Bir müslüman, sevgili Peygamberimizin (Aleyhisselam) ismini anınca (söyleyince), duyunca (işitince) ve okuyunca kısa da olsa salevât-ı şerife getirmesi gerek*tir.
Kısaca
“Aleyhisselâm”
Ma’nâsı: “Allahın selâmı, Onun üzerine olsun” deriz. Veya:
Aleyhissalâtü vesselâm
Ma’nâsı: “Allahın Salâtü selâmı Onun üzerine olsun” deriz.
Yahut:
Sallallâhü aleyhi ve sellem
Ma’nâsı: "Allâhü Teâlâ, Ona salâtü selâm etsin” deriz
Veyâhut:
“Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed” deriz.
Ma'nâsı: "Allahım! Peygamberimiz Hz. Muhammed'e ve âline (evlâdü iyâline) rahmet eyle .”
Veya:
"Allâhümme salli alâ Muhammedin ve sellim"
Bu kısa, salâtü selâm ile Peygamberimize olan görevimizi yapmış oluruz.
"Allâhümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve sellim.’

"Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin ve sellim” deriz.

Biraz daha geniş şekilde:
"Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ve sellim" deriz.
Ma’nâsı: “Ey Allahı m! Efendimiz, Ulumuz, büyüğümüz Muhammed’e, evlâdü iyâline, ashabına salâtü selâm eyle (rahmet et, selâmetlik ver).”

Bu şekilde daha geniş bir salevât okumuş oluruz.

Okunuşu: “Allâhümme salli ve sellim ve bârık alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellim.”

Bu şekilde söylemekle salâtü selâm yani hem salevat ve hem de selâm getirmiş oluruz.
Çünkü Peygamberimize hem salât, hem de selâm getirmekle emredildiğimiz için ikisini birden söylemek daha faziletli olur.