Kur'an-ı Kerim'in kırk üçüncü suresi. Seksen dokuz ayet, sekizyüz otuz üç kelime ve üç bin dörtyüz harfdir. Fasılası mim, lam ve nun harfleridir.

Bu mübarek sûre Mekke-i Mükerreme'de nazil olmuştur Hâ, Mim" ile başlanılan sürelerin dördüncüsüdür. Şûra süresini müteakip indirilmiş, o sürenin nihâyetinde işaret edilen ruhun manevî hayatın medarı olan Kur'an-ı Kerîm'in nasıl bir kitap olduğunu açıklamıştır. (35) inci âyet'i kerîmesindeki yaldızlı ziynet, altun ve gümüş mânasına olan "Zuhruf" kelimesi münâsebetiyle bu mübarek süreye böyle "Zuhruf Süresi" adı verilmiştir. Başlıca konuları şunlardır:
1. Kur'an-ı Kerim'i tavsif etmek, Resül-i Ekrem'in o ilâhî kitap ile insanları İslâm dinine davet etmekle emrolunduğunu beyân etmek.
2. Müşriklerin Hz. Peygamberi yalanlamaya cür'et etmiş olduklarını. Meleklere Allah'ın kızları demekte bulunduklarını ve semâları, yeri Cenab-ı Hak'kın yaratmış olduklarını itiraf ettikleri hâlde putlara tapınmaktan geri durmadıklarını kınamak.
3. Kâfirlerin atalarını körü körüne taklit ederek ilâhî dini kabulden kaçındıklarını beyân ve bu yüzden kıyamet gününde nasıl azaplara mâruz kalacaklarını ihtar etmek, mümin kulların ise o gün korkudan, hüzn ve kederden emin olarak cennetlere ve nice nimetlere nail olacaklarını müjdelemek.
4. İnsanlara âid üstünlüğün maddî servetlerle, altın ve gümüş ile değil, güzel bir itikat ile, güzel ahlâk ve amellerle mümkün olduğuna işaret etmek, peygamberlik ve risâletin hangi zâtlara ihsan buyurulmuş olduğunu açıklamak.
5. Resül-i Ekrem'e teselli vermek üzere Peygamberlerin babası Hz. İbrahim gibi bâzı peygamberlerin kıssalarına işaret etmek ve sapıklara karşı hâkimce bir üslup ile hareket edilmesini tavsiye etmek.
Bu kısa bilgilerden sonra gelelim surenin Havassına
Zuhruf suresi havas ilimlerinde adı sıkça anılan sureler gibi bilinmez ve hakkında pek bilgi yoktur hatta hiç yoktur desek yeridir. Onun için naçizane bu surede bizim tesbit ettiğimiz bazı özelliklerini kısaca zikredeceğiz. Buradan şu hususu da zikredeyim Mevla nasip eder ömür verirse inşallah kuran surelerinin hepsinin havas ve faziletlerini özellikle hiçbir eserin konu edinmediği bu ve benzer sureleri konu olarak açacağım zaten h.kerrar.com sitemizde yayınlamaya başladık. Bu kardeşinizi dua da unutmayın inşallah.

ZÜHRUF süresini okuyan kimse için kıyamet günü “Ey kulum bu gün sana korku ve üzüntü yok” denilir. (Beyzavi C-5 S.65)

1- ZUHRUF süresini, okuyan kimsenin gönlüne şeytan vesvesesi yol bulmaz. Tabi bu normal ibadet ve taatlerini yapanlar içindir çünkü bu surenin 36 ncı ayetinde rabbimiz zikirden ibadetten yüz çevirene şeytanı arkadaş olarak peşine takarız ifadesiyle bizleri uyarmıştır. Bu ayetlerde aslında çok hikmet ve sırlar vardır ama şu kadarını söyleyeyim havas ilimlerinde ve rukye ilminde bilinen insanda ki içinde ki karin dediğimiz ve sihir büyü vs. durumlarda şeytanilerin kişinin vucuduna etkilerini yaparken en büyük onlara yardımcı bir nevi içerde ki işbirlikçisi denilecek cin bu ayetlerde zikredilir Ve mey ya'şu an zikrir rahmani nukayyid lehu şeytanen fe huve lehu karîn. Kim Rahmanın zikrinden göz yumarsa (Yüz çevirirse) biz ona şeytanı musallat ederiz de artık o onun arkadaşı olur buyrulur. Ayette karin arkadaş diye tarif edilen bu ilimlerde işte kişiye yapılan sihir büyü vs. durumlarda şeytani tayfaların vucuda sızmaları ve tahrifatlarında en büyük yardımcıdır. Bu ehlince malum bir bilgidir. Çoğu zaman vucuduna cin girmiş ve konuşuyor denilen şey aslında dışarıdakilerin baskın gelmesiyle içer de karini konuşturmalarıdır ki bir çok hoca cinci vs. zanneder ki şahsın içine bu tayfalar girmiş oysa giren yok sadece içer deki konuşturuluyordur. Her neyse diğer bir hususa gelince Ayette dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise sihir büyü vs. rahatsızlıkların aslında rabbimizin zikrinden ibadetlerinden yüz çevirmemiz neticesinde rabbimizin kendimize çeki düzen verip ona yönelmemizi istemesi uyarısıdır bu sebeple böyle bir imtihana kişi sokulmuştur. Bu ayetlerde bir hikmette zamanımız da bakın medyum cinci vs. bu işlerle uğraşanların genelinde bir tasallut durumu söz konusudur yani onlara yapılan bir büyü sihir veya tasalluttan dolayı kendilerinde bazı yetiler (görüm, His, ayan olma) ortaya çıkmış ve tamamen bu işlerin içerisine girmişlerdir ve şeytanların bu şahıslara en büyük ilhamı insanlara faydalı ol bak bu sıkıntıda olan insanlara yardım et madem bu hasletler sana verilmiş bu özellikler herkeste olmaz vs. şeklinde süslü iğvalar veya şahsın hayır diyemiyeceği bilgiler rüya yoluyla veya fallarda vs. de hislerle kişiyi iyice bu aleme çekme işlemleri ki artık şahıs bu kanala girdimi kendisini doğru yolda zannetmeye yaptıklarının tamamen hayırlı işler olduğunu zannetmeye vs. başlar işte bu ayetin hemen peşinden gelen Ve innehum le yesuddunehum anis sebili ve yahsebune ennehum muhtedûn. Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan saptırırlar. Onlar ise doğru yolda olduklarını sanırlar. Ayeti tahakkuk eder bu hususta söylenecek çok şey var ama konumuz bu olmadığından kısa kesiyorum ve bu işlerle uğraşan özellikle cinlerle direk bakım yapan veya mendel yollu bakım yapanlara şu ayetleri hatırlatır ve bir an önce bu alemden çıkmalarını tavsiye ederim tövbe etsinler hakka dönsünler ayetler: "Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı." (Cin suresi 6)
buyurulur ahrette şu ayette ki ifadeleri dememek için şimdiden akletmek lazım ayet budur:(Ateşe Giren İnkarcılar) Şöyle derler: Rabbimiz cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize gösterde onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar (Fussilet 29)
Demek ki rabbimizin yolunda kullukla meşgul oldukça inşallah her sure de olduğu gibi bu sure de şeytana karşı koruyucudur. Hatta bir sır daha vereyim bu sure ile fazla meşgul olmak okumak ahir zamanda Mesih deccal şerri ve fitnesinden de kişiyi muhafaza eder hadisler de bildirilen kehf suresinin özelliği gibi. Malumunuz Ahir zaman alametlerinin en büyüğü olan hz. İsa (a.s ) tekrar yer yüzüne gelişi bu surenin 61 nci ayetinde müjdelenmiştir.

2- Her murat için 7 kere okunursa mücerreptir.
3- Bu surenin 13-14 ayetleri her hangi bir nimet karşısında okunması gereken ayetlerdir hem şükür anlamında o nimeti verene teşekkür hemde daha nice o nimetler gibi nimetlerin verilmesine sebeptir. Yani rızkı artırıcı bir özelliğe sahiptir. Aynı şekilde vasıtalara binerken de bu ayetler okunur.
4- Hamim ile başlayan sureler malumunuz kuranda 7 tanedir işte bu surede bunlardan biridir her hangi bir isteği haceti olan şahıslar bu hamimle başlayan sureleri okurken hamim ifadelerini 7 tekrar ederek dileklerini hacetlerini isteyip okurlarsa mücerreptir.
5- İlminin aklının artmasını isteyen özellikle kurani ilimlerde artış isteyenler Zuhruf 1,3,10 ayetler rahman 1,2 ve ala suresi 6 ayetleriyle meşgul olurlarsa maksad hasıl olur biiznillah.
6- Kuraklıkta yağmur yağması için bu sureyi 11 kez okuyup yağmur duası yapsa yağmur yağar biiznillah.
7- Bu surenin 82, 84 ve 85 ayetleri büyük bir tesbihdir bunu vird edinenlerin hayrı ve bereketi artar günlük 100 defa 313 salavatı şerife ile buna devam edenlerin maddi ve manevi sıkıntıları kaybolur rızaellillah 2 rekat namaz kılıp akabinde bu ayetleri verilen adette okuyup haktan hacetini dilese maksadı hasıl olur mücerreptir biiznillah.
8-Bu surenin 85 nci ayetini mülk suresinin ilk ayeti olan tebarekellezi biyedihil mülk vehuve ala külli şey’in gadir ayetiyle beraber devamlı okuyan kendine vird edinene Hak teala izzet şeref ve varlıklar arasında saygı görmeyi ihsan eder.

9- Bu surenin tamamı veya 33-35 ayetleri dünyalık ev ihtiyaçlarında isteklerinde okunursa faydalıdır. Ama bu sure içeriği itibari ile dünya nimetlerinin geçiciliğini asıl hayatın ahiret olduğunu vurgular bunu da göz önünde bulundurup öyle okuyun eğer yaparsanız şahsen biz böyle bir şey için bu ayetleri kullanmayız. Yazma sebebimiz ayette ki hikmettir özelliğidir.

10- Şura, Kaf, Kalem ve Zuhruf suresi her türlü kem gözlerden hasetçilerin hasetinden nazardan koruyucu özelliğe sahiptir. Fitne fesat haset gibi durumlarda bu sureleri okuyup hakka tevessül edene rabbimiz yardım eder inşaallahu teala düşmanlarının ve hasetçilerinin tuzağını bozar.