Bir cemaatin topluca Kur’an okuması, açık delillerden ve selefin birbirini teyid eden tatbikatından anlaşıldığına göre müstehabdır.
Ebu Hureyre ve Ebu Said el-Hudri’den (r.a.) rivayet edilen bir hadisi şerifte Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurur:
“Allah’ı zikretmek üzere toplanan hiçbir cemaat yok ki melekler kendilerini sarmasın, onları rahmet kaplamasın, üzerlerine sekinet inmesin ve katındaki melekler indinde Allah kendilerini zikretmesin.” (Bu- hari Müslim)
Ebu Hureyre’nin (r.a.) rivayet ettiği bir hadisi şerifte Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurur:
“Allah Teâlâ’nın evlerinden birinde toplanıp Allah’ın kitabını okuyan ve aralarında müzakere eden bir cemaat yok ki üzerlerine sekinet inmesin, kendilerine rahmet kaplamasın, melekler kendilerini sarmasın ve katindakiler nezdinde Cenab-ı Hak onları zikretmesin.” (Müslim)

Evet toplantılarda yapılan tilavetin bazı adabı vardır. Daha önce de beyan ettiğimiz gibi bunlara ehemmiyet vermek lazımdır. Ve hakikati hakkıyla bilen Allah’tır.
Halkı tilavet meclisine davet etmenin sevabı hakkında da birçok nass -açık delil-ler mevcuttur.
“Hayra delalet eden onu işleyen gibidir.”
“Cenab-ı Hakk’ın, seninle bir kişiyi hidayete kavuşturması, al develerden senin için daha hayırlıdır.”
mealindeki hadisler buna misaldir. Bu husustaki hadisler çok ve meşhurdur.
“Hayır ve takua üzerine yardımlaşınız. ” (Maide 5/5)