Doğru
Doğru
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 20 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Ruhsal Enerji Hakkında

  1. #1
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart Ruhsal Enerji Hakkında

    Doğru
    nedir bu ruhsal enerji ve nasıl kullanılır? merak etmeyin sevgili lahutii ailesi arkadaşlarım bu sorularınızın ve daha fazlasının bu cevabını bu konuda bulabilirsiniz,sizin için birkaç konuyu bir araya getirip sunuyorum,iyi forumlar

    Ruhani gücümüz bizi kuşatan ruhsal enerjiyle beslenir ve ruhsal enerjimizin gelişmesi, tüm kimliğimizin gelişmesinin vesilesidir. Dua etmeyenler, ruhsal enerjiye kapalıdırlar.

    Evren, sınırsız güneşe açılan pencereler gibidir. Evrendeki her oluş, o sınırsız enerjiden beslenerek gerçekleşir.
    Güneş, açılan pencereden girecek; pencereyi genişlettiğinizde ışığın hacmi artacaktır.
    Evrenin Yaratıcısı her varlığa özel bir doğa (fıtrat) vermiş; her şeyi bir kalıpla çevrelemiştir. Her varlık o doğa üzerine doğar, büyür ve ölür. İnsan dışındaki canlıların fiziksel ve ruhsal doğası, kesin hatlarla tamamlanmıştır. Onlar pencerelerinin boyutlarını değiştiremez. İsteklerini kendi iradeleriyle geliştire-mezler. Çağlar boyunca süt veren inek, asla bal vermeyi öğrenemez.
    İlâhî ışık, bir gül çiçeğinde ne kadar yansırsa, diğer gül çiçeğinde de o kadar yansıyacaktır. Asırlar geçer ve ağustosböceği-nin ruhanî penceresinden hep aynı miktarda ışık geçebilir. Bir arı çiçeğe kavuşmak istiyorsa, onun çocukları olan diğer arıların hayatları da sadece çiçeğe kavuşma dualarıyla geçecektir. Bitkiler bu çağda ne kadar güzelse, gelecek çağlarda da o kadar güzel olacak.
    Ancak insan ruhu, diğer canlıların aksine, gelişip değişmeye müsait yaratılmıştır. Bir gürgen çekirdeğinden hep gürgen ağacı gelişecektir. Oysa, bir insan çekirdeğinden isyankâr bir Firavun da çıkabilir; yüce bir Peygamber de yetişebilir.
    Ruhunuzu açarsanız, İlâhî ışıklar kimliğinize doluşacaktır. Ruhunuzu ışığa açmanızın tek yolu, istemenizdir. Yüzeysel ve duygusuz istediğinizde, ruhunuzun penceresi küçücüktür. Gözyaşlarıyla ve muhtaç bir yürekle dilediğinizde, ruhsal enerji fırtınalar hâlinde ruhunuza akar. Kalbinizi ruhsal enerjiye, ışığa, feyze, nura açtığınız an, kalbinizden yüksek isteklerin geçtiği andır. Kimilerini hastalarına uzaktan bir ayna gibi tutarak, sağlığa aracılık yapmaya çalışıyorlar.
    Ellerinizi açarak, secdeye kapanarak ya da boynunuzu iki büklüm önünüze eğerek de olsa benzer sonuçlara ulaşıyorsunuz: Reiki felsefesinde enerji istiyorsunuz; İslâm dininde nur (ruhsal ışık) talep ediyorsunuz. Sonra da nurlanan bedeninizi kuşatan devreyi, ışıklanan ellerinizi yüzünüze sürerek tamamlıyorsunuz.
    2.700 hasta üzerinde yapılan 23 bilimsel araştırma, kendilerine haberleri olmadan dua edilen hastaların yüzde 57’sinde, ağrının azalması ve iyileşmenin hızlanması gibi etkiler ortaya çıkarmıştır..35 Dua ettiğinizde, yaratılan iyileştirici enerji hedefine ulaşıyor ve etkisini gösteriyor. Ateist 36 düşünürlerden Dan Barker, bu durumu plasebo37 etkisi olarak tanımlıyor. Duayı dinleyen ve isteneni yaratan Tanrı olmasa bile, aynı kendini sevdiklerine bağlı hisseden her hastada ortaya çıkacağını savunuyor

    konu bitmedi devamı için alt mesajları takip edelim,sevgilerimle lahutii...
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  2. #2
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    DR. Pranklin Loehr gibi araştırmacılar, bu teze itiraz ettiler. Eğer dua bitkilere ve hatta cansızlara da etki ediyorsa, Parker’ın iddiası doğru olamazdı. Nitekim, bir grup bitki için 0ıurnlu, diğer grup bitki için de olumsuz yaptılar. Olumlu dua yapılan bitkilerin her defasında daha hızlı filizlendiğini ve daha gür yetiştiğini belirlediler. r-Ardından canlı bitkiler yerine, onları sulamada kullandıkları cansız suya dua ettiler. Dua edilen suyla beslenen bitkilerin filizlenmesi dua edilmeyen suyla beslenenlerden daha canlı ve hızlı gerçekleşiyordu. Bu deneyleri defalarca tekrarladılar ve hep aynı sonucu aldılar. Bu durum, duayla akan enerjinin, sadece insanların sağlıklarında değil, canlı bitkilerin ve cansız maddelerin üzerinde de etkili olduğunu ispatlamaktadır.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  3. #3
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Evrenin ruhsal boyutunda (melekût), dua, nur, ruh ve melekle kuşatılmayan noktalar karanlıktır; yokluktur. Gözlerimiz maddenin ardına bakabilseydi, zifirî karanlığa yayılan melek kafilelerinin ışık nehirleri hâlinde akıp gittiklerini; semalar arasında şimşekler gibi çakışıp durduklarını görebilecektik. Sonra da dünyayı, her tarafı güneşlerin ışıklarıyla çevrili bir küre hâlinde algılayacaktık.
    Ötelerden dünya zeminine şimşekler gibi ruhsal ışıklar akıp durmaktadır. Devamlı ve belki de milyarlarca kez… Kimi ! ışıklar belki sicimler gibi inceciktir… Kimileri birkaç saniye sürmektedir. Sonra kimi köşelerdeki duygulu yaşlıların kalplerine j sürekli akan aydınlatıcı ışıklar göreceksiniz.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  4. #4
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Ardından bir şimşek çakar ki, diğer tüm ışıkları gölgede bırakarak gözleri kamaştırır. Muhtemelen o anda masum bir kalp, uğradığı acımasız zulüm karşısında İlâhî yardım dilemiştir. Sonra bir güneş yükseliyordur sanki… Bir veli | öyle yüksek bir kalple dua etmektedir ki, ruhanî bulutlardan süzülen ışık, dünyanın tüm ruhsal boyutunu aydın- ‘ tatmaktadır.
    Ruhsal evrenin bu inanılmaz görüntüsü, ibadet eden Müslümanın hayatına şöyle yansır: “Namaz kılan için şu üç özellik vardır: Gökten tut, ta başının tepesine kadar sevap saçılır. Gökten ta ayaklarına kadar melekler kendisini kuşatır. Eğer namaz kılan, o esnada kiminle konuştuğunu bilseydi, yüzünü kıbleden çevirmezdi.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  5. #5
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Evet, görülüyor ki, abdest olayında gaye temizlik değil, beynin elektrik ihtiyacının karşılanması söz konusu. Zaten, zaman zaman Resûl-i Ekrem'in bir bardak miktarı su ile bile abdest aldığından söz edilir ki, bu dahi olayın esasının temizlik gayesine matuf olmadığını işaret etmeye yeter.

    “Ben sık sık yıkanıyorum, abdest almaya ihtiyacım yok” ya da “böylece elektrik alıyorum bu bana yeter”, diyebileceklere...

    Arabaya benzini doldurdunuz ve olduğunuz yerde çalıştırıyorsunuz!. Böylece nereye varırsınız ki?.. Elektriği yani enerjiyi beyne verdiniz; peki bu enerjiyi ne yönde ve nasıl kullanıyorsunuz?.. Beyni, ruha ve ölümötesine dönük bir şekilde enerji üretmesi için elektrikle takviye etmek de mümkün. Aldığınız bu elektriği tamamiyle geçici dünya zevkleri için tüketip, öbür yanda bu enerjiye en çok ihtiyaç duyacağınız yerde şaşa kalmak ve pişmanlık içinde azab çekmek de mümkün!..

    Elde ettiğiniz enerjiyi nasıl ve ne yöne dönük olarak kullanıyorsunuz?..
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  6. #6
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Nefes ve Enerji

    -Duruşu düzeltmek en büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt, insanı yok edecek sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.-

    "Hayatımızı düzgün nefes almanın ne olduğunu bilmeden geçiririz. Ancak hayatta kalmak için refleksi soluklar alıp veririz. Halbuki nefesle aldığımız oksijen bütün vücudumuzun ilacıdır."
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  7. #7
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Nefes, yaşam demektir. Yeni doğan bir bebeğin ilk yaptığı şey nefes almaktır. İnsan, her şeyden önce doğru nefes alışverişini öğrenmelidir. Doğru nefes alışverişi insanı sağlam bir sinir sistemine, dengeli bir zihne ve huzurlu bir yapıya kavuşturur. Nefes alma, bedenle zihin arasında ve bilinçle bilinçaltı arasında bir köprüdür. Doğru nefes, bedenle zihnin ve bilinçle bilinçaltının uyumunu sağlar.

    İnsanın hayatı yaşanan günlerin sayısıyla değil, alıp verilen nefes sayısıyla ölçülür. Bu, bize yavaş ve derin nefesin önemini gösterir. Nefes çok hızlı ve çabuksa ömür çabuk tükenir. Hızlı nefes, ayrıca akciğer ve kalp hastalıklarının işaretçisidir. Birey, doğru ritimde nefes alıp vermeyi öğrenince solumu yavaşlayıp derinleşir. Bu, solunum sistemini güçlendirir, sinir sistemini sakinleştirir ve ihtirasları azaltır. İhtiras ve istekler azaldıkça zihin sakinleşerek özgürleşir ve konsantrasyon için yararlı bir araca dönüşür. Yavaş, derin, düzenli ve doğru nefes alışverişi insanları solunum problemlerinden, öksürükten, astımdan, baş, göz ve kulak ağrılarından ve sinirsel gerginliklerden kurtarabilir.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  8. #8
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Nefes aritmik oldukça kalp rahatsız olur, zihin ve sinir sistemi gerilir. Bu da ruhu baskı altında tutarak sıkıntıya sokar. Bunun için insan her şeyden önce nefesini dengeleyerek kontrol altına almalıdır. Zihni bir at arabasına benzetirsek, buradaki 5 at 5 duyuyu temsil eder: Görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma. Atları kontrol eden ip ise nefestir. Nefes doğru yönde uygulanırsa istekler kontrol altına alınır ve atlar istenilen yönde gider ve zihin arabası kolay ve rahat kullanılır. Nefes yanlış kullanılıyor ise, istekler güçlenecek, atlar kontrolden çıkacak ve araba sağa sola sallanacaktır. Doğru nefes kullanımı öğrenilip nefes kontrol edildikçe ve zihin huzura daldıkça insan tarif edilemez bir hazza ulaşır.

    Doğru ve bilinçli uygulanan nefes egzersizleri, akciğerleri güçlendirerek kapasitesini artırır ve bedenin iç ateşini yükselterek toksinlerin yakılmasına yardım eder. Egzersizler sırasında önce nefes verilir, yani akciğerler tamamen boşaltılır, nefes kısa bir süre tutulduktan sonra nefes alınır. Havanın akciğerlerde tutulması, akciğer peteklerinin açılmasına yardımcı olur. Böylece alınan oksijenden daha fazla yararlanma imkanı elde edilir. Nefesi tutarken basınç arttığından akciğerlerden daha fazla oksijen alınır; kandan akciğerlere daha çok karbondioksit gider ve dışarı atılır.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  9. #9
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Yeni doğmuş bir bebeği izlerseniz onun karından nefes alıp verdiğini görürsünüz. Bu en doğru ve doğal nefestir. Zamanla bu doğru nefes unutulur; insan ağzıyla nefes alıp vermeye başlar, nefes alışverişinde akciğerleri tam olarak kullanamaz ve nefesin doğal bioritmi bozulur. Bu tür yanlış nefeste, akciğerlerin yalnız üst kısmı kullanılmakta ve kana daha az miktarda oksijen gitmektedir. Bu bedenin yorgun, cansız ve bitkin olmasına yol açar ve hastalıklara karşı direnci azaltır. Bir çok insanın soluk alışverişi yüzeysel ve çabuk olduğu için akciğerler tam kapasitesiyle kullanılamamaktadır. Yüzeysel solunum, beden hücrelerinin oksijenden mahrum olduğu ve akciğerlerin solunum sırasında ortaya çıkan toksinlerden arındırılamadığı anlamına gelir. Böyle bir solunum sürecinde diyafram hareketsiz kaldığından böbrekler, bağırsaklar ve tüm vücut sistemi pasifleşir ve kalp gerilir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, yanlış nefes sinir sistemini ve kalbi olumsuz yönde etkilemektedir. Bu da bir çok hastalığı beraberinde getirir.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


  10. #10
    wind - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2012
    Mesajlar
    11,384
    Konular
    3348
    Tecrübe Puanı
    17

    Standart

    Doğru Nefes

    Nefesin en önemli kuralı, burundan alınmasıdır. Bedendeki her organın kendine has fonksiyonları vardır. Burun nefes, ağız ise yemek için kullanılmalıdır. Burun delikleri havayı süzmekte, temizlemekte, nemlendirmekte ve havanın derecesini ayarlamaktadır. Burun deliklerinde ayrıca göğüs genişlemesine yardım eden sinir uçları bulunmaktadır. Diğer yandan bioenerji kanalları burun deliklerinden başladığı için burunla alınan nefes bu kanalları Prana (kozmik enerji/yaşam enerjisi) ile doldurmakta ve bu Prana vücudun her yerine yayılarak tüm bedeni canlandırmaktadır.

    Akciğerleri tam kapasitesiyle çalıştırmak için birey KARIN, GÖĞÜS ve OMUZ nefeslerini uygulamalıdır. Böylece akciğerlerin alt, orta ve üst kısımları iyice çalıştırılmış olur.
    "Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."
    Hz. Muhammed


Benzer Konular

  1. Beyin ve Ruhsal Gücünüz Artsın
    Konu Sahibi wind Forum Lahuti Dilek Duaları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 30.Ekim.2013, 02:58
  2. Ruhsal Güç İçin Dua
    Konu Sahibi sabrina Forum Havas Duaları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 30.Nisan.2013, 12:29
  3. Ruhsal Auraya Bakış
    Konu Sahibi wind Forum Aura-Çakra
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 02.Şubat.2013, 04:41
  4. Ruhsal Şifa
    Konu Sahibi wind Forum Psişürji
    Cevap: 9
    Son Mesaj : 27.Ocak.2013, 21:20
  5. Ruhsal Şifa - Ruhsal Güzellik ve Rahatlık İçin
    Konu Sahibi RaidenRozz Forum Esmaül Hüsna Faziletleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11.Ocak.2013, 22:26

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •