Şüphesiz en doğru söz Allah’ın kitabı, en güzel yol Muhammed (s. a. v.) ’in yoludur. İşlerin kötüsü sonradan din diye uydurulanlardır. Elbette ki her bidat bir sapıklıktır, her sapıklığın yeri de ateştir.
Gerçek şu ki Allah, Muhammed (s.a.v.)'i hidayet ile ve hak din ile -onun dinini diğer bütün dinlerin üzerine üstün kılmak üzere- göndermiş, ona kitabı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve hikmeti (sünneti) indirmiştir. Ta ki insanlara kendilerine indirilenleri açıklasın, belki iyice düşünürler, hidayet bulur ve kurtulurlar.
İnsanların hüsrana ve karanlıklara gark olduğu bir zamanda ellerindeki feneri unutup karanlık zaptiyelerinin gece fenerlerinin belli belirsiz ışık huzmesi için yalvardığı bir asırdayız. Bu karanlığın dağılması için de İslam’ın yüksek mefkûresine sanlmaktan başka bir çare yoktur. Karanlığın, zulmün ve fesadın izalesi ancak Kur’an ve Sünnet’e tabi olmak iledir.
Ey Rabbim! Ümmetin paramparça olup her birinin kendine has ölçü ve şekiller ihdas ederek bir diğerine yabancı kaldığı bir asırda Sen, bizlere Rasûlünü, ashabını ve onların sünnetlerini yabancı kılma. Zira iman ediyorum ki dininde birliğin ve dirliğin yolu Kur’an ve Sünnet’e ittiba iledir.
Şimdi muhtaç olduğuz İman, İslam ve İhsan ölçülerini hayata geçirmek için Asr-ı Saadete, Peygamber (s.a.v.)’in hayatına yöneliyoruz. Onda tüm zamanların karanlığını, hüsranını ortadan kaldıracak olan Gerçek İman, Salih Amel, Hakk, Hakkı Tebliğ ve Tavsiye, Sabır ve Hak’ta sabit kılacak Sabrı tavsiyeyi görerek Rabbi- mize O’nun razı olacağı tarz ve şekilde yönelmeyi umuyoruz.
Yâ Rabb! Umduklarımıza nail, korktuklarımızdan emin kıl. Bu çalışmaya emeği geçenlerden, yazanlardan, hazırlayanlardan, alanlardan, dağıtanlardan, okuyanlardan, okutanlardan sen razı ol. Maksat ve Matlubumuz ancak senin rızandır.
Hata ve kusurlar bizden tevfık, inayet ve hidayet Rabbimizdendir.