Doğru
Doğru
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 14 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Rebiul Evvel Ayı Ve Fazileti

  1. #1

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart Rebiul Evvel Ayı Ve Fazileti

    Doğru
    Rebî‘ul-evvel ayı, hicrî-kamerî senenin üçüncü ayıdır. Rebî, Arapça (bahar) demektir. Araplar, ağaçlar çiçek açtığı zamana Rebî‘ul-evvel, meyvalarm olgunlaştığı zamana da Rebî‘ul-âhir derlerdi.
    Bu ay, bütün âlemlere rahmet olarak gönderilen Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)in dünyaya teşrif ettiği Mevlid gecesinin bulunduğu bir aydır.
    Dünyaya Teşrifleri:
    + Yeryüzü zulüm ve vahşet ile kaplanmış, saadetin, sevincin, huzurun kaynağı olan "Tevhıd" inancından mahrumdu. Gönüllerde tek mâbud yerine, birçok batıl ilâhlar yer almıştı. Bu dalâlet ve cehalete, bu hüzün ve sıkıntıya insanlığın daha fazla katlanmasına Allah’ın sonsuz merhameti elbette müsaade edemezdi. Bütün bunlara son verecek zâtı, şefkat ve merhametinin bir eseri olarak elbette gönderecekti.
    İşte o gönderilen kişi, dünyanın mânevi şeklini beraberinde getirdiği nur ile değiştirecek eşsiz insan, cinlere ve insanlara ebedî saâdetin yolunu gösterecek Allah’ın son Peygamberi Ilazreti Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)dir. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), Rebiü’l-Evvel ayının onikinci Pazartesi gecesi sabaha karşı tan yeri ağardığı sıralarda Miladî takvime göre 571 yılı Nisan ayının yirmisinde Mekke’de mütevazı bir evde dünyaya gözlerini açtı. Bu göz açışla birlikte âlem, sanki birden elem ve mâte- mini unutarak sevinç ve heyecanla doldu.
    Dünyaya Teşriflerindeki Mucizeler:
    Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)in Ashabı sormuşlar: "Ey Allah'ın Resulü, bize kendinizden haber verir misiniz?" demişler. O da cevaben buyurmuşlar ki: "Babam İbrahim'in duası, İsa'nın müjdesi, annemin müjdeli rüyasıyım. O bana hamile kaldığı zaman, Şam'daki köşkleri aydınlatacak kadar büyük bir nurun kendisinden çıktığını görmüştü..."
    + Yeryüzünde hiçbir anneye nasip olmayan eşsiz şerefe maz- har kılman aziz anne, Hazreti Amine, o mesut ânı şöyle anlatır: “Hamileliğimin altıncı ayında bir gece rüyada karşıma bir zât çıkıp dedi ki: ‘Ey Âmine! Bil ki Sen, âlemlerin en hayırlısına hamilesin. Doğurunca ismini Muhammed koy ve halini hiç kimseye söyleme!’
    Derken doğum zamanı gelmişti. Kayınbabam Abdülmuttalib Kâbe’yi tavafa gitmişti. Evdeydim. Birden kulağıma müthiş bir ses geldi, korktum. Bir de ne göreyim? O anda bir beyaz kuş yanıma geldi ve kanadıyla arkamı sıvadı. O andan itibaren bende korku ve kaygı adına hiçbir şey kalmadı. "Yanıma bir göz attım. Bana bir ak kâse içinde şerbet sunuyorlar. Kâseyi dikip içer içmez, beni bir nur sardı.
    "Ve Muhammed dünyaya geldi..."
    Aziz anne doğum sonrasını ise şöyle anlatır: "Bütün yeryüzünü doğudan batıya kadar gördüm. Baktım ki, doğuda bir bayrak, batıda bir bayrak ve Kâbe’nin üstünde bir bayrak. Etrafıma çok sayıda melek toplandı. Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) doğar doğmaz, mübarek başını secdeye koydu ve şahadet parmağını kaldırdı ve “Lâ ilâhe illallah, innî Resûlullah (Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Ben, O’nun elçisiyim)” buyurdu.

    Aniden gökten bir beyaz bulut inip yavrumu kapladı ve bir ses işittim: “O’nu doğudan batıya kadar her yeri gezdirin, tâ ki mahlûklar O’nu ismiyle, sıfatıyla, sûretiyle tanısınlar’ diyordu. Sonra o bulut gözden kaybolup gitti.
    Ve daha sonra Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)\ bir beyaz yünlü kumaş içinde sarılı gördüm.
    Ben büyük bir hayranlık içinde iken, ansızın üç kişi geldi; sanki güneş onların yüzlerinden doğmuştu... Birinin elinde gümüş bir ibrik, içinde ise misk gibi bir koku bulunmakta idi. İkincinin elinde dört köşeli ve yeşil zümrütten bir tepsi vardı ve her köşesinde beyaz inciler bulunmakta idi. Biri şöyle diyordu:

  2. #2

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    "İşte dünyâ! Bütün denizleri ve karası, doğusu ve batısı ile! Ey Allah resulü, ne tarafını almak istiyorsan al." Ben bu sıra, Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellerim hangi tarafım tutacağını görmek için baktım ve gördüm ki O, tepsinin ortasından kavrayıp aldı. Biri şöyle, nida etti: "Hiç şüphesiz Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sel- lem), Kâbe'yi ve onun işaret ettiği mânayı almıştır! Sımsıkı Tevhîd'e tutunmuştur. Şüphesiz Allah, Kâbe'yi O'na kıble olarak verecek ve O'na mübarek bir makam kılacaktır!.."
    O gelen güneş yüzlü zatlardan üçüncüsünün elinde ise, beyaz bir ipek vardı. Onu açtı ve içinden bir mühür çıkardı. Miihür, görenleri hayretler içinde bırakacak güzellik ve parlaklıkta idi. Sonra o zât, bana doğru yaklaştı ve elindeki mührü, elinde tepsi tutmakta olan zâta verdi. Bu sırada elinde gümüş ibrik tutmakta olan zât ibriği dökerek mührü yedi defa yıkadılar. Sonra Resûlüllâh'ın iki omuzu arasını mühürlediler. Tekrar mührü beyaz ipek parçasına iyice sardılar.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    Sonra Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)in omuzunu mühürleyen zât, O'nu kanatlan arasına alarak bir müddet tuttu... Sonra gözden kayboldular...
    Hazreti Âmine demiştir ki: "Ben O'na hâmile kaldığım zaman, tâ doğumumu yapıncaya kadar hiçbir zahmet çekmedim... Doğumumu yapıp benden ayrıldığı zaman ise, O'nunla birlikte dünyânın doğusunu ve batısını kaplayan büyük bir nurun da ayrıldığını gördüm... Ben O'nu tertemiz olarak dünyaya getirdim, üzerinde hiçbir pislik yoktu... O doğduğu zaman, yeri iki eli ile tutarak oturur vaziyette idi ve yerden bir tutam toprak almıştı ve tam bu sırada başını da semâya kaldırmıştı...”
    Kureyş'in âdetine göre, bir çocuk dünyaya geldiği zaman, onu kadınlara teslim ederler, onlar da o çocuğu sabaha kadar bir kazanın altına kapatırlar idi. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) doğduğu zaman da, Abdülmuttâlib onu kadınlara teslim etti, onlar da onu sabaha kadar bir büyük kazanın altına kapattılar.

  4. #4

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    Sabahleyin onun yanma geldikleri zaman, üzerine kapattıkları kazanın ikiye ayrılmış olduğunu gördüler. O'nu da, gözlerini açmış semâya bakar bir halde buldular ve doğrusu, biz bunun gibi bir çocuk görmedik!" demişlerdir. Abdülmuttalib'e giderek durumu anlattılar. Abdülmuttâlib de onlara dedi ki: "O'nu iyi koruyun! O'nun ileride büyük bir hayra ereceğini ümîd ediyorum!"
    + Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)in halası Safîyye hatun da şöyle anlatmaktadır: Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) doğduğu sırada her tarafı bir nur kapladı. Doğar doğmaz secde etti, mübarek başım kaldırıp açık bir dille: “Lâ ilâhe illallah, innî Resûlullah” buyurdu.

  5. #5

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    Onu yıkamak istediğimde, “Biz O’nu yıkanmış olarak gönderdik” denildi. O, sünnet olmuş ve göbeği kesilmiş olarak doğdu. Onu bir kundağa sarmak istediğimde sırtında bir mühür gördüm, mührün üzerinde “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulullah” yazılı idi. Doğar doğmaz secde ettiği sırada hafif bir sesle bir şeyler söylüyordu. Kulağımı mübarek ağzına yaklaştırdığımda “Ümmetî, ümmeti (ümmetim, ümmetim)” buyuruyordu. Resulullah {Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurmuşlar ki: "Benim sünnetli olarak doğmam ve kimsenin Benim avret yerimi görmemiş olması, Rabbimin bana lütfettiği güzelliklerden biridir."
    Sırtında, iki kürek kemiği arasında, tam kalbinin hizasında Nebîlik mührü "Hâtem-i Nübüvvet" bulunuyordu. Üzerleri tüylü, kabarık, kırmızımtırak inci gibi benlerin bir araya gelmesinden meydana gelmiş ve keklik yumurtası bü- yüklüğündeydi. Bu mühür, Resulullah (,Sallallahü Aleyhi ve Sellem)m beklenen son peygamber olduğunun bir alâmeti idi.

  6. #6

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    + Kâinatın Efendisi dünyaya teşrif buyurdukları sırada, aziz annesinin yanında Abdurrahman bin Avf (Radıyallahü Aıı- h)m annesi Şifa Hâtûn ile Osman bin Ebul-Âs (Radıyalla- hü Anh)m annesi Fâtıma Hâtûn da vardı. Ebelik vazifesinde bulunan Şifa Hâtûn o andaki müşâhedesini şöyle anlatır:
    - “Allah’ın Resülü doğdukları zaman ben oradaydım. Hemen yetiştim. Kulağıma bir ses geldi:
    - ‘Allah’ın rahmeti O’nun üzerine olsun.’

  7. #7

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    Sonra büyük bir nûr göründü ve Rum ülkesinin saraylarını aydınlattı... Ben bu saraylardan bir kısmım gördüm... Sonra O'nu giydirip yatırdım. Derken üzerime sağ tarafımdan bir karanlık, korku ve titreme bastı... Yine bir ses diyordu ki: "Onu nereye götüreyim?" Cevaben: "O'nu batıya götür!" denildi. Sonra üzerimden bu hâl kalktı. Bu sefer aynı hâl sol tarafımdan başladı. Beni korku ve titreme aldı. Ve bir ses: "O'nu nereye götüreyim?" diyordu. Kendisine bu sefer, "O'nu doğuya götür" denildi. Ve ben, O'na peygamberlik verilinceye kadar, bu sesi hep kalbimde duyuyordum. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), peygamberliğini ilân ettikleri zaman, O'na ilk inananlardan biri de ben oldum..." Fâtıma Hatun ise, hatırasında o mesut gecede doğuma sahne o- lan evin nurla dolduğunu ve göldeki yıldızların âdeta üzerlerine salkım salkım dökülecekmiş gibi sarktıklarını anlatmıştır.

  8. #8

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    Hazreti Âmine’nin doğum zamanı yaklaştığında, yüce Allah meleklere şöyle emretmiştir: "Bütün semâların kapılarını açınız, cennet kapılarını da... Ve hepiniz hazır olunuz..." Bunun üzerine melekler birbirini müjdeleyerek semâdan inmişler. Bütün dağlar, denizlerdeki balıklar, birbirini müjdelemişlerdir. Şeytanlar da bağlanıp hapsedilmişlerdir. O gün, güneşin nuru artırılmış, yetmiş bin huri, güneşten O'nun doğumunu gözlemiş, havada bekleşmiştir. Ve o gün, dünyada doğum yapan diğer kadınların da erkek evlâd dünyaya getirmelerine yüce Allah izin vermiştir. Sevgili Resulü Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)in şeref ve hürmetine... Yine o gün, bütün ağaçların çiçekleri bereketlenip meyve vermiş, her bir korku emniyete dönüşmüştür.

  9. #9

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    + Alemlere rahmet Hazreti Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) doğduğu zaman, bütün dünya nura gark olmuş, bütün melekler birbirini müjdelemişlerdir. Bütün göklerde rengârenk nurdan sütunlar ilâve edilmiş, bununla semâların aydınlığı da bir kat daha artırılmıştır. Yine O'nun doğduğu gece, Kevser Irmağı'nm kenarına yetmiş bin misk ve anber ağacı dikilmiş, bunlardan cennete kokular saçılmıştır. Bütün göklerdeki melekler, Allah'a esenlikler vermesi için dualar etmiş, putlar yere serilmiştir. Lât ve Uzzâ adındaki putlardan şöyle sesler işitilmiştir: "Yazık şu Kureyş'e, çünkü el-Emîn dünyaya geldi! Yazık Kureyş'e, Zira es- Sıddık geldi. Kureyş'in ise bir şeyden haberi yok!..." Beyt'ten yâni Kabe'den de günlerce şu sözler işitilmiştir: "İşte şimdi, asıl nuruma kavuşacağım! İşte şimdi, ziyaretçilerim gelecekler! İşte şimdi câhiliyyenin pisliklerinden temizleneceğim. Ey Lât ve Uzzâ, siz helak oldunuz!..."
    Ve Kabe’de, üç gün sarsıntı gece-gündüz eksik olmamıştır. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Selleın)in doğumu ile ilgili olarak Kureyş'in ilk gördüğü alâmet de bu olmuştur..

  10. #10

    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Mesajlar
    2,422
    Konular
    882
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart

    + Hazreti Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Selleın)m beşiğinin, meleklerin sallaması ile sallandığı ve O'nun ilk söylediği sözlerin "Allahü Ekher kehirâ ve'l-hamdü lillâhi kesirâ" kelamı olduğu zikredilmektedir."
    4- Abdullah İbni Abbas (Radıyallahü Anhiima) diyor ki: “Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) dünyaya teşrif ettiği zaman cennet meleği Rıdvan geldi ve kulağına: “Ya Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) müjdeler olsun, bütün Peygamberlerin ilmi Sana verildi. İlim yönünden onlardan üstün, kalp cihetinden de onlardan daha cesursun” dedi.

Benzer Konular

  1. Rebiul Ahir Ayı Ve Fazileti
    Konu Sahibi kısmet Forum Mübarek Günler-Geceler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 24.Temmuz.2014, 00:55
  2. Cemaziyel Evvel Ayı Ve Fazileti
    Konu Sahibi kısmet Forum Mübarek Günler-Geceler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 24.Temmuz.2014, 00:54
  3. El Evvel Esması Sırları
    Konu Sahibi wind Forum Esmaül Hüsna Faziletleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 10.Nisan.2014, 00:24
  4. Cin Daveti Yapmadan Evvel Yapılması Gerekenler
    Konu Sahibi Harut Forum Geri Dönüşüm Forumu
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Kasım.2012, 23:37
  5. El (Ya) Evvel Esması Havası Fazileti
    Konu Sahibi üstünkural Forum Esmaül Hüsna Faziletleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Ağustos.2012, 01:43

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •