Aşkımı vurdular sırtından.
Yüreğimde korkarak sakladığım
Alevden sözleri çaldılar acımadan ..
Nerede ne zaman
Bir yıldız görsem
Sen aklıma gelirsin
Ağlarım…

Ellerim !
Ah o ellerim..
Unutulmuş anıları hiç bırakmayan ellerim…
Ben değil
O’nun seni sevmeye cesareti vardı.
Gözlerine düştüm ki
Bu âlemden derindi.

Sevdalara kanat çırpan yürekler,
Sadece senin yerindi.
Ay ışığı dökülmüş gecenin hülyâlarında,

Gizemli bir dünyanın
Hoş kokulu dalgasına yüreğimi astım.
Siyah saçlarına hüznü serdim.

Sense
Bir gece
Kapına dolunay vurdu diye terk ettin beni !

Ben yazgılara baş kaldırdım kör akşamlarda,
Sen
Kapanan kapıların eyvahını çarptın suratıma…

Yaşanmamışları yaşamaya
Öfkelerden derlenmiş
Siyah_beyaz sözleri
Sokak ışığı altında
Serseri rüzgârlara

Kendi ellerimle küfretmeye
Mâhkûm bıraktın beni
Buna hakkın var mıydı ha var mıydı ?

Arka sokakların
Silinmiş kaldırımları gibi ezdin beni
Yazıklar olsun sana
Yazıklar olsun…

Gözlerin!
Ah o Gözlerim …
Ben değil, onlar gördü seni
Sonsuz bahar akşamlarında

O mavi gözlerin düştü gözlerime !
Ben boyadım gökyüzünü ,
Gözlerine benzesin diye …

Sense
Karalar bağladın bulutlara!
Güneşin ışıltısına gölge düşürdün
Rengârenk gökkuşağı küstü yağmurlara.
Buna hakkın var mıydı ha var mıydı ?

Sevgimin hâyali
Sığar mı sanıyorsun yüreğine?
Bütün ömrümü
Sonralardan taptığım sana
Fedâ edeceğimi mi sanıyorsun?
Gözlerinden yaş değil
Kir akıyor gülüm!

Böyle hesapsız
Böyle kitapsız gözleri yakmalı mı,
Yoksa acı bir ifadeyle bakmalı mı?

Aradın ama olmadı
Mutluluk seni bulmadı.
Ve sen
Sen aşkı hiç hak etmedin

Sen ki;
Duygular aleminde duygusuz
Sen ki;
Sus-pus gecelerde uykusuz
Sen ki;
Ruhların ayak izlerinde ruhsuz

Sen ve yandaşların
Kendi karanlığınızda kayboldunuz.
Gök yüzünün maviliğinde,
Ufkun kızıllığında boğuldunuz..

Papatyalar dans ederken bahçelerde
Gözlerim ışıl ışıl yeşeriyordu.
Hiç duymamıştım sesini.
Hiç görmemiştim gözlerini
Hiç tatmamıştım böylesini

Acı zehrini de içirdin ya bana
Yazıklar olsun sana
Yazıklar olsun...!


''Gönderilmemiş aşk mektupları''