Doğru
Doğru
Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: HZ. MUSA (AS.)'IN YAPTIĞI BEŞ DUA

  1. #1
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart HZ. MUSA (AS.)'IN YAPTIĞI BEŞ DUA

    Doğru
    TÜRKÇE OKUNUŞU:
    “Kâle rabbıgfirlî ve li ahî ve edhilnâ fî rahmetike ve ente erhamur râhımîn.”
    TÜRKÇE MEÂLİ:
    “Ya Rabbi ben ve kardeşimi affet. Rahmetine bizi de dahil et. Çünkü merhamet edenlerin en merhametlisi sensin.”

    Allah (cc), Hz. Musa’ya, İsrail oğulları’ndan seçilecek birtakım kimselerin gelip, buzağıya tapmalarından dolayı özürdilemelerini ve geriye kalanların da tövbelerinin kabul edilmesi için niyazda bulunmalarını emretmiş ve bunun için bir vakit tayin etmişti. Hz. Musa’da yetmiş kişiyi seçmişti. Bunlarla Tur’a doğru yola çıktı. Hz. Musa münacatta bulundu. Allah’ın kelamını hep duydular. Ama yine de inanmadılar, ona inanmayı Allah’ı aşikâr bir şekilde görme şartına bağladılar. Allah’ı görmeyi, kelamını işitmeye benzetiyorlardı. Yine de görmek istediler. Daha önce de geçtiği gibi Musa (as) Allah’ı görmek talebinde bulundu. Bu istemenin mehabetinden dağ pâre pâre oldu. O yetmiş kişi orada helâk oldu. İşte bu ayette bu olay haber veriliyor.

    TÜRKÇE OKUNUŞU:
    “Ente veliyyunâ fâgfirlenâ verhamnâ ve ente hayrûl gâfirîn.”
    TÜRKÇE MEÂLİ:
    “Sen bizim efendimizsin Affet bizi Merhamet et. Sen bağışlayanların en hayırlısısın.”
    Bu ayetin açıklamasını daha önce verilmişti.

    TÜRKÇE OKUNUŞU:
    “Vektub lenâ fî hâzihid dünyâ haseneten ve fîl âhıreti innâ hudnâ ileyk”
    TÜRKÇE MEÂLİ:
    “Bize bu dünyada da ahirette de iyilik nasip et. Biz sana yöneldik, senin yolunu tuttuk”.

    Sana döndük, senin himayene sığındık. Senin desteğini taleb ediyoruz.
    Böylece Musa peygamber-salât ve selâm üzerine olsun. Allah’a kesin teslimiyeti ve sınanmasının hikmetini dile getirmeye, rahmet ve bağışlanmayı taleb etmeye giriş yapıyor ve sözlerini her şeyin Allah’a döneceğini ve O’nun kapısına sığınacağını açıklayarak bağlıyor. Böylelikle onun bu duası, salih olan kulların cömert olan yüce Rabblerine karşı takınmaları gereken edebin bir numu nesi olmuştur. Duanın nasıl başlayacağı ve nasıl biteceğine ilişkin edebin de bir örneği niteliğindedir.
    Hemen ardından cevap yetişiyor:
    “Allah dedi ki; “Azabıma dilediğimi çarptırırım. Fakat rahmetim her şeyi kapsamına almıştır.”
    Bu ifade isteyerek yasayı koyan ve onu isteğe bağlı olarak uy gulayan İlâhi iradenin özgürlüğünü ortaya koyuyor. Bununla beraber İlâhi irade, bu yasaları hak ve adalet ölçülerine göre ve seçim esasına dayalı biçimde uygulamaya koyuyor. Çünkü adalet, Allah’ın yüce olan sıfatlarından biridir. Allah’ın iradesiyle ortaya konan hiçbir şeyden uzak kalmaz.
    Çünkü 0, böyle dilemiştir. Buna göre azabı hak edenlere dokunur ve bununla Allah’ın iradesi yürürlüğe girmiş olur. Rahmetine gelince o her şeyi kuşatmıştır. Allah’ın rahmeti deyine Allah katında rahmete müstehak görülenlere ulaşır. Ve bununla Allah’ın iradesi yürürlüğe girmiş olur. Yüce Allah’ın iradesi hiçbir zaman rast- gele ve başıboş olarak seyretmez. Azabı da rahmeti de koyduğu yasalara göre gerçekleşir. Allah rastgele iş yapmaktan, münezzeh ve yücedir.
    Onu günahlardan, sakınanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım.”

    Bu büyük bir haberdir. Peygamberleri olan Hz. Musa ve Hz. Isa’nın İsrailoğulları’na Hz. Muhammed’in peygamberliğine ilişkin haberleri daha önceden getirdiklerini gösteren bir belgedir. Bu peygamberin gönderilişi, sıfatları, ümmetinin özellikleri, peygamberliğinin sistemine ilişkin kesin haberleri, peygamberleri onlara getirmiştir. Geleceği bildirilen bu peygamber, “ümmi bir peygamberdi.” İyiliği yaygınlaştırmaya, kötülüğü engellemeye çalışacaktı. Temiz şeyleri helâl kılacak, pis şeyleri haram sayacaktı. Israiloğulları’ndan kendisine iman edenlerin omuzlarındaki ağır yükü ve zincirleri kaldıracaktı.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  2. #2
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Tarih kesin bildiriyor ki; Israiloğulları, bu peygambere ve onun getirdiği dine karşı en fazla zarar veren topluluktur. Öncelikle ya- hudilerve bunun hemen ardından Haçlılar. Bunların peygamberimize, onun dinine ve bu dine bağlı olanlara karşı başlattıkları savaş, oyunları ve tuzakları ile en iğrenç, en çirkin ve en alçakça bir savaştır. Ve onlar bu savaşta ısrar etmiş ve onu sürdürmüşlerdir. Halâ da ısrar ediyor ve onu sürdürüyorlar!

    Kendilerinin müslüman olduklarını söyleyen birtakım insanim, apaçık bir gaflet içinde; ateizm ve materyalizm akımlarına karşı müslümanlarla diğer din mensuplarının dayanışma içine girme leri için müslümanlara çağrıda bulunmaktadırlar!
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  3. #3
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Bu Ehl-i Kitab’ın, İslâm dinine karşı giriştikleri barbarca ve amansız savaştır. Halbuki Ehl-i Kitap çok eskiden beri İslâm ile ve O’nun peygamberiyle müjdelenmişlerdi. Ne var ki, onlar bu dini çirkin ve alçak bir inatla karşılamışlardı!
    Ayetlerin akış seyri devam ederken, kıssanın yeni bir sahnesi ne geçilmeden bir ön bildiri üzerine bir nebze duruluyor. Burada hitap, bizim peygamberimize (ümmi peygambere) daha önceki vaadinin gereği olarak mesajını bütün insanlara duyurmayı üstleniyor.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  4. #4
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    TÜRKÇE OKUNUŞU:
    “Kâle rabbişrah lî sadrî. Ve yessir lî emri. Vahlul ukdeten min lisânî.”
    TÜRKÇE MEÂLİ:
    “Ya Rabbi göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır. Dilimin bağını çöz.”
    Bu ayetin açıklamasını daha önce yapılmıştı.

    TÜRKÇE OKUNUŞU:
    “Kâle rabbi innîzalemtu nefsî fâgfirlî fe gafera leh(lehu), innehu huvel gafûrur rahîm(rahîmu).”
    TÜRKÇE MEÂLİ:
    “Ya Rabbi ben kendime yazık ettim. Affet beni. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

    “Musa; Rabb’im! Ben nefsime zulmettim, beni bağışla’ dedi.”
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  5. #5
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Yüce Allah, onun içten yakarmasına ve duyarlılığına karşılık ve*riyor, onu bağışlıyor!
    “Allah onu bağışladı. Çünkü O çok bağışlayan ve çok esirge*yendir.” Sanki Hz. Musa -selâm üzerine olsun Rabb’ine yönelişi*nin sıcaklığı içinde incelmiş kalbi ile, uyanık duygusu ile Rabb’ine kendisini bağışladığını hissediyor. Mü’min kalbin inceliği ve du*yarlılığı bu düzeye ulaşınca, Rabb’ine yönelişinin sıcaklığı bu nok*taya varınca, dua eder etmez duasının Allah’a ulaştığını hisseder. Hz. Musa da Rabb’inin duasını kabul ettiğini hissedince vicdanını birtitreme alıyor. Bu yüzden kendi kendine bir söz verdiğini görü*yoruz. Rabb’inin kendisine bahşettiği nimetlere karşılık bu sözü*nü tutacağını vadediyor:
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  6. #6
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    “Musa; ' Rabb’im! Bana verdiğin nimete andolsun ki, suçlulara asla yardımcı olmayacağım, dedi”
    Bu, suçluların tarafında yer alıp onlara destek ve yardımcı ol*mamaya ilişkin kesin bir sözdür. Her türlü suçtan ve suçlulardan uzak olmanın ifadesidir. Kızgınlığın, zulüm ve haksızlığın ağır bas*kısı altında bile mücrimlerden taraf olmayacağının belirtisidir.
    Bu sözü, yüce Allah’ın duasını kabul etmek, bundan önce de kendisine güç, kuvvet, hikmet ve ilim vermek suretiyle bahşettiği nimetlerin karşılığı olarak vermektedir.
    Bu derin titreme ve bundan önceki derin heyecan bize Hz. Musa’nın -selâm üzerine olsunkişiliğini tasvir etmektedir. Heye*canlı, sıcakkanlı, duygusal ve tepkisel bir kişiliktir bu. İlerde daha birçok yer de bu kişiliğin belirgin özellikleriyle karşılaşacağız.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


Benzer Konular

  1. PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED (SAV.)'IN YAPTIĞI ÜÇ DUA
    Konu Sahibi wind Forum Peygamberlerin Duaları
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 01.Ekim.2014, 19:58
  2. HZ. İBRAHİM (A.S)'IN YAPTIĞI İKİ DUA
    Konu Sahibi wind Forum Peygamberlerin Duaları
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 26.Eylül.2014, 19:47
  3. Musa A.S. Salavatı
    Konu Sahibi wind Forum Salavatlar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 17.Mart.2014, 01:21
  4. Hz. Musa'nın Allah'a Sorusu
    Konu Sahibi RaidenRozz Forum Tasavvuf Lahuti
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 20.Aralık.2012, 00:36
  5. Musa (a.s.) Kavminin Duası
    Konu Sahibi Fırtına Forum Lahuti Faydalı Dualar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 17.Aralık.2012, 18:39

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •