Doğru
Doğru
Toplam 9 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 9 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Atilla İlhan Şiirleri

  1. #1
    RaidenRozz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.Kasım.2012
    Mesajlar
    3,031
    Konular
    1050
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart Atilla İlhan Şiirleri

    Doğru
    Adım Sonbahar


    nasıl iş bu
    her yanına çiçek yağmış
    erik ağacının
    ışık içinde yüzüyor
    neresinden baksan
    gözlerin kamaşır

    oysa ben akşam olmuşum
    yapraklarım dökülüyor
    usul usul
    adım sonbahar

    Atilla İlhan

  2. #2
    RaidenRozz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.Kasım.2012
    Mesajlar
    3,031
    Konular
    1050
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart

    Adımla Nasıl Berabersem


    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
    koşar gibi yürüyüşün
    karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın
    karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

    adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
    seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
    gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
    koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
    ve sonra her zaman her ölümlüye
    aynı şartlar altında kısmet olmıyan
    gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın

    Atilla İlhan

  3. #3
    RaidenRozz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.Kasım.2012
    Mesajlar
    3,031
    Konular
    1050
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart

    Ağır Kan Kaybı


    Biz yalnızlıktan doğduk o dağdağalı sudan
    Biz yani erdoğan ayşenur ali ve ahmet
    Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku
    Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk
    Köy köy bucak bucak memleket memleket
    Yani afyon adilcevaz akçadağ turgutlu
    Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku

    Buzlu mehtap alçakca kesmişti yolumuzu
    Bütün kapılardan açıkca kovulmuştuk
    Silahımız avcumuza yapışmıştı soğuktan
    Biz yani erdoğan ayşenur ali ve ahmet
    Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku
    Kestiremedik ne yaptığımızı kim olduğumuzu
    Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk
    Köy köy bucak bucak memleket memleket
    Yani afyon adilcevaz akçadağ turgutlu
    Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku

    Ne kadar korkmuştuk elimizden tutmadılar
    Doğrudur kendi içimizde daraldığımız
    Kim neyi savundu bilinmez nereye kadar
    Biz yani erdoğan ayşenur ali ve ahmet
    Başka bir yalnızlıkta boğulduk / havasızlıktan
    Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk
    Köy köy bucak bucak memleket memleket
    Ne solculuğumuz solculuktu ne sağcılığımız
    Karanlık bir kapı ölüp üstümüze kapandılar
    Kimse bizi sevmedi / ağır kan kaybıyız

    Atilla İlhan

  4. #4
    RaidenRozz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.Kasım.2012
    Mesajlar
    3,031
    Konular
    1050
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart

    Ağustos Çıkmazı


    Beni koyup koyup gitme, n'olursun
    Durduğun yerde dur
    Kendini martılarla bir tutma
    Senin kanatların yok
    Düşersin yorulursun
    Beni koyup koyup gitme, n'olursun

    Bir deniz kıyısında otur
    Gemiler sensiz gitsin bırak
    Herkes gibi yaşasana sen
    İşine gücüne baksana
    Evlenirsin, çocuğun olur
    Beni koyup koyup gitme, ne olursun


    Atilla İlhan

  5. #5
    RaidenRozz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.Kasım.2012
    Mesajlar
    3,031
    Konular
    1050
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart

    An Gelir


    an gelir
    paldır küldür yıkılır bulutlar
    gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
    o eski heyecan ölür
    an gelir biter muhabbet
    çalgılar susar heves kalmaz
    şatârâbân ölür

    şarabın gazabından kork
    çünkü fena kırmızıdır
    kan tutar / tutan ölür
    sokaklar kuşatılmış
    karakollar taranır
    yağmurda bir militan ölür

    an gelir
    ömrünün hırsızıdır
    her ölen pişman ölür
    hep yanlış anlaşılmıştır
    hayalleri yasaklanmış
    an gelir şimşek yalar
    masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
    direkler çatırdar yalnızlıktan
    sehpada pir sultan ölür

    son umut kırılmıştır
    kaf dağı'nın ardındaki
    ne selam artık ne sabah
    kimseler bilmez nerdeler
    namlı masal sevdalıları
    evvel zaman içinde
    kalbur saman ölür
    kubbelerde uğuldar bâkî
    çeşmelerden akar sinan
    an gelir
    -lâ ilâhe illallah-
    kanunî süleyman ölür

    görünmez bir mezarlıktır zaman
    şairler dolaşır saf saf
    tenhalarında şiir söyleyerek
    kim duysa / korkudan ölür
    -tahrip gücü yüksek-
    saatlı bir bombadır patlar
    an gelir
    attilâ ilhan ölür

    Atilla İlhan


  6. #6
    RaidenRozz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.Kasım.2012
    Mesajlar
    3,031
    Konular
    1050
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart

    Arabesk


    ıslığında usturalar bileniyor
    bıyıkları marşandiz katarı
    zulasında eroini esrarı
    tutuklandıkça yenileniyor

    kafası kızdı mı taksim'de akşam
    bütün lahmancunlar ondan sorulur
    oğlanın birine takıldı / tamam
    çengelköy'lü sevtap diye meşhur

    göğüsleri hakikat birer kumru
    eskiden de süslenir boyanırmış
    ayak ayak üstüne atıp oturdu mu
    insanda can mı bırakırmış

    sabaha karşı bir büyük rakı
    yıldız tozuması külüstür mehtap
    arabada sevişmek başlıca merakı
    ne kanun tanıyor ne de kitap

    bu yollara düşecek adam mıydı
    çiçek yaptırmalar parfüm filan
    bu sefer yakasını fena kaptırdı
    sevtap başını yiyecek anlaşılan

    boşversene / daha ölmedik ulan

    Atilla İlhan

  7. #7
    RaidenRozz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.Kasım.2012
    Mesajlar
    3,031
    Konular
    1050
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart

    Artı Sonsuz


    yağmurun yerden göğe yağdığı
    bu gece yasak bölgedeyim
    büyük çingenelerin çaldığı
    kaçak silahların içindeyim
    sevişmek kapısının kapandığı

    bir nabız yoklar ki daima
    hızlı bir nabız yoklar elim
    öpüştüklerim hırsızlama
    çirkin bir ağızda dişlerim
    bir bıçak değer dudağıma

    gök yarıldıkça şimşeklerden
    soğuk aynalarda kilitliyim
    tırnaklarımdaki elektrikten
    su gibi erir iliştiklerim
    kıvılcımlar uçar kirpiklerimden

    doğumdan öncesini yaşıyorum
    henüz belli olmadı kimliğim
    vücudunu arıyor ruhum
    bir yerde atomun çekirdeğiyim
    bir yerde artı sonsuzum

    Atilla İlhan


  8. #8
    RaidenRozz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.Kasım.2012
    Mesajlar
    3,031
    Konular
    1050
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart

    Aydınlık Neyin Oluyor Senin?


    aydınlık neyin oluyor senin
    gökyüzü akraban filan mı
    beni bulur bulmaz gözlerin
    şimşek çakıyorum yalan mı
    yüzünde yalazını gezdirdiğin
    saçlarından tutuşmuş orman mı
    akla ziyan bir şey elektriğin

    ayışığı mavisi dudaklarından mı
    o ışık zenginliği mi giyindiğin
    uzay tozları mı yıldızlardan mı
    elime dokunduğu an elin
    güneşler açıyorum sahi ondan mı
    aydınlık neyin oluyor senin

    Atilla İlhan

  9. #9
    ceren3434 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Eylül.2012
    Mesajlar
    746
    Konular
    27
    Tecrübe Puanı
    6

    Standart

    BEN SANA MECBURUM



    Ben sana mecburum bilemezsin
    Adini mih gibi aklimda tutuyorum
    Büyüdükçe büyüyor gözlerin
    Ben sana mecburum bilemezsin
    Içimi seninle isitiyorum.


    Agaçlar sonbahara hazirlaniyor
    Bu sehir o eski Istanbul mudur
    Karanlikta bulutlar parçalaniyor
    Sokak lambalari birden yaniyor
    Kaldirimlarda yagmur kokusu
    Ben sana mecburum sen yoksun.


    Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
    Insan bir aksam üstü ansizin yorulur
    Tutsak ustura agzinda yasamaktan
    Kimi zaman ellerini kirar tutkusu
    Bir kaç hayat çikarir yasamasindan
    Hangi kapiyi çalsa kimi zaman
    Arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu


    Fatih'te yoksul bir gramofon çaliyor
    Eski zamanlardan bir cuma çaliyor
    Durup köse basinda deliksiz dinlesem
    Sana kullanilmamis bir gök getirsem
    Haftalar ellerimde ufalaniyor
    Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
    Ben sana mecburum sen yoksun.


    Belki haziran da mavi benekli çocuksun
    Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
    Bir silep siziyor issiz gözlerinden
    Belki Yesilköy'de uçaga biniyorsun
    Bütün islanmissin tüylerin ürperiyor
    Belki körsün kirilmissin telas içindesin
    Kötü rüzgar saçlarini götürüyor


    Ne vakit bir yasamak düsünsem
    Bu kurtlar sofrasinda belki zor
    Ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden
    Ne vakit bir yasamak düsünsem
    Sus deyip adinla basliyorum
    Içim sira kimildiyor gizli denizlerin
    Hayir baska türlü olmayacak
    Ben sana mecburum bilemezsin.




    ATİLLA İLHAN..

Benzer Konular

  1. Orhan Veli Şiirleri
    Konu Sahibi RaidenRozz Forum Lahutii Şiirler
    Cevap: 15
    Son Mesaj : 10.Nisan.2013, 00:39
  2. Yılmaz Odabaşı Şiirleri
    Konu Sahibi RaidenRozz Forum Lahutii Şiirler
    Cevap: 11
    Son Mesaj : 24.Mart.2013, 01:01
  3. Can Yücel Şiirleri
    Konu Sahibi RaidenRozz Forum Lahutii Şiirler
    Cevap: 18
    Son Mesaj : 27.Ocak.2013, 13:22
  4. Sezai Karakoç Şiirleri
    Konu Sahibi SOLAK Forum Lahutii Şiirler
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 27.Kasım.2012, 22:14
  5. Cezmi Ersöz Şiirleri
    Konu Sahibi RaidenRozz Forum Lahutii Şiirler
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 13.Kasım.2012, 02:35

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •