Doğru
Doğru
Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Toplam 26 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Şafi Mezhebine Bakış

  1. #11
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Doğru
    İmam Şafiî hadisi savunurken âhâd haberlerin de delil alınması gerektiğini şu delillerle ortaya koymuştur:

    1. Hz. Peygamber, İslâm'a davet için tevatür sayısında olmayan tek tek elçiler göndermiştir. Bu elçilere, sayılarının yetersiz olduğunu ileri sürerek karşı çıkan olmamıştır.

    2. Mal, can ve kanla ilgili davalarda iki kişinin şahitliği ile karar verilmektedir (bk. el-Bakara,2/282). Halbuki iki kişi tevatür sayısında değildir.

    3. Hz. Peygamber, kendisinden hadis işitenlere, bir kişi bile olsa bunu başkasına rivayet etme izni vermiş, hatta buna özendirmiştir. Hadiste şöyle buyurulur: "Allah Teâlâ benden bir söz işitip bunu başkalarına tebliğ edeni nurlandırsın" (Tirmizi, İlim, 7; Ebû Dâvûd, İlim, 10; İbn Mâce, Mukaddime, 18; Menâsik, 46; Ahmed b. Hanbel, I, 437,V,183). Diğer yandan Vedâ haccı sırasında irad edilen hutbede de; hazır bulunanların, bulunmayanlara tebliğ etmesi, kendisine tebliğ ulaşanların, hükümleri ulaştıranlardan daha iyi kavramalarının mümkün olduğu belirtilmiştir (Buhârî, Alim, 9, 10, 37; Hacc, 132, Sayd, 8; Edâhî, 5; Megâzî, 51; Fiten, 8; Tevhid, 24; Müslim, Hacc, 446; Kasâme, 29,30; Ebû Dâvud, Tatavvu', 10; Tirmizî, Hacc, 1; Nesâî, Hacc, 111).

    4. Sahabîler Hz. Peygamber'in hadislerini, birbirinden tek tek rivayet etmişler, birçok kimse tarafından rivayeti şart koşmamışlardır (Ebû Zehra, a.g.e., 339, 340).
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  2. #12
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    İmam Şafiî'nin Mürsel Hadisi Delil Alışı

    Senedinde kopukluk olan hadise "Mürsel Hadis" denir. Tabiînden olan birisinin sahabeyi; tebe-i tabiînden olan bir ravinin de tabiîn veya sahabeyi atlayarak doğrudan Hz. Peygamber'den işitmiş gibi hadis nakletmeleri halinde bu çeşit hadis söz konusu olur. Ebû Hanife ve İmam Mâlik, bu çeşit hadisleri, rivayet eden râvi güvenilir olursa, başka bir şart öne sürmeksizin kabul ederler.

    İmam Şafiî ise mürsel hadisi, bunu rivayet eden tâbiî Medineli Saîd b. el-Müseyyeb ve Iraklı Hasan el-Basrî gibi meşhur ve bir çok sahabî ile görüşen bir tabiî ise kabul eder. Ayrıca hadisin şu nitelikleri taşımasını da şart koşar:
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  3. #13
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    1. Mürsel hadisi, senedi tam ve aynı anlamda başka bir hadis desteklemelidir.

    2. Mürseli, ilim adamlarının kabul ettiği başka bir mürsel hadis desteklemelidir.

    3.Mürsel hadis, bazı sahabe sözüne uygun düşmelidir.

    4. İlim ehli, mürsel hadisi kabul edip çoğu onunla fetva vermiş olmalıdır.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  4. #14
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Ancak mürsel hadisle, senedi tam olan hadis çakışırsa, bu sonuncusu tercih edilir (M. Ebû Zehra, Usûlü'lFıkh, Dâru'l-Fikri'l-Arabî tab' 1377/1958, ts., 111,112).

    Uygulamadan örnek: Hz. Âişe (ö. 58/677)'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Hafsa'ya bir yiyecek hediye edildi. O sırada ikimiz de oruçlu idik. Bu yiyecekle orucumuzu bozduk. Sonra Rasûlüllah (s.a.s) yanımıza girdi. Ona durumu anlattık. Allah'ın Rasûlü şöyle buyurdu: "Zararı yok, onun yerine başka bir gün oruç tutun". Bu hadis mürseldir. Çünkü ez-Zuhrî (ö. 124/741) bunu Hz. Âişe'den rivayet etmiş, halbuki onu bizzat Hz. Âişe'den duymamış, Urve b. ez-Zübeyr'den duymuştur (eş-,Sevkânî, Neylü'l-Evtâr, IV, 319). İmam Şafiî bu yüzden mürsel olan bu hadisle amel etmez ve nâfile oruç tutan kimsenin, orucu bozması hâlinde, başka bir günde kaza etmesi gerekmediğini söyler.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  5. #15
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Diğer yandan yine ez-Zührî'nin rivayet ettiği; "Rehin bırakan kişi borcunu ödemeyince, rehnedilen şey rehin bırakanın mülkü olmaktan çıkmaz. Rehnedilen şeyin menfaat ve hasan rehnedene aittir" (İbn Mâce, Rûhûn, 3; Zeylaî, Nasbu'r-Râye, IV, 319-321) hadisini ise, ravisi Said b. el-Müseyyeb meşhur olduğu için kabul eder. Buna göre, rehin, rehin alanın yanında bir emanet hükmündedir. Onun korunması konusunda kendisinin bir kasıt veya kusuru olmadan rehnedilen şey hasara uğrarsa rehin bırakanın borcunda bir eksilme olmaz (Zekiyüddin Şa'ban, Usûlü'l-Fıkh, Terc. İbrahim Kâfi Dönmez, Ankara 1990, 80,81).
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  6. #16
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Şafiî'nin Sükûtî İcma'ı Delil Almayışı

    İcma sarih ve sükûtî diye ikiye ayrılır. Birincinin delil oluşunda bir görüş ayrılığı yoktur. Sükûtî icma'; şer'i bir meselede bir veya birkaç müctehidin görüş belirttikten sonra, bu görüşe muttali olan o devirdeki diğer müctehidlerin açık şekilde bir katılma veya karşı çıkmada bulunmaksızın susmalarıdır. Mâlikîlere ve son görüşünde İmam Şafiî'ye göre sükûtî icmâ delil sayılmaz. Çünkü müctehidlerin bir konuda susması, onların açıklanan görüşe katıldıklarını gösterebileceği gibi, başka bir nedene de dayanabilir. Henüz o mesele ile ilgili ictihadî bir kanaate varmamış olması, görüşünü açıklayan müctehidden çekinmesi veya görüşünü açıkladığı taktirde bir zarara maruz kalma korkusunun bulunması susma nedenleri arasında olabilir. Kısaca, ittifak gerçekleşmedikçe icma'ın varlığından söz edilemez. Şâfiîlerden sükûti icma'ı kabul eden el-Âmîdi de buna "zanni delil" deyimini kullanır (M. Ebû Zehra, eş-Şafiî, Terc. Osman Keskioğlu, Ankara 1969, s. 252 vd.).
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  7. #17
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Şafiî Ekolünün İstihsana Karşı Çıkması

    İstihsan; müctehidin bir meselede, kendi kanaatince o meselenin benzerlerinde verdiği hükümden vazgeçmesini gerektiren nass, icmâ, zarûret, gizli kıyas, örf veya maslahat gibi bir delile dayanarak o hükmü bırakıp başka bir hüküm vermesidir.

    İmam Şâfiî istihsana karşı çıkmış ve bu konuda "İbtalu'l-İstiksan" adlı bir risale yazmıştır. Bu eserde şöyle der: "Allah'ın, Rasûlünün ve Müslümanlar topluluğunun hükmü olarak bütün bu zikrettiklerim gösteriyor ki, hâkim veya müftî olmak isteyen kimsenin ancak bağlayıcı bir delille hüküm ve fetva vermesi caiz olur. Bu da Kitap, Sünnet veya ilim sahiplerinin ihtilafsız olarak söyledikleri bir görüş yahut bunlardan bazısına kıyas yapma yolu ile olur. İstihsan ile fetva verilmez. İstihsan bağlayıcı olmaz, o bu anlamlardan birisini de taşımaz". Şâfiî'nin "Cimâu'l-İlm" "er Risâle" veya el-Ümm" kitabında da bu sözlerin benzerlerini bulmak mümkündür.

    Hanefîler istihsanı geniş ölçüde kullanmış, Mâlikîler de bu konuda onları izlemiştir.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  8. #18
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    İmam Şâfiî ise "İstihsan yapan kendi başına din koymuş olur" diyerek şu delillere dayanmak suretiyle istihsana karşı çıkmıştır:

    1. Şer'î hükümler ya doğrudan nass'a (âyet-hadis) veya kıyas yoluyla nass'a dayanır. İstihsan bunlardan birisine dahilse ayrı bir terime ihtiyaç olmaz. Aksi halde Cenab-ı Hakkın bazı konularda boşluk bıraktığı sonucu çıkar ki bu, "İnsan başıboş bırakıldığını mı sanır?” (el-Kıyâme, 75/36) âyeti ile çelişir.

    2. Kur'an'da Allah ve Rasûlüne itaat emredilmekte, nefsî isteklere uyulması yasaklanmakta ve anlaşmazlık çıktığı takdirde yine Kitap ve Sünnete başvurulması istenmektedir (en-Nisâ, 4/59)

    3. Hz. Peygamber istihsan ile fetva vermez, hevasından konuşmazdı. Nitekim eşine; "Sen bana anamın sırtı gibisin" diyen kimsenin sorusuna fetva vermemiş, "Zıhâr" âyeti (el-Mücâdele, 58/1-4) gelinceye kadar beklemiştir.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  9. #19
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    4. Hz. Peygamber, kendi kanaatlerine göre, bir ağaca sığınan bir müşriki öldüren sahabîleri, yine öldürülme korkusuyla "Lâ ilâhe illallah" diyen şahsı öldüren Usâme (r.a)'ın bu davranışını uygun görmemiştir.

    5. İstihsanın bir kuralı, hak ile bâtılı karşılaştıracak bir ölçüsü yoktur. Serbest bırakılırsa, aynı konuda farklı bir çok fetvalar ortaya çıkar.

    6. Sadece akla dayanan bir istihsan anlayışı ortaya çıkarsa, Kitap ve Sünnet bilgisi olmayanların da bu metodu kullanmaları caiz olurdu (eş-Şâfiî, el-Ümm, VI, 303, VII, 271 vd.; Ebû Zehra, Usûlü'l-Fıkh, 271 vd.).

    Ancak burada İmam Şâfii'nin reddettiği istihsanı şer'î bir delile dayanmaksızın, şahsî arzuya ve sübjektif düşüncelere göre hüküm vermek olarak değerlendirmek gerekir. Şüphesiz böyle bir istihsan Hanefilerin de kabul etmediği bir şekildir. Nitekim Hanefîlerde bir konuda istihsan yapabilmek için o meselenin şer'î bir mesele olması yanında şu altı delilden birisine dayanması şarttır:
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  10. #20
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    1. Nass'a dayalı istihsan. Meselâ mevcut olmayan bir şeyin satışı yasaklandığı halde (Ebû Davud, Büyü', 70), para peşin mal veresiye bir akit olan seleme izin verilmiştir (Ebû Dâvud, Büyü', 57). İşte burada ikinci hadise dayanarak kıyas terkedilmekte ve istihsan yoluna gidilmektedir.

    2. İcma'ya dayalı istihsan. Meselâ sanatkâra mal sipariş vermek anlamına gelen istisnâ akdi icmâa dayanır. Çünkü asırlar boyunca buna karşı çıkan bilgin olmamıştır.

    3. Zaruret veya ihtiyaca dayalı istihsan. Pislenen kuyunun, bir kısım suyun çıkarılması ile temizlenmiş sayılması gibi (İbnü'l-Hümâm, Fethu'lKadîr, I, 67 vd.; İbn Âbidîn, Reddü'lMuhtâr, I, 147 vd).

    4. Gizli kıyasa dayalı istihsan. Meselâ; yerleşik kurala göre; özel kayıt konulmadıkça arazinin satımı ile irtifak hakları kendiliğinden alıcıya geçmez. Bu konuda vakfın satıma kıyası açık veya celî kıyas, kiraya kıyası ise gizli kıyastır. Vakıf istihsan yoluyla kiraya kıyas edilerek, irtifak (su içme, su alma, geçit gibi) haklarının vakıf kapsamına girmesi esası benimsenmiştir (Zekiyüddin Şa'ban, Usûlü'l-Fıkh, 168).
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


Benzer Konular

  1. HAC VE UMRE (Şafii Mezhebine göre)
    Konu Sahibi kısmet Forum Hacc
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 20.Temmuz.2014, 03:26
  2. Maliki Mezhebine Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Mezhepler
    Cevap: 30
    Son Mesaj : 17.Şubat.2013, 16:54
  3. Hambeli Mezhebine Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Mezhepler
    Cevap: 20
    Son Mesaj : 17.Şubat.2013, 16:32
  4. Maturidi Mezhebine Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Mezhepler
    Cevap: 20
    Son Mesaj : 17.Şubat.2013, 16:05
  5. Eşari Mezhebine Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Mezhepler
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 17.Şubat.2013, 15:54

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •