Allah (c.c.) yeryüzünde bir halife yaratmak istedi. Kendisinden başka hiçbir güç tanımayacak sadece kendine kulluk edecek bir halife. Göklerin olduğu gibi yerlerin hükümranlığının da Allah’a ait olduğunu bilecek bir halife. Yeryüzünde Allah’ın hükmüyle hükmedecek ve onun dışındaki bütün hükmedicileri ve kanun koyucuları reddedecek, Allah’ın hükmünü / Allah’ın kanunlarını yeryüzüne hâkim kılacak bir halife... Kulla kulluk etmeyen, Allah’ın dünyasında Allah’ın dediği olmalı diyen bir halife.

Ve her şeyin tek yaratıcısı olan Allah (c.c) Hz. Âdem’i yarattı. Onunla birlikte başlatmış olduğu insanlık tarihi boyunca kullarını başıboş bırakmadı.
İnsanlara kendi içlerinden peygamberler/elçiler yolladı. Kula kulluk etmesinler. Allah’tan başka bir ilah, Allah’tan başka bir güç ve kuvvet sahibi, Allah’tan başka hükmedici ve kanun koyucu tanımasınlar diye.
Allah (c.c.)’nun elçilerinin hepsi hakkıyla görevlerini yerine getirdiler. Allah’ın dünyasında Allah’ın dediği nin olması ve sadece ona kulluk edilmesi için görevlerini hakkıyla yerine getirdiler. Ve nihayet görev sırası İslam ve insanlık tarihinin elçiler zincirinde en parlak ve en son halkası Efendimiz, önderimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’e geldi. O da görevini hakkıyla yaptı. Şimdi dertlerimize bir deva, sıkıntılanmıza bir çare, karanlığımıza bir aydınlık bulma ümidiyle Âlemlerin Efendisi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in hayatına, davet ve tebliğine yöneliyoruz.