Salih bin Abdullah, bayram olduğu zaman mescide bayram namazım kılmaya giderdi. Bayram namazından sonra evine döner ailesini, çoluk çocuğunu etrafına toplardı. Omzundan aşağı demir bir zincir geçirir, başından aşağı küller saçar ve hıçkıra hıçkıra ağlardı. Ailesi ona:
- ‘Ey Salih! Bu gün bayram, bu gün sevinme günü; senin bu halin ne böyle!’ derlerdi. Salih de:
- ‘Bu günün bayram olduğunu ben de biliyorum. Lâkin ben bir kulum! Rabbim bana, kendisi için çalışmamı, amel etmemi emretti. Ben de çalıştım, amel ettim ancak kabul olunur mu olunmaz mı bilemiyorum!’ dedi.
Bundan sonra Salih bin Abdullah mescide gitti ve bir köşesine oturdu. Kendisine:
- ‘Neden mescidin orta tarafına oturmuyorsun da kıyısına, köşesine oturuyorsun?’ denildiğinde:
- ‘Ben rahmet dilenmeye geldim; dilencilerin yeri de kıyı ve köşelerdir’ diye cevap verdi.