe (r.anhâ)’dan rivâyet olunduğu üzere: --- “Bu namazı kılan kişi öldüğü zaman kabri misk ve anberle doldurulur, kabre konan herkesin tüyleri dağılır ama bu namazı kılanın kabrinde tüyleri dâhi bozulmaz. Kabrinden çıkartıldığı zaman yüzü dolunay gecesi gibi nurlu olur ve kocasının evine hazırlanıp götürülen gelin gibi cennete götürülür.”[11]

Aşûrâ Günü Namazları


Âşûrâ günü oruç tutulur, çünkü bu oruçta bütün senenin sevâbı vardır. Rasûlüllâh (aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm): --- “Kim âşûrâ günü oruç tutarsa sanki bütün zamanlarda oruç tutmuş gibidir.”[12] Buyurmuştur.

Güneş doğduğu zaman kişi gusül abdesti alır, yeni elbiseler giyinir, sonra bir avuç su alıp onunla başını mesheder ve:

"حَسْبِىَ اللّٰهُ وَكَفٰى، سَمِعَ اللّٰهُ لِمَنْ دَعَا، لَيْسَ وَرَآءَ اللّٰهِ مُنْتَهٰى، مَنِ اعْتَصَمَ بِحَبْلِ اللّٰهِ نَجَا."

"Hasbiyallahu ve kefa, semiallahu limen dea leyse vera allahi münteha,meni teseme bi hablillahi necâ "
“Allâh yeter ve kâfidir. Allâh, duâ edeni işitir. Allâh’dan öte varılacak hiçbir şey yoktur. Allâh’ın ipine tutunan kurtulur” zikrini söyler.

Daha sonra iki rek’at kılar. İlk rek’atta Fâtiha Sûresi’nden sonra Âyete’1-Kürsî, ikinci rek’atta ise Fâtiha Sûresi’nden sonra Haşr Sûresi’nin son Âyet-i Kerîmeleri’ni (Lev Enzelnâ’dan aşağısını) okur.

Namazdan sonra Rasûlüllâh ﷺ (aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm) salât-ü selâm getirir ve şu duâyı okur:

"يَا أَوَّلَ الْاَوَّل۪ينَ وَيَا اٰخِرَ الْاٰخِر۪ينَ لٰٓا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ خَلَقْتَ أَوَّلَ مَا خَلَقْتَ ف۪ى هٰذَا الْيَوْمِ وَتَخْلُقُ اٰخِرَ مَا تَخْلُقُ ف۪ى هٰذَا الْيَوْمِ، أَعْطِن۪ى ف۪يهِ خَيْرَ مَا أَوْلَيْتَهُ مِنْهُ أَوْلِيَآئَكَ وَأَنْبِيَآئَكَ وَأَصْفِيَآئَكَ مِنْ ثَوَابِ الْبَرَايَا وَأَسْهَمَ مَا أَعْطَيْتَهُمْ ف۪يهِ مِنَ الْكَرَامَاتِ بِحَقِّ مُحَمَّدٍ وَاٰلِه۪ وَأَصْحَابِه۪."


"Ya evvel evveline veya ahirel ahirine la ilahe ente halagte evvel ma halagte fi hazal yevmi ve tahlugu fi hazal yevm, atıni fihi hayra ma evleytehu minhu evliyaeke ve enbiyaeke ve esfiyaeke min sevabil bereya ve esheme ma ataytehum fihi minel kerameti bihaggı muhammedin ve alihi eshabih"

“Ey öncekilerden evvel olan! Ey sonrakilerin âhiri olan! Senden başka hiçbir ilâh yoktur, ilk yaratmış olduğun şeyi bugün yarattın, son yaratacağın şeyi de bugün yaratacaksın. Muhammed ﷺ (aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm) ve âl-i ashâbı hakkı için bugün bana, dostlarına, peygamberlerine ve seçkin kullarına verdiğin şeylerin en hayırlısını ve bugün onlara ikrâm ettiğin şeylerin en nasiplisini ver.”

İmâm-ı Echûrî’nin naklettiği bir Hadîs-i Şerîf’e göre;

--- “Aşûrâ günü her rek’atta bir Fâtiha ve 15 (on beş) îhlâs okuyarak dört rek’at kılan kişinin elli sene geçmiş, elli sene de gelecek günahlarını Allâh-ü Te’âlâ mağfiret eder. O gün iki rek’at dâhi kılan bütün sıddîkların amelleriyle Allâh-ü Te’âlâ’ya takarrubta bulunmuş (mânen yakınlaşmış) gibi olur.”[13]

Şöyle de rivâyet edilmiştir: Aşûrâ günü kişi bir selâmla altı rek’at kılar. Her rek’atta Fâtiha Sûresi’nden sonra Şems Sûresi, Duhâ Sûresi, Zelzele Sûresi, İhlâs Sûresi ve Mu’avvezeteyn (Felak-Nâs) Sûrelerini okur. Namazdan sonra secde eder ve secdede yedi kere Kâfirûn Sûresi okur. Sonra hangi duâyı ederse etsin duâsı kabul olunur. Sonra da şu duâyı okur:

"أَللّٰهُمَّ اجْعَلْن۪ى مِمَّنْ دَعَاكَ فَأَجَبْتَهُ وَاٰمَنَ بِكَ فَهَدَيْتَهُ وَرَغِبَ إِلَيْكَ فَأَعْطَيْتَهُ وَتَوَكَّلَ عَلَيْكَ فَكَفَيْتَهُ وَاقْتَرَبَ مِنْكَ فَأَدْنَيْتَهُ، أَللّٰهُمَّ امْدُدْل۪ى عَيْش۪ى مَدًّا وَاجْعَلْ ل۪ى ف۪ى قُلُوبِ الْمُؤْمِن۪ينَ وُدًّا، أَللّٰهُمَّ إِنّ۪ى أَسْأَلُكَ الْا۪يمَانَ بِكَ وَأَسْأَلُكَ الْفَصْلَ مِنَ الرِّزْقِ وَأَسْأَلُكَ الْعَافِيَةَ مِنَ الْبَلٰٓاءِ فِى الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَأَسْأَلُكَ حُسْنَ الْعَاقِبَةِ فِى الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ."
"Allahummec alni mimma deake feeceytehu bike fehedeytehu ve rağibe ileyke feataytehu ve tevekkele aleyke fekefeytehu vagterabe minke feednaytehu Allahummem'dudli ayşi medde vec'al li fi gulubil mu'minine vudda Allahumme inni es'elükel iymane bike ve es'elükel fasle miner rizgı ve es'elükel afiyete minel belai fid dünya ve fil ahirati ve es'elüke husnel afiyete fid dünya vel ahira "

“Ey Allâh'ım! Sen beni Sana duâ edip kabûl ettiğin, Sana îmân edip hidâyet ettiğin, Senden isteyip lütfettiğin, Sana tevekkül edip her işine kifâyet ettiğin ve Sana yakınlaşmaya çalışıp Kendine yakın ettiğin kullarından eyle.Ey Allâh-ım! Geçimimi benim için bollaştır, mü’minlerin kalblerinde benim sevgimi halk eyle. Ey Allâh-ım! Ben senden Sana hakîki mânâda îmân isterim, bolca rızık isterim, dünya ve âhiret belâlarından âfiyet dilerim ve dünya-âhiret güzel son ve âkibet niyâz ederim.”[14]

“Kişi kıyâmet gününde hasım (düşman) larını râzı etmek niyetiyle Aşura günü 4 (Dört) Rekat Namaz kılıp, birinci rek’atta Fâtiha’dan sonra 11 (on bir) kere İhlâs Sûresi, ikinci rek’atta Fâtiha’dan sonra 3 (üç) kere Kâfirûn ve 11 (on bir) İhlâs Sûresi, üçüncü rek’atta Fâtiha’dan sonra bir kere Tekâsür, 11 (on bir) kere de İhlâs Sûresi, dördüncü rek’atta Fâtiha’dan sonra 3 (üç) kere Âyete’l-Kürsî ve 25 (yirmi beş) kere İhlâs Sûresi okursa; Allâh-ü Te’âlâ onu kabrin şiddetlerinden kurtarır ve dâvâlılarını kıyâmet günü ondan râzı kılar.”

“er-Risâletü’z-Zevkıyye” isimli eserde zikr olunduğuna göre bu namaz Rasûlüllâh (aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm)’den naklolunmuştur ve çok fazîletleri vardır.

Bu namaz senenin altı günü;

(1) Âşûrâ günü, (Muharrem ayının onuncu günü)
(2) Terviye günü, (Zilhicce ayının 8. günü)
(3) Arefe günü (Kurban bayramından bir önceki gün)
(4) Kurban bayramı günü,
(5) Şa’bân’ın on beşinci (beraat kandili) günü,
(6) Ramazân ayının son cuma günü kılınır.[15]

Aşura Günü Okunacak Dualar
Ecelle İlgili Dua

Şeyh Muhammed ibn-i Abdilhayy ed-Dâvûdî el-Kattân’ın “Mecmû’a”sında zikredildiği üzere; Şeyh Ebû’1-Bekâ el-Ömerî’nin, İbn-i Ferhûn’un “el-Mesâilü’l-melfûza” isimli eserinden nakline göre;

Aşûrâ günü bu duâyı 7 (yedi) kere okuyan o sene ölmez, eceli gelen ise okumaya muvaffak edilmez:

سُبْحَانَ اللّٰهِ مِلْءَ الْم۪يزَانِ وَمُنْتَهَى الْعِلْمِ وَمَبْلَغَ الرِّضَا وَزِنَةَ الْعَرْشِ لَامَلْجَأَ وَلَامَنْجَا مِنَ اللّٰهِ إِلَّا إِلَيْهِ، سُبْحَانَ اللّٰهِ عَدَدَ الشَّفْعِ وَالْوَتْرِ وَعَدَدَ كَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّآمَّةِ كُلِّهَا، أَسْأَلُكَ السَّلَامَةَ بِرَحْمَتِكَ يَاأَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ العَلِيِّ الْعَظ۪يمِ، وَهُوَ حَسْب۪ى وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ، نِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ، وَصَلَّى اللّٰهُ وَسَلَّمَ عَلٰى خَيْرِ خَلْقِه۪ مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ أَجْمَع۪ينَ.

Sübhânellâhi mil’el-mîzân ve müntehe’l-ilmi ve mebleğa’r-rızâ ve zinete’l-arşi la melcee ve la menca minellahi illa ileyh, Sübhanellahi adedeş şef'i vel vetri ve adede kelimatillahit tammeti kulliha es'elükes selamete bi rahmetike ya erhamer rahimin, ve la havle vela guvvete illa billahil aliyyil azim, ve huve hasbi ve nimel vekil nimel mevla ve nimen nasr, ve sallallahu ve sellim ala hayri halgih muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain


“Allâh-ü Te’âlâ’yı mîzân dolusunca, ilminin sonsuzluğunca, rızâsına ulaşıncaya kadar ve Arş’ının tartısınca tesbîh ederim! Allâh-ü Te’âlâ’dan başkasına sığınılıp kaçılmaz, yine ancak O’na sığınılır! Allâh-ü Te’âlâ’yı çiftlerin ve teklerin sayısınca ve tamam olan kelimelerinin tamamının sayısınca tesbîh ederim!
Ey acıyanların en merhametlisi! Senden rahmetinle (bütün belâlardan) selâmet isterim. O yûce ve büyük olan Allâh’ın yardımı olmadan hiçbir günahtan dönüş ve hiçbir ibâdete kuvvet olamaz. O bana yeter! Ne güzel Vekîl’dir! Ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!
Allâh-ü Te’âlâ, mahlûkatının en hayırlısı olan Muhammed ﷺ ’e ve âl-i ashâbının tamâmına salât ve selâm eylesin!”[16]

Aşûrâ günü yetmiş kere bu duâyı okuyanı allâh-ü te’âlâ mağfiret buyurur:

"حَسْبِىَ اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ، نِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ"
Hasbunallahu ve ni'mel vekil ni'mel Mevla ve ni'me'n nasîr”.

“Allâh bana yeter! Ne güzel Vekîl’dir! Ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!”[17]

Ecelle İlgili İkinci Dua

Şihâbü’d-Dîn es-Sühreverdî (Kuddise Sirruhû) ‘dan nakledildiğine göre; “Âşûrâ günü:

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ . “أَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ أَجْمَع۪ينَ، أَللّٰهُمَّ أَنْتَ الْاَبَدِيُّ الْقَد۪يمُ، أَلْحَيُّ الْكَر۪يمُ، أَلْحَناَّنُ الْمَناَّنُ، وَهٰذِه۪ سَنَةٌ جَد۪يدَةٌ، أَسْئَلُكَ ف۪يهَا الْعِصْمَةَ مِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّج۪يمِ وَأَوْلِيَآئِه۪، وَالْعَوْنَ عَلٰي هٰذِهِ النَّفْسِ الْاَمَّارَةِ بِالسُّٓوءِ، وَالْاِشْتِغَالَ بِمَايُقَرِّبُن۪ي إِلَيْكَ يَاكَر۪يمُ! ياَذَا الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ، بِرَحْمَتِكَ يَآأَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ، وَصَلَّى اللّٰهُ وَسَلَّمَ عَلٰى سَيِّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ وَأَهْلِ بَيْتِه۪ أَجْمَع۪ينَ.”

"Bismillâhirrahmânirrahîm. Elhamdü lillahi Rabbil-âlemîn. Ves-salâtü ves-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme Entel-Ebediyyül-Gadîm. El-Hayyül-Kerîm. El-Hannânül-Mennân. Ve hâzihî senetün cedîdetün, es'elüke fîhel'ısmete mineş-şeytânir-racîm, vel-avne alâ hâzihin-nefsil-emmâreti bis-sûi vel-iştiğâle bimâ yugarribünî ileyke, yâ zel-celâli vel-ikrâm, bi-rahmetike yâ erhamer-râhimîn. Ve sallallahü ve selleme alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve Ehli beytihî ecmaîn."
“Bütün hamdler, âlemlerin Rabbi olan Allâh’a âittir! Salât-ü selâm, Efendimiz Muhammed (aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm)’in ve âl-i ashâbının tamâmının üzerine olsun.Ey Allâh'ım! Sen Ebedî’sin, Gadîm’sin (başlangıcın ve sonun yoktur)! Hayy’sın, Kerîm’sin (hakikî hayat sâhibi de, kerem sâhibi de ancak Sensin)! Hannân’sın, Mennân’sın (son derece acıyan ve çokça lütuflarda bulunan Rabbimizsin)! İşte bu yeni senedir! Ben bu sene Senden dilerim ki beni kovulmuş şeytandan ve onun dostlarından koruyasın, kötülüğü çokça emreden bu nefse karşı bana yardım edesin ve beni Sana yaklaştıran amellerle meşgûl edesin.Ey kerem sâhibi! Ey Celâl ve İkrâm sâhibi! Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle kabûl eyle!
Allâh-ü Te’âlâ, Efendimiz ve Peygamberimiz Muhammed (aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm)’e, âl-i ashâbının ve Ehl-i Beyti’nin tamâmına salât ve selâm eylesin!” (Âmîn!)


Duâsını 3 (üç) kere okuyan kişi o sene ölmekten emîn olur.

Zîrâ eceli takdîr edilen kişiye o gün bu duâyı bu şekilde okumak nasîb olmaz!”[18]

Aşûrâ Günü Şu Duânın Okunması Müstehab Görülmüştür

"أَللّٰهُمَّ يَا قَابِلَ تَوْبَةِاٰدَمَ (عليه السلام) يَوْمَ عَاشُورَآءَ، وَيَا رَافِعَ إِدْر۪يسَ (عليه السلام) إِلَى السَّمَآءِ يَوْمَ عَاشُورَآءَ، وَيَا مُسْكِنَ سَف۪ينَةِ نُوحٍ (عليه السلام) عَلٰى جُودِىِّ يَوْمَ عَاشُورَآءَ، وَيَا غِيَاثَ إِبْرَاه۪يمَ (عليه السلام) مِنَ النَّارِ يَوْمَ عَاشُورَآءَ، وَيَا جَامِعَ شَمْلِ يَعْقُوبَ (عليه السلام) يَوْمَ عَاشُورَآءَ، وَيَا كَاشِفَ ضُرِّ أَيُّوبَ (عليه السلام) يَوْمَ عَاشُورَآءَ، وَيَافَرِجَ كُرْبَةِ ذِى النُّونِ (عليه السلام) يَوْمَ عَاشُورَآءَ، وَيَا سَامِعَ دَعْوَةِ مُوسٰى (عليه السلام) وَهٰرُونَ (عليه السلام) يَوْمَ عَاشُورَآءَ، وَيَا نَاصِرَ مُحَمَّدٍ ﷺ يَوْمَ عَاشُورَآءَ، وَيَا خَالِقَ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ يَوْمَ عَاشُورَآءَ، وَيَا خَالِقَ جِبْر۪يلَ (عليه السلام) وَم۪يكَآئ۪يلَ (عليه السلام) وَإِسْرَاف۪يلَ (عليه السلام) وَعَزْرَآئ۪يلَ (عليه السلام) يَوْمَ عَاشُورَآءَ، وَيَا خَالِقَ الْعَرْشِ وَالْكُرْسِىِّ وَاللَّوْحِ وَالْقَلَمِ وَالسَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يَوْمَ عَاشُورَآءَ، إِقْضِ حَاجَت۪ى وَادْفَعْ عَنِّى السَّيِّئَاتِ وَالْبَلِيَّاتِ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ يَا مَالِكَ يَوْمِ الدّ۪ينِ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُ وَصَلَّى اللّٰهُ عَلٰى خَيْرِ خَلْقِه۪ مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ أَجْمَع۪ينَ."

Allahumme ya gabilel tevbete adem (aleyhisselam) yevme aşura ve ya rafia idris (aleyhisselam) ilas semai yevme aşura ve ya muskine sefineti Nuh (aleyhisselam) ala cudiyyi yevme aşura ve ya ğıyase ibrahim (aleyhisselam) minen nari yevme aşura ve ya camia şemli yakub (aleyhisselam) yevme aşura, ve ya kaşife durri eyyub (aleyhisselam) yevme aşura, ve ya ferice kerbeti zin nuni (aleyhisselam) yevme aşura, ve ya sâmia daveti musa (aleyhisselam) ve harun (aleyhisselam) yevme aşura, ve ya nâsıra muhammed sallallahu aleyhisselam yevme aşura, ve ya haligal cenneti ven nar yevme aşura, veya haliga cibril (aleyhisselam) ve mikail (aleyhisselam) ve israfil (aleyhisselam) ve azrail (aleyhisselam) yevme aşura ve ya haligal arşi vel kursiyyu vellevhi vel galemi ves semavati vel ardı yevme aşura, ıgdi haceti vedfa annis seyyieti vel beliyyeti ya hayyu ya gayyumu ya zel celali vel ikram ya malikel yevmed din iyyake nabudü ve iyyake nestein ve sallallahu ala hayra halgih muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.


(1) “Ey Âdem (Aleyhi’s-Selâm)’in tevbesini âşûrâ gününde kabul eden Allâh!
(2) Ey İdrîs (Aleyhi’s-Selâm)’i âşûrâ gününde semâya yükselten!
(3) Ey Nûh (Aleyhi’s-Selâm)’un gemisini âşûrâ gününde Cûdi Dağı’na yerleştiren!
(4) Ey İbrâhîm (Aleyhi’s-Selâm)’i âşûrâ gününde ateşten kurtaran!
(5) Ey Yâkûb (Aleyhi’s-Selâm)’un dağınık âilesini âşûrâ gününde bir araya getiren!
(6) Ey Eyyûb (Aleyhi’s-Selâm)’ın hastalığını âşûrâ gününde gideren!
(7) Ey Yûnüs (Aleyhi’s-Selâm)’ın sıkıntısını âşûrâ gününde açan!f
(8) Ey Mûsâ ve Hârûn (Aleyhime’s-Selâm)’un. duâlarını âşûrâ gününde kabûl eden!
(9) Ey Muhammed ﷺ (aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm)’e âşûrâ günü yardım eden!
(10) Ey Cennet’i ve Cehennem’i âşûrâ gününde halk eden!
(11) Ey Cibrîl, Mîkâîl, İsrâfîl ve Azrâîl (Aleyhimü’s-Selâm)’ları, âşûrâ gününde vâr eden!
(12) Ey Arş’ı, Kürsî’yi, Levh’i, Kalem’i, Gökler’i ve Yerler’i âşûrâ gününde yaratan Allâh!
Dileğimi yerine getir, benden kötülükleri ve belâları savuştur. Ey gerçek hayat sâhibi ve her şeyi ayakta tutan!
Ey Celâl ve İkrâm sâhibi! Ey cezâ gününün yegâne mâliki! Ancak Sana ibâdet ederiz ve ancak Senden yardım dileriz. Allâh-ü Te’âlâ mahlûkâtının en hayırlısı olan Muhammed (aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm)’e ve âl-i ashâbının cümlesine salât eylesin!”

Daha sonra da 70 (yetmiş) kere şu duâyı okur:

"أَللّٰهُمَّ ارْزُقْن۪ى كَمَالَ الْحُسْنٰى وَسَعَادَةَ الْعُقْبٰى وَخَيْرَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُولٰى."

"Allahummer'zugni kemalel husni ve seadetel ugba ve hayral ahirati vel ula "
“Ey Allâh-ım! Bana mükemmel bir güzellik, âhiret saâdeti ve dünya-âhiret hayırlarını nasîb et.”[19]

Aşûrâ Gününde Vukû’ Bulan Olaylar

(1) Allâh’ın, Âdem –aleyhi’s-selâm-ın tevbesini bu günde kabul ettiği ve Âdem –aleyhi’s-selâm-in bu günde ‘Safiyyüllâh’ olduğu,
(2) İdris –aleyhi’s-selâm-ın yûce bir mekâna bu günde ref olunduğu,
(3) Nuh –aleyhi’s-selâm-u gemiden bu günde çıkardığı,
(4) İbrâhîm –aleyhi’s-selâm-i ateşten bu günde kurtardığı,
(5) Tevrat’ı Musa –aleyhi’s-selâm-a bu günde indirdiği,
(6) Yûsuf –aleyhi’s-selâm-u zindandan bu günde kurtardığı,
(7) Ya’kûb –aleyhi’s-selâm-un gözlerinin bu günde iâde olunduğu,
(8) Eyyûb –aleyhi’s-selâm-un bu günde şifâya kavuşduğu,
(9) Yûnüs –aleyhi’s-selâm-un balığın karnından bu günde kurtulduğu,
(10) Kızıldeniz’in Benî İsrâîl’e bu günde yarılıp geçtikleri ve kurtuldukları,
(11) Dâvûd –aleyhi’s-selâm-ın bu günde mağfiret olunduğu,
(12) Süleyman –aleyhi’s-selâm-a bu günde mülk ve saltanat verildiği,
(13) Muhammed -aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm-ın geçmiş ve gelecek günâhlarının bu günde mağfiret olunduğu rivâyet olunur.
(14) Dünyânın yaradılmağa ilk başlandığı,
(15 Yeryüzüne yağmurun ilk yağdığı gün âşûra günüdür, diye de rivâyet olunmuştur.


Er-Ravzu’l-Fâık kitabında şu kıssa anlatılır:

Bir vakit Basra’da servet sahibi bir adam vardı. Her senenin âşûra gününde müslüman kardeşlerini evine toplar, sabaha kadar Kur’ân okuyarak okutarak geceyi ihya ederler, nerde fakîr ve yoksul, kimsesiz varsa buldurur, hepsine tasaddukda bulunur, dul ve yetimlere ikrâmda bulunur, elinden gelen hayrı fazlasıyla yapardı. Evinin bitişiğinde bir komşusu bulunuyordu ve komşusunun hem anası, hem de kızı senelerden beri yürüyemez vaziyette idiler. Kız, babasına sordu:
--- Babacığım bu gün nedir? Komşumuz herkesi evine toplayıp bu geceyi Kur’ân ve zikirle ihya ediyor?
Babası: --- Yavrucuğum, bu gün âşûra günüdür, Allâh katında bu günün hürmeti büyüktür, ayrıca çok da faziletleri vardır, dedi.
Sonra uykuya vardılar. Fakat kız çocuğunun gözüne uyku girmiyordu. Sanki nefesi kesilmiş bir halde huşû’ ve haşyet ile Kur’ân’ı ve zikrullah’ı dinliyordu. Kur’ân’ın hatim duâsını yapdıkları vakit, yüzünü semâya doğru çevirdi ve Allâh’a niyâz ederek:
--- Ey Mevlâm! Bu gecenin senin indindeki hürmeti hakkı için, senin rızânı kazânmak için bu gece Kur’ân’ını okumak için uyumamış kulların hürmeti için beni şu hâlimden kurtar, kalbimin kırıklığını sar! dedi.
Daha sözünü bitirmemişdi, o anda afiyet bularak bütün ağrı ve sancılarından kurtularak kalkıp doğruldu. Sabahleyin bu hâli görünce şaşıp kalan babası:

--- Kızım bu nasıl oldu? diye sordu.

O da: --- Babacığım, bu gün ile Allâh’a tevessül ettim. O da ânında bana sıhhatimi ihsan etti, dedi.

Kaynak: Arifan Yayınları